Güzel başlayıp hayal kırıklığı ile biten bir kitabın yorumuyla daha iyi akşamlar. Adım çıktı, "her şeye 1 puan veren kız" olarak anıldım da karşıma düzgün kitaplar çıkmadı. Dertliyim, gelin dertleşelim. Zira ben bu Rylann karakterine olan öfkemi hala atlamadım.
Şimdi şunu söylemeliyim ki kitabın konusu türün diğer örneklerine nazaran orijinal, replikler ve karakterler hoş, işleyiş sevimli ve dozundaydı. Hatta başlangıçta epeyce sevdim. Arka kapak özet konusunda çok başarılı olduğu için konuya değinmeyeceğim ama gerçekten eğlenceli olduğunu bilmelisiniz.
Benim sorunum kadın karakterleydi. Önce Kyle'dan bahsedip ardından kadına sövmeye başlayacağım. Hazırsanız, geliyorum.
Kyle benim aşık olacağım bir adam değildi ama yazar adamın hakkını vermiş. Kitabın başında zeki, seviyeli, eğlenceli, karizmatik ve "normal" bir insanla tanışıyoruz. Böyle de sürüp gidiyor. Adamla ilgili tek sıkıntım oldu aslında. O da bu kadına aşık olması. Böyle bir karakterin karşısında dengi bir insan olsaydı gerçekten mutlu olurdum. Ne yazık ki bir bilenin de dediği gibi oğlum ben sana vali olamazsın demedim, adam olamazsın dedim şeklinde tanımlayabileceğim Rylann bu adama olmamış. Olmaz. Olmamalı. Olmamalıydı. Kadın olmasa 4 vereceğim kitabı 2'ye çektiysem sebebi budur.
Neden mi?
Başlangıçta kadının epey normal olduğunu söyleyebilirim. Kendine güvenen, kültürlü, başarılı ve güzel bir kadın. İnsan karakter sahibi falan sanıyor başlarda fakat birkaç detay var ki ben görmezden gelemiyorum arkadaşlar. Yok, olmuyor. Rylann savcı olmuşsun canım ama insan olamamışsın, bu da sana yapacağım en seviyeli eleştiri olsun. Ağzımı bozdurma akşam akşam. Öhöm. Rylann ve Kyle kitabın başından beri birbirinden etkileniyor, yazar olayı biraz uzatıp aksiyon katmak istemiş, hoş gördük ve sorun etmedik. Birkaç