·
Okunma
·
Beğeni
·
1.280
Gösterim
Adı:
Tuareg
Baskı tarihi:
1990
Sayfa sayısı:
227
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781846941924
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epilod
Tuareglerin kervanlara baskın yaptıkları ya da naralar atarak Fransız askerlerine saldırdıkları günler kesin olarak geride kalmıştı; Atlaslar'ın güneyinden Çad sınırlarına kadar Sahra çöllerinin 'efendileri' ve 'çöl haydutları' diye edindikleri lakaplarla gurur duyarak, düzlüklerde rüzgâr gibi koştukları, yağmacılık, dövüş ve ölümle dolu o günler de geçip gitmişti. Kardeşin kardeşi öldürdüğü savaşlar ve yaşlıların özlemle hayal meyal hatırladıkları, at sırtında hünerlerin gösterildiği şenlikler de unutulmuştu; bunlar, imohagırkının çöküş yıllarıydı artık, çünkü en yiğit savaşçıları, bir Fransız patron hesabına kamyon sürücüsü olarak çalışmak, düzenli orduda askerlik hizmeti yapmak ya da cart renkli gömlekler giymiş turistlere kumaşlar ve sandaletler satmakla uğraşıyorlardı.
Tuareg, geleneklerini korumaya çalışan bir kabile yahut ırk. Kahraman Gazal Sayah...

Sahranın ortasında bir savaş... Tabiatla insan eti arasında. Muazzam bir kitap. İlk 84 sayfa sıkıcı gelebilir ama romanın sonunda ağlayabilirsiniz. Çünkü i kahramanın acısı sizin acıNız:) Şiddetle tavsiye ederim.
çevirisinden midir bilmiyorum ben okurken bir parça sıkıldım.. ama kitap çok iyi.. kesinlikle tavsiye ederim.. tuareg ırkı müthiş bir ırk.. varlıklarını bilmek bile bir