Tuaregler, Afrika Berberileri’nin bir kolu. Bin yılı aşkın bir süredir Burkina Faso, Cezayir, Libya, Mali ve Nijer arasındaki bölgede yaşıyorlar. Binlerce yıldır göçebe yaşamakta olan ve deve sırtında Sahra’yı geçen Tuaregler şu an yarı göçebe yaşayarak hayatlarını sürdürmekteler. (daha fazla bilgi için gaiadergi.com/afrika-collerin... )
Roman gerilim dolu ve nefes nefese okuyacağınız olaylara, dramatik bir konuya ve trajik sona sahip epik bir hikaye.
Bu hikayede bir toplumun kendi kurallarına, gelenek ve göreneklerine bağlılığına, fedakarlığa, dürüstlüğe ve erdeme şahit olacaksınız. İlk sayfadan son sayfaya kadar heyecan dolu bir macera yaşayacaksınız.
Macera romanı severler için ısrarla tavsiye olunur.
İyi okumalar
Afrika'nin bir çok ülkesine yayılmış halde yaşayan bir çöl halkı Tuaregler. Mavi insanlar da deniyormus kendilerine ve toplumda söz sahibi olanlar kadınlarmis. Çok asil ve nadide bir topluluk gerçekten... Kitabi uzun zaman önce okumuştum. Benim için en özel,en kıymetli kitaplardan biri. Konusuna hiç değinmek istemiyorum aslında büyüsü kaçmasın diye. İnsanın onuru için neler yapabileceğinin hikayesi Tuareg. Ve sonu gerçekten muhteşem. Selamlar saygılar...
Tuareg, geleneklerini korumaya çalışan bir kabile yahut ırk. Kahraman Gazal Sayah...
Sahranın ortasında bir savaş... Tabiatla insan eti arasında. Muazzam bir kitap. İlk 84 sayfa sıkıcı gelebilir ama romanın sonunda ağlayabilirsiniz. Çünkü i kahramanın acısı sizin acıNız:) Şiddetle tavsiye ederim.
Geleneklerini, âdetlerini korumaya ve yaşatmaya çalışan bir ırk; Tuareg.
Bu gelenekleri yaşatmak adına bütün cefayı, zorlukları göze almış, kendi hayatını hiçe sayan bir kahraman; Gazal Sayah’ın hikayesi.
Çok merak ettiğim ve okumayı istediğim bir kitaptı. Kitabın başı beni biraz hayal kırıklığına uğrattı çok sıkıldım açıkçası başlarında ama kitap ilerledikçe içine çekmeye başladı. Sayfalar geçtikçe daha bir merak uyandırdı. Bu da kitabı daha da güzelleştirdi. Kitabı bitirdiğimde bi boşluk hissettim gerçekten, çok acıklı bitti.
Hüzünlendiğim, duygusallaştığım nadir kitaplardandı.
Şiddetle tavsiye edeceğim bir kitap. Kesinlikle okumalısınız.
Tuareg, geleneklerine bağlı ve onlar uğruna pek çok zorluğu göze almış bir kahramanın hikayesi. İlk sayfalarda betimlemeler ve yoğun anlatımdan dolayı sıkılabilirsiniz ama sabredin ilerleyen sayfalar sizi alıp götürecek.
Bunca okuduğum kitap arasında çok özel yeri olan bir eser. Bir topluluğun dirayetini, zorbalığa karşı destansı direnişini, sabrın ve erdemin sınırlarının geldiği yeri görünce nutkunuz tutulacak. En fenası.. Kitabı bitirdiğinizde bir parçanızın eksildiğini hissedeceksiniz.
çevirisinden midir bilmiyorum ben okurken bir parça sıkıldım.. ama kitap çok iyi.. kesinlikle tavsiye ederim.. tuareg ırkı müthiş bir ırk.. varlıklarını bilmek bile bir umut.. gazal sayah gibi bir adama hayran olmamak mümkün değil.. bozulmamış bir insan türü adeta.. kitap arkadaşımın olduğu için okuyup iade ettim alıntı yapamayacağım ama ilk fırsatta kütüphaneme ekleyeceğim.. yürekli, akıllı, karakterli sadece tek bir adam bir ülkenin kaderini değiştirebilir..
Kitap size hiç bilmediğiniz belkide hayal edemeyeceğiniz gerçek dünyadan bir parçayı sizlere sunuyor , okurken sizde kendinizi bir yolculukta hissediyorsunuz
Çöl hayatını, çöl insanını, özgürlüğü, şerefi, töreyi işleyen bir kitap. Bir Çift Yürek kitabında Aborjinler vardı. Halk olarak yüceydiler. Burada da Tuaregler var. Modern dünyada yitip gitmişler. Çok az bir kısmı engin çöllerde yaşamaya devam etmekte. Gazal, atalarının kültürünü sürdüren bir karakter. Binlerce yıllık miras onun omuzunda. Doğru bildiği yoldan yürüdü ve elinden geleni yaptı. Kitabın sonu daha romantik olabilirdi. Filmini de izlemek istiyorum. Genel olarak beğenilebilecek, akıcı bir roman.
Alberto Vázquez-Figueroa, 1936'da Santa Cruz, Tennerife'de doğdu. 16 yaşına değin bütün çocukluğu Afrika'da geçti. 1957'de dalgıç ve 1959'da gazetecilik diploması aldı. Elli ülkeye seyahat eden ve seyahatleri üzerine dokuz kitap yazan gerçek bir göçebedir.
Kendi deyişiyle zamanı gelince terk edilmesi gereken gazeteciliği bırakana değin gazete. TV ve öteki kitle iletişim araçları için muhabirlik yaptı. Asya, Afrika ve Latin Amerika gezileri çalışmalarının biçimsel ve görsel yapısını oluşturur. Figueroa, "yazma"ya yüklediği anlamı şöyle ifade ediyor. "Conrad ve Melville'nin kendi zamanlarının maceralarını anlattığı gibi ben de kendi devrimin maceralarını yazmak istiyorum. Çünkü, asıl kalıcı olan bu. İfadenin kendisi sürmez ya da sona ermez, aksine zamanla değişir. Bir ispanyol açısından ise zamanın yanısıra ülke sınırlarıyla da değişir."
14 yaşında ilk romanını yazdı ve 18 yaşında yayımladı. Henüz 50'sinde bile değil ama ellinin üzerinde kitabı var. Bunlar Japonca, Lehçe, Almanca, İtalyanca ve Fransızca gibi çetişli dillere çevrildi. Başarısının şiddet ve cinsellik dışındaki anahtarının kendi istediğini yazması olduğunu söyleyen Figueroa, "Sadece zevk alıyorsan yazmalısın. Kimse benim ilk kitabımı yayımlamadı. O zamandan bu yana değişmedim; ilk kitaplarım son kitaplarımla aynı tarzda. Bir yazar her şeyle ilgilenmelidir" diyor.
Şu anda İspanyolca konuşulan ülkelerden en çok satan yazarlardandır. Yapıtlarının bazıları sinemaya da uyarlanmıştır. Yazarın "Köpek" isimli romanı 1983 yılında Can Yayınları tarafından yayımlanmıştır.