Alice Sebold

Alice Sebold

Yazar
7.1/10
22 Kişi
·
67
Okunma
·
1
Beğeni
·
1.407
Gösterim
Adı:
Alice Sebold
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Madison, Wisconsin , Amerika Birleşik Devletleri, 6 Eylül 1963
Alice Sebold, Lucky ve The Lovely Bones ve Almost Moon romanları da dahil olmak üzere üç en çok satan kitapların yazarıdır. Çalışmaları elli dile çevrildi ve New York Times ve The Guardian'da diğer yayınlar arasında yer aldı. RAINN.org (Tecavüz, Kötüye Kullanım ve Ensest Ulusal Ağı) için Ulusal Liderlik Konseyi üyesidir. Kaliforniya'da yaşıyor.
"Kimse kimseyi herhangi bir yerden çekip çıkaramaz. Kendinizi kurtarabilirseniz ne âlâ, yoksa kurtulamaz, kalırsınız."
"Kusursuz cinayeti nasıl işlemeli?" cennette eski bir oyundu... Ben her zaman buz parçasını yeğlerdim: silah erir, yok olurdu.
"Ev el değiştirdikten sonra, yeni sahipleri garajın zeminindeki koyu renkli lekeye bakıp cık cık etmişlerdi. Müşterileri getirirken emlakçı bunun yağ lekesi olduğunu söylemişti ama Bay Harvey'in taşıdığı çuvaldan süzülen ve betona dökülen bendim. Dünyaya verdiğim gizli işaretlerin başlangıcıydı bu."
Onun elini tuttu ve gözyaşlarının özgürce akmasına izin vererek sessizce ağladı.
Babam, "Merhaba, okyanus gözler" dedi.
Başıyla onayladı. Bu kırık, yenilmiş adam kocasıydı.
Diğer tüm sevdiklerim bir odada birlikte otururken, işte o, yine mısır tarlasında tek başınaydı ve yürüyordu. Her zaman beni hissedecek ve düşünecekti. Bunu görebiliyordum ama artık yapabileceğim bir şey yoktu.
Alice Sebold bilindiği üzere çok fazla kitaba sahip olmayisina rağmen bir gerçeği kaleme almış ve eminim ki okuyan herkes kitabin baslarinda tecavuze ugrayan bir kızın nasil talihli olabileceğini sorgulayacaktır. Bu da kitabi sürükleyici hale getiren ve merak uyandıran kısmı aslinda. Toplum bize sadece korkuyu öğretir ama zor günlerimizde ne yapmamiz gerektiğini öğretmez zaten toplum bize yardim da edemez. Kendi düştüğümüz yerden yine ancak kendi çabamızla kalkabiliriz tam da insanlara bunu empoze eden bir kitap. Kesinlikle tavsiye ediyorum bayan erkek olarak da lütfen sinirlandirmayiniz.
Fikir olarak beğendim. Öldükten sonra etrafındaki insanların tepkilerini, hayatlarına nasıl devam ettiklerini, katilini seyretmek ilginç bir fikir. Çok saçma bulduğum taraflarda vardı. Bir seferliğine dünyaya dönmesi filan. Genel olarak sevdim. Filmi de varmış. Ama ben izlemek istemiyorum. Çocuklarla ilgili olan bu tarz filmler beni mutsuz ediyor. Kitabı çok birşey bekleyerek okumayın derim.
Kendi halinde yaşayan, bebek evi yapan sıradan bir adam sizce ne kadar tehlikeli olabilir?! Bu adamın ağacın altından yer altına inen bir sığınağı var desem casus mu derdiniz?!
Henüz ergen olan kızları kaçırıp tecavüz eden, sonra öldürüp bir bilekliğini eşyasını diğer kurbanlarından aldığı eşyalardan oluşan koleksiyonuna ekliyor ..
Cennetinden bakıp ölümü sonrası ailesini izleyen kızın öyküsü..
Güzel olsa da biraz ağırdı..
Başından geçen kötü bir olay sonucu küçük yaşta hayatını kaybeden 14 yaşında bir genç kızın cennetinden anlattıklarını konu alıyor kitap. Bir yandan cennette iyi bir yaşam sürerken bir yandan da gerçek hayatı izliyor. Ailesini, arkadaşlarını, katilini, akıp giden zaman içinde herkesin büyümesini, yaşlanmasını... Her şeyin nasıl değiştiğini izliyor.

