Kurgusu çok güzel, yaratıcı, türü de gerilim olmasına rağmen, o gerilimi kitap boyunca fazla hissedemedim, gerilim türünün gerektirdiği unsurlar zayıftı, biraz daha gerilimi bol sayfalarla karşılaşmak isterdim. Roman tam anlamıyla beni içine çekemedi, Yazarın olay örgüsü taslağı her ne kadar fena değilse de, gerilim türünün hakkını fazla verememiş, Kitabın sonunu merak ederek okuyamamıştım. Ama sıkıcı mıydı? Ya da vakit kaybı mıydı? Hayır sıkıcı ve zaman kaybı olduğunu söyleyemem, ne çok kötü gibiydi, ne de çok güzeldi. Orta şekerli bir kitaptı diyebilirim.
Okudukça merak içinde bırakan, konunun Türkiye Antalya'da geçmesi etki alanıma girmeyi başardı ve bir o kadar da sürükleyici bir kitap. Yazar Engin Eryıldız'a Teşekkürler
Türk yazar olarak ilginç bulduğum ve sıkılmadan okuduğum bir bilimkurgu konular Antalya geçiyor ve islenis olarak aksiyon hiç düşmüyor devamını bekliyorum
Kitapsız kaldığım günlerde okuduğum, zorla bitirdiğim bir romandı.
Roman klişelerle dolu. Hikaye, anlatım falan hepsi çok basit. Sanki üçüncü sınıf bir sinema filminin senaryosunu okuyormuş gibi hissediyorsunuz.
Boş zamanınızda bile okunamayacak bir kitap.
1963 yılında İstanbul'da doğdum. İstanbul Özel Alman Lisesi'nden 1982 yılında mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi'ne devam ettim.
1989 yılında BT sektöründe kendi şirketimde faaliyet göstermeye başladım.
İlk romanım olan Temas'ı 2010 yılında tamamladım; 2012 yılında ise ikinci romanım olan Ölüm Adası yayınlandı.
Üçüncü kitabım olan Sabaha Karşı Öyküleri'ni elektronik kitap olarak çıkartmaya karar verdim.
Evli ve bir kız çocuk babasıyım.