Okurken o kadar sıkıldım ki anlatamam! Bitse artık diye ağladım resmen o kadar amatörce ve saçma yazılmış ki... Örneğin Ayaz (baş erkek karakter) güzel gözlü Yeşim’in (baş kadın karakter) başına yanlışlıkla top atıyor, kızımız bayılıyor. Ayaz bey kıza bir şey olmasından korkacağına herkese memelerine bakmayın, bacaklarına bakmayın diye bağırıyor...
Demem o ki; umarım bu kitabı yeni gelişen beyinler okumaz... Bu kadar boş erkek kıskançlığı ve cinsiyetçi bakış açısının beyinlerine erişmesini hiç istemem...
Merhaba nasılsınız?
Aşkta tesadüflere yer var mıdır? Ya da Aşk bir tesadüf müdür?
Böyle bir soru ile başlamak istedim. Çünkü Yeşim ve Ayaz hayatlarının farklı
dönemlerinde karşılaşmışlar ama birbirlerini fark etmemişler daha doğrusu Yeşim fark etmemiş.
Yeşim çocukluğunda kurtarıcısı seçtiği Cenker’i hep sevdi. Ona olan sevgisi hep hayal kırıklığı ile sonuçlandı. Üniversitede bir projede yer alan Yeşim’in Boston’a gitmesi gerekiyordu. Daha önce burası Cenker yüzünden hezimete uğradığı bir yerdi. Burada farkında olmasa da Ayaz ile karşılaşır hatta kendisine yardımcı bile olur. Ayaz gördüğü o yeşil gözleri asla unutmaz. Boston’da yaşayan Cenker ile birlikte zaman geçirince evlenme kararı alırlar. Aileler zaten böyle bir kararı bekledikleri için hiç beklemeden Türkiye’ye dönüp nişanlanırlar. Nişandan kısa bir süre sonra Cenker’in kendisine yaşattığı olayı hazmedebilmek için Çeşme’deki yazlıklarına gidiyor Yeşim. Bu arada İstanbul’dan kuzeni Gülce geliyor sevgilisi Alaz ile. Gülce çok kızgın kendisine çünkü Cenker’i hiç sevmiyor. Gülce sevgilisi Alaz ve onun kuzeni Ayaz ile Çeşme’nin ünlü mekanlarından birinde Yeşim ile karşılaşırlar. Ayaz’da yurt dışından yeni Türkiye’ye transfer olmuş ünlü bir basketbolcu. O hayran olduğu yeşil gözleri karşısında görünce çok şaşırır. Birlikte gece kulübünden çıkarken gazeteciler tarafından görüntülenir ertesi gün gazetelere düşerler. Bunu gören Cenker delirir ve soluğu Çeşme’de alır. Sonrası mı? Tamamen karmaşa Cenker’in iki gün önce yaşattığı olay yetmezmiş gibi birde bu gazete haberi yüzünden tam hırpalayacağı zaman ortaya çıkan kadın kim? Cenker’in geçmişten bu kadar korkmasının sebebi ne?