Kitabı okuduğum zaman hamileydim. Gözyaşları içinde okumuştum ve gerçekten etkilemişti. Okunmaya değer bir kitap kesinlikle.
Çok özel yaratıcı mükemmel bir eser ortaya çıkartabilecek bir konusu varken kurgu olarak zayıf kalmış bir kitap. Yazık olmuş... Hayal kırıklığı sadece. Okuyup okumamak size kalmış.
Filmi kitabından daha güzel olan bir eserdir bana göre. Kitapta okurken maalesef olaya hakim olamıyoruz bence çünkü karışık bir sırada yazılmış. Eskiden okumuştum gerçi ama. Bilgi verici bir kitap olmadığını ve filminin de duyguyu gayet güzel verdiğini söylemek isterim. Okumak yine güzel.
Çok ilginçtir ki; hem ilahi bakış açısı hem de kahraman bakış açısı olan ender kitaplardan çünkü kahramanımız olayları cennetten izliyor. Sanırım 11 yaşındaki bir çocuğun gözünden yazılması yüzünden katilinden her fırsatta Bay Harvey diye bahsedilmesi insanı rahatsız ediyor. Öldürülmenin ve katilinin bulunma çabasından daha çok küçük bir kızın hayattan çekilmesinin ardından içinde kalan uktelerden, ailesini ve sevgilisini özlemesinden, bir daha gerçekleştiremeyeceği hayallerinden iç burkan şekilde bahsedildiği bir kitap. Kitabı yeni bitirdim şimdi uykuya dalmadan önce öldüğümü ve benden sonraki hayatı düşüneceğim umarım rüyamda görürüm.
Kitap okuldan eve dönen bir kızın katili tarafından oyuna getirilip ölmesini ve artık geleceği, arkadaşlarını, ailesini ve katilini kendi cennetinden izlemesini konu alıyor. Cennetinde tanıştığı insanların nasıl öldüklerini ve katilinin onun haricinde öldürdüğü insanları tanıyor. Gelişen olayları kendi ağzıyla yorumluyor. Kitabın sonlarına doğru cennetten ayrılarak başka bir kişinin bedenine girerek sevdiği kişiyle vakit geçirmesi biraz olmamış. Onun yerine cennetten sadece bir kişiye seslenebilse gayet iyi olurdu. Kitabın sonlarına doğru ailesinin, arkadaşlarının ve katilinin artık neler yaptıklarını geniş bir biçimde özetleyip kitabı sonlandırıyor.
Popüler kültürün hırpaniliği sonucu kıyıda köşede kalmış bir kitap olmasına rağmen bulup okuduğunuzda Alice Sebold ile bir bağ kuruyorsunuz. Tecavüzün travmasına rağmen bunu yazıya dökebilmek çok özveri gerektiren bir eylem olsa gerek.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alice Sebold
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Madison, Wisconsin , Amerika Birleşik Devletleri, 6 Eylül 1963
Alice Sebold, Lucky ve The Lovely Bones ve Almost Moon romanları da dahil olmak üzere üç en çok satan kitapların yazarıdır. Çalışmaları elli dile çevrildi ve New York Times ve The Guardian'da diğer yayınlar arasında yer aldı. RAINN.org (Tecavüz, Kötüye Kullanım ve Ensest Ulusal Ağı) için Ulusal Liderlik Konseyi üyesidir. Kaliforniya'da yaşıyor.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 67 okur okudu.
  • 17 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.