Neredeyse bütün yorumlarımda olduğu gibi yine aynı cümleyle başlayacağım yoruma: Tam bir dehşet ve hayal kırıklığı olan bir kitabın yorumuyla daha merhabalar.
Tatlı Tesadüf "chicklit" türünü çok sevdiğim ve arka kapağı bana güzel bir örneğini vadettiği için merak ettiğim bir kitaptı. Şu sıralar ciddi bir okuyamama halinde olduğum için iyi gelmesini umarak başladım ve başlarda gerçekten iyi geldi ama sonra, ciddi anlamda bozdu. Öyle böyle değil. Önünü alamadık.
Öncelikle şunu söyleyebilirim ki kitap türünün hakkını çoğu yönden veriyor. Esas konu aşk değil kadın karakterin hayatı, düşünceleri, mesleği... Dili inanılmaz basit değil ve akıcı bir kitap. Tüm bunların yanında yazar epeyce araştırma yaparak karakterlerin mesleğinin ve yaşadığı yerin hakkını vermiş kitapta. Gidip ziyaret etmek isteseniz, kitap eminim işinize yarar ya da okurken bahsi geçen yemekleri yapmak isteseniz tarifini bulmak imkansız değil.
Bu yönleriyle sevdiğim ve galiba okuyamama halinden çıkacağım diye düşündüğüm bir kitap oldu. Her şey kitabın aşk yönünü görene kadar böyle devam etti.
Mekan ve yemekler hakkında ne kadar güzel yazmışsa aşk kısmını o kadar batırmış yazar. Hayatımda hiçbir kitapta bir çiftin birbirine bu kadar hissiz aşık olduğunu görmedim. Daha doğrusu, benim için ortada bir aşk yok. Yazar aşık olduklarını iddia ediyor daha çok.
Erkek karakteri anlatış şekli burada yazamayacağım kadar korkunç betimlemelerle başlıyor. Okurken şöyle düşündüm: Bir insanda önce bunu mu fark ederiz? Bu kişiler yetişkin, otuzlu yaşlarda, aklı başında ve karakter sahibi kişiler değil miydi? Yoksa bir wattpad mafya okulunda falan mıyız? En normal örneklerden birini vermem gerekirse erkek karakterin saçları ve kasları var. İnanabiliyor musunuz? Duyar duymaz içinizde bir aşk falan hissettiniz, değil mi?