Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 29 dk.
Sayfa Sayısı:
158
Basım Tarihi:
Ekim 1993
Yayınevi:
Afa Yayınları
Orijinal Adı:
La Laisse
ISBN:
9789754141993
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·158 syf.··
2023 26. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2023 19:07
Zengin bir kadınla evlenen fakir, vasat bir besteci.. Bu evliliğin getirdiği ‘besleme-jigolo olma’baskısı.. Bu psikolojide 7 yıldır devam eden evlilik.. ve sonrasında kahramanımızın boynunda her geçen gün daha da sıkılaşan bir ‘tasma’.. takıntılı, baskıcı ve yukarıdan bakan bir eşin insana ne kadar kötü hissettirebileceğinin güzel bir anlatısı.. insana, insanın aç gözlülüğü ve paraya olan tamahına dair güzel bir kitap.. yazarın okuduğum ilk kitabı.. dili sade, akıcı.. sıkmadan keyifle okunuyor.. kitap yazarın hayatından ve hızlı yaşam tarzından esintiler de taşıyor.. belki de o yüzden bu kadar etkileyici.. okunası..
TasmaFrançoise Sagan · Afa Yayınları · 199317 okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2021 235. kitabı
Kitabın tanım yazısıyla kitabın içinde anlatılanlar arasında müthiş bir tezat söz konusu. Konu, boğazına tasma geçirilmiş bir koca. Koca beş parasız aslında. Varlıklı bir kadınla evlenen bu adam, özgürlüğünün iplerini ilk günden kaybetmiştir. Tüm hayatı, karısının uygun bulduğu bir şekilde geçer. Arkadaşlıkları bitmiş, eğlence hayatı sönmüş, gidip geldipi yerler içşn raporlar vermeye başlamıştır. Karısının sosyete çevresi bu adamı bir besleme, bir jigolo olarak görür. Adam (Vincent), sükse yapacak bir beste ile adını duyurur bir gün. Milyonlar onun olur. Artık parası vardır ama yine de karısına olan sevgisinden, aslında farkında olduğu ama umursamadığı bu tasmayı çıkarmayı denemez. Ta ki, karısının takıntılı davranışlarına kadar. Yine de adam, tüm parasını kadının söz sahibi olduğu bir hesaba aktarır. Buna rağmen tasma daha da sıkılaşır. Kadındaki hastalık derecesindeki takıntı gün yüzüne, çirkinleşmiş bir halde çıkar. Adam için tek çare hem tasmadan kurtulmak, hem de kendi hayatına dönüşü sağlamak için "Terk etmek" eylemi kalır. Tam bunu denerken, vicdanına yenik düşer ama bu hamle ona daha da sıkılaşacak bir tasma doğuracaktır vs vs vs. Tanıtım yazısı ise kitaptaki mağdur yani tasmalı adamı, bir nankör olarak gösteriyor. Bu tazıya göre adam yeteneksiz, hırssız bir aylak ama kahramanımız Vincent bunlardan aslında hem uzak hem de bunlara mecbur bırakılmış biri. Tanıtım yazısı kime aitse, ya kendi duygularını yazmış ya da yanlış okumuş. Peki kitaptan ne çıktı? Bol bol iğneleyici, nasihat verici, kimi gerçekleri yüzümüze çarpan, toplum baskısı ve statü hareketlenmelerinde meydana gelen itibar ve itibar kaybının görüntüsü. Özellikle de ahlakın, statü artışı ile beraber nasıl renk değiştirdiğini tek bir yemek sırasında anlatımı çıkıyor. Tabii bu haksız bir genelleme
TasmaFrançoise Sagan · Afa Yayınları · 199317 okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2022 1. kitabı
Şahsen başkarakter rahatına düşkün bir insanındı karısı tarafından her şeyi önüne rahatlıkla sunulduğu için hiçbir şekilde müzik harici kendini geliştirememiştir lakin bir gün bu durumu fark edince karısından ve üzerindeki baskıdan kurtulmak istedi böylelikle istediği özgür yaşamına kavuştu
TasmaFrançoise Sagan · Afa Yayınları · 199317 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Françoise SaganYazar · 12 kitap