Ya Ayaz yıllar önce 1 kez gördüğü hayran kaldığı o yeşil gözleri sözlü değil ama içten düşman olduğu Cenker’e bırakabilecek mi? Yeşim ve Ayaz’ı
Bugün sizlere romantik türde yazılmış bir eserin yorumu ile geldim. Yazarın kalemi ile daha önce tanıştığım için okumak istediğim bir kitaptı. Ama ne yazık ki hayal kırıklığına uğradım.😏 İçi tamamen klişeden oluşan ve gereksiz uzatılmış olduğunu düşündüğüm bir kitap okudum. Bir yazarın ilk ve son kitabını okuduğunuz zamanlar da yazarın kendini ne kadar geliştirdiğine şahit oluyorsunuz. Ben bu kitapta onu yaşadım resmen. Umuda Dans isimli kitabı ne kadar güzel ve profesyonel olsa da bu sanırım ilk yazilanlardan olduğu için oldukça vasat ve klişeye kaçmıştı.😏 Kitapta fazlaca yazım yanlışı mevcuttu. Ve en sıkıldığım olay, normalde iki ana karakterden olayı dinlemeyi sevsem de burada erkek de kadında aynı şeyleri birebir anlatmıştı bu da kitabı gereksiz uzatmış ve sıkıcı bir kıvama getirmişti ne yazık ki 🥺 Kitabın konusuna minicik değinecek olursam; Ayaz basketbolcu ana karakterimiz ve yıllar önce ilk gözlerine vurulduğu Yeşim' in aşk hikayesini okuyorsunuz.😍 Birbirleri ile sürekli tesadüf olarak denk gelen uzun uğraşlar sonucu birbirlerini bulan iki sevgili. Yeşim küçüklükten itibaren Cenker denilen bir şerefsize aşık oluyor ve nişanlanıyorlar. Ta ki Yeşim Cenker' i sevmediğini anlayana ve onun tecavüzüne uğrayan kadar.. O kadar küfrettim bu hayvana size anlatamam. Gel zaman git zaman bu ikilinin aşklarını ve bağlarını okuyorsunuz. Ayrıca kitapta aile bağları ve dostluk çok güzel işlenmişti. Ama dediğim gibi bence yazarın acemilik kitabı yoksa Umuda Dans kitabı mükemmeldi .
Merhabalar.
Tesadüfen Aşk kitabının yorumu ile geldim.
Bu kitap ile yazarın tüm kitaplarını bitirmiş bulunuyorum.
Konusundan bahsetmem gerekirse.
Yeşim ilk aşkının peşinden yurtdışına gider ama orda yapamaz ve geri ailesinin yanına döner. Yurtdışına çıktığında farkında olmasada Ayaz ile karşılaşır. Yeşim Ayazı yıllar önce farketmesede Ayazın aklından gördüğü o yeşil gözler silinmez. Yıllar onları aslında hep tesadüflerle karşılaştırır ama onlar çok sonra fark eder.
Yazarın kalemini genel olarak sevdim ve bu kitabı okurken şimdi kalemenin daha sağlamlaştırdığını farkettim.
Tesadüfen aşk yazarın ilk kitaplarından ama ben sevdiğim yazarların her kitabını okumayı sevdiğim için bu kitabınıda okumak istedim böylece yeni kitap bekleyebileyim.
Kitaba gelirsek yıllar önce yazılmış tatlı bir kitap. Bazen geçişler çok hızlı geldi bana ama genel olarak sevdim bir iki saatte okuyabilirsiniz akıcı.
Yazarı okumadıysanız tavsiye ederim. Kalemi güzel benim favorilerim. Umuda dans, Buselik, Aksi Seda.
Baskısını bulursanız Tesadüfen aşkıda tavsiye ederim.
Amatörce yazılmış, gereksiz yere uzatılmış, kişilerin birinci ağızdan olay döngüsünü anlattığı sonu tahmin edilebilir bir kitaptı. Pek tavsiye edebileceğim bir kurgu değildi ne yazık ki...
Yeşil gözlü Yeşim ve basketçi Ayazın aşkı. Kitap izmir'de geçmesi ayrı bir güzellik verdi bana. Anlatımıyla akışı ile çok çok güzel bir kitaptı.
Kesinlikle tavsiye ederim.
“…omuzlarindan asagiya bir basak tarlasi gibi dokulen saclar…”
Yazar bu ifadeyi kullanmis ama birkac sayfa once kadin karakter saclarini ensesinde kestirdi. Nasil omuzlarindan asagi dokulebilir?
Bazen bazi kaliplasmis cumleleri oylesine yerlestirildigini dusunuyorum.
Kitaplarindaki erkeklerin kizinca saclarini cekistirmesi gibi; her kitabinda tum erkekler kizimca saclarini cekistiriyor?!
Pembe dizi tadında.. İlk aşk hep son aşk sanırız belki, en büyük hata da orda başlar ki çoğu zaman. İnsan kime aşık olacağını seçemiyor evet ama hayat öyle tesadüfen birini karşımıza çıkarıyor ki, gerçek aşk neymiş anlıyoruz. Bence ilk aşk diye bir şey yok! Son aşk diye birşey var, hayatının sonuna kadar aşk la yaşadığınla..