“Soyadım Salmon’dı, balık adı gibi; ilk adım Susie. 6 Aralık 1973’te öldürüldüğümde on dört yaşındaydım. Katilim bizim semtten bir adamdı. Annem onun bahçesinin kenarlarına ektiği çiçekleri sever, babam arada bir onunla gübrelerden konuşurdu.”Susie Salmon bize bunları cennetinden anlatmaktadır.
Etrafındaki insanların onu ararlarken nasıl hissettiklerini,değiştiklerini ve çektikleri acıları,katilinin neler yapmakta olduğunu izliyor.
Kitabı okuduktan sonra filmini de izledim.Film de kitaptan anlatılanların yarıdan fazlası çıkartılmış ve yüzeyselleştirilmiş.Eğer bir seçim yapmak gerekirse kitabını tercih etmek daha iyi bence.
İncelemeye başlamadan önce bu kitap çok hassas bir konuyu işliyor ve 18 yaşından küçükseniz bu kitabı ve bu kitabın incelemesini okumanızı asla önermiyorum.
Konuya gelecek olursak 14 yaşındaki Susie Salmon bir gün okuldan dönerken yan komşuları olan bay Harvey tarafından öldürülür.(Öldürülmekle de kalmaz sadece burayı uzun tutmak istemiyorum.)Kendini cennetini beklerken arafta bulur ve neler gördüğünü anlatır bize bu kitapta.Katilinin onu öldürdükten sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatını devam ettirmesini,ailesinin günlerce süren çaresizliğini ve onu arama çabasını,yıkılan hayallerini,hayatında yapmak isteyipde yapamadıklarını ve daha fazlasını.
Kitabı okurken ben hüngür hüngür ağladım yazarın duyguları bize aktarması o kadar sağlam ve güzeldi ki ben mest oldum.Kitabın bu kadar hassas bir konuyu bu kadar güzel işlemesini çok beğendim,özellikle karakter analizlerini her karakterin duygu düşüncelerini hatta çocukluklarını geleceklerini geçmişlerini her yönüyle anlatmasını da çok beğendim.Kitabın hem ilahi bakış açısı ile yazılmasını hem de birincil bakış açısı ile yazılmasına da hayran kaldım ben bu kitabı fazlası ile beğendim.Kitap fazlası ile psikolojik öge ve felsefe içeriyordu,direk sizi içine alan bir anlatımı vardı.Tek beğenmediğim şey sonuydu.
Filmi de var bu kitabın ancak fazlası ile sadeleştirilmiş.Siz bu kitabın filmini izlemekle sadece buz dağının görünen yüzünü görüyorsunuz başka hiçbir şey görmüyorsunuz bunu açıkça iddia edebilirim.
Yazarın bu konuyu nasıl bu kadar iyi anlattığını ve neden bu konuyu seçtiğini merak ettiğim için araştırdım ve aynı olay onun da başına gelmiş,bu sonuca ulaştım.
Bu kitabı kaçırmayın derim.
Kitaplarla kalın. :)
Susie Salmon adındaki 14 yaşındaki küçük bir kızın öldürülmesini ve bundan sonra katilini, ve perişan olan ailesini araftan izlemesini anlatan dram,fantastik ve insanlığın anlamını yeniden sorgulatan kitap.
Ayrıca 2009 yılında filme uyarlanmış bir kitap şimdi gidip filmini izleme zamanı
*İyi okumalar.
Komşusu tarafından tecavüze uğrayıp öldürülen bir genç kızın öldükten sonra katilini ve perişan olan ailesini cennetten izlemesini anlatan etkileyici, fantastik bir kitap.
Okunmaya değer.
Fikir olarak beğendim. Öldükten sonra etrafındaki insanların tepkilerini, hayatlarına nasıl devam ettiklerini, katilini seyretmek ilginç bir fikir. Çok saçma bulduğum taraflarda vardı. Bir seferliğine dünyaya dönmesi filan. Genel olarak sevdim. Filmi de varmış. Ama ben izlemek istemiyorum. Çocuklarla ilgili olan bu tarz filmler beni mutsuz ediyor. Kitabı çok birşey bekleyerek okumayın derim.