Françoise Sagan (21 Haziran 1935–24 Eylül 2004) veya asıl adıyla Françoise Quoirez, Fransız oyun yazarı, romancı ve senaryo yazarı. Sanatçı, François Mauriac tarafından verilen "alımlı küçük canavar" takma adıyla da bilinmektedir. Sagan, havalı burjuva karakterler içeren güçlü romantik eserleriyle tanınmaktadır. Hayatı Sagan, Fransa'nın Cajarc kentinde dünyaya geldi ve bu kentin de içinde bulunduğu Lot ilinde büyüdü. Çocukluğunda hayvanlara karşı özel bir hayranlığı vardı. Bu dönemde 'Kiki' takma adıyla çağrılan Sagan, zengin bir ailenin en küçük kızıydı. Babası bir şirketin genel müdürü, annesi toprak sahibi bir ailenin kızıydı. Savaş döneminde Dauphiné'e yerleşen aile, ardından Vercors'a gitti. Sagan, 1953 yılındaki Sorbonne'a giriş sınavlarını kazanamadı. Aşırı savurgan yaşam tarzıyla bilinen sanatçı, yine de bu okula daha sonra girdi fakat mezun olmadan ayrıldı. İlk romanı Günaydın Hüzün, 1954 yılında, Sagan 18 yaşındayken satışa sunuldu. Kitap kısa sürede uluslararası çapta başarı elde etti. Kitapta on yedi yaşındaki Cécile'in zevk düşkünü hayatı anlatılır. Romanda ayrıca kahramanın erkek arkadaşıyla olan ilişkileri ve zina tutkunu-eğlence düşkünü babasının tutumuna da yer verilir. Roman, Simon & Garfunkel'in "The Sounds of Silence" adlı şarkısında esin kaynağı oldu. Sanatçının takma adı, Marcel Proust'ın "Kayıp Zamanın İzinde" adlı kitabındaki 'Sagan Prensesi' karakterinden esinlenilerek verildi. Sagan'ın karakterleri, J.D. Salinger'in eserlerindekine benzer bir şekilde bozulmuş gençlik için birer ikon oldu. 1996 yılına kadar düzinelerce eser veren Sagan'ın bu eserlerinden bazıları sinemaya uyarlandı. Sanatçı, nouveaux roman tarzının popüler olduğu dönemde bile sadece Fransız psikolojik romanlar yazdı. Karakterlerinin konuşmalarında sıklıklavaroluşçu duygulara rastlanır. Buna ek olarak sanatçının yazdığı şarkı sözleri ve senaryo yazıları bulunmaktadır. Özel yaşamı Sagan, iki kez evlendi. Bunların ilkini 13 Mart 1958 tarihinde kendinden yirmi yaş büyük bir editör olan Guy Schoeller ile yaptı. Bu ilk evliliği Haziran 1960'ta noktalandı. Daha sonra ise 10 Ocak 1962 tarihinde Bob Westhof adlı Amerikalı bir çömlekçiyle evlendi. Bu son evliliği ise 1963 yılında bitti. Haziran 1963'te ise oğlu Denis dünyaya geldi. Sonraları ise lezbiyen olarak takılmayı sürdürmeyi seçen Sagan, bu bağlamda bir moda stilisti olan Peggy Roche ile birliktelik yaşamaya başladı. Ancak sonrasında evli bir erkek olan Bernard Frank ise beraber oldu. Daha sonra tekrar Fransız Playboy dergisinde editör olan Annick Geille ile lezbiyen birliktelik yaşadı. Sagan Amerika Birleşik Devletleri'nde gezmeyi severdi. Bu geziler sırasında çoğunlukla Truman Capote ve Ava Gardner gibi isimlerle görüntülenirdi. 14 Nisan 1957 tarihindeAston Martin marka spor arabasıyla kaza yaşayan yazar, bir süre komada kaldı. Otomobil tutkunu olan Sagan'ın bir Jaguar ve kumar oynamaya giderken kullandığı bir Monte Carlo marka arabası bulunmaktaydı. 1990'larda kokain kullandığı gerekçesiyle tutuklanan Sagan, hayatının belli dönemlerinde uyuşturucu bağımlılığı yaşadı. Öyle ki, kendisi hakkında bilinen bir olayda; evinde uyuşturucu aramaya gelen polis köpeğinin uyuşturucuyu bulup yalaması sonrasında Sagan, polise "Bak! O da bunu sevdi." şeklinde bir cümle kurmuştur. Ölümü 2000'lere gelindiğinde yazarın sağlığı kötüleşti. Öyle ki 2002 yılında yargılandığı vergi kaçakçılığı davasına katılamadı. Bu nedenle cezası askıya alındı. Françoise Sagan 24 Eylül 2004 tarihinde, 69 yaşındayken Honfleur, Calvados'ta akciğer ambolisi geçirerek öldü. Ölümü sonrasında Fransız Cumhurbaşkanı Jacques Chirac: "Onun ölümüyle Fransa tarihinin en parlak ve hassas yazarlarından birini kaybetti. O ayrıca edebi hayatımızda seçkin bir yere sahip olan yazarlardandı." yorumunu yaptı. Film Sagan'ın yaşamı, Diane Kurys tarafından yönetilen "Sagan" adlı biyografik filmde yer aldı. Bu film, Fransa'da 11 Haziran 2008'de gösterime girdi. Fransız aktris Sylvie Testud, Sagan'ın rolünü üstlendi.