Susie 14 yaşında bir kız çocuğu. Yaşadıkları yaşının çok ötesinde. Merakının peşinden gittiğinde, katilinin kollarına bırakmış oluyor kendisini. Kitap bununla beraber başlamakla beraber, bununla da devam ediyor. Susie cennetinden ailesini, katilini, arkadaşlarını, dahası çocukluk aşkını izliyor. Kah hüzün kah mutlulukla şahit olduğu bu anlarla var oluyor yaşayanların hayatında. Kız kardeşinin mezuniyetinde ona sarılıyor, katilinin ölümünde yanı başında beliriyor ve birkaç saatliğine de olsa çocukluk aşkıyla buluşuyor. Katilinin ölüm detayı benim için çok güzel bir detaydı, Susie eğer birini öldürseydi bunu yapacağını söylediği şekilde öldü katili ve okurken gülümsedim. Susie cennetinden bakarken, kız kardeşinin kızına kendi isminin verilmesine de şahit oluyor. Bu da ayrı bir güzel detaydı. Susie, senin kaderini paylaşan binlerce çocuk, binlerce kadın var ve biz, senin gözlerinden onların hislerini de okumuş olduk. Artık hayatımda birini kaybedersem, seni hatırlayacağım ve onların her daim yanımızda, bizimle olduğu gerçeği ile yaşayacağım. Cennetinden baktığın şeyleri, kendi cehennemimden okudum. Sevgiler.
Kendi halinde yaşayan, bebek evi yapan sıradan bir adam sizce ne kadar tehlikeli olabilir?! Bu adamın ağacın altından yer altına inen bir sığınağı var desem casus mu derdiniz?!
Henüz ergen olan kızları kaçırıp tecavüz eden, sonra öldürüp bir bilekliğini eşyasını diğer kurbanlarından aldığı eşyalardan oluşan koleksiyonuna ekliyor ..
Cennetinden bakıp ölümü sonrası ailesini izleyen kızın öyküsü..
Güzel olsa da biraz ağırdı..
Küçük bir kızın komşusu tarafından tecavüze uğrayıp öldürülmesiyle başlayan bir öykü. Küçük kız öldükten cennete gider ve oradan ailesini, katilinin bulunma sürecini izler; bu arada cennetten de arkadaşlar edinir. Ben çok severek okumuştum okumanızı tavsiye ederim.
Başından geçen kötü bir olay sonucu küçük yaşta hayatını kaybeden 14 yaşında bir genç kızın cennetinden anlattıklarını konu alıyor kitap. Bir yandan cennette iyi bir yaşam sürerken bir yandan da gerçek hayatı izliyor. Ailesini, arkadaşlarını, katilini, akıp giden zaman içinde herkesin büyümesini, yaşlanmasını... Her şeyin nasıl değiştiğini izliyor.
Kitabı okuduğum zaman hamileydim. Gözyaşları içinde okumuştum ve gerçekten etkilemişti. Okunmaya değer bir kitap kesinlikle.
Çocuğunun ölümü insan ruhuna vurulabilecek en büyük darbe sanırım.Hele de elinizde bir cenaze bile yoksa! Küçük kızın hazin sonu aslında romanın sonu değil başlangıcı.Bu roman küçük kızlarının ölümünden sonra parçalanan ve yeniden toparlanmaya çalışan bir ailenin hazin romanı.Okurken Allah'ım ne bana ne de başklarına böyle acılar tattırma diye dua ederken bulacaksınız kendinizi.
Alice Sebold, Lucky ve The Lovely Bones ve Almost Moon romanları da dahil olmak üzere üç en çok satan kitapların yazarıdır. Çalışmaları elli dile çevrildi ve New York Times ve The Guardian'da diğer yayınlar arasında yer aldı. RAINN.org (Tecavüz, Kötüye Kullanım ve Ensest Ulusal Ağı) için Ulusal Liderlik Konseyi üyesidir. Kaliforniya'da yaşıyor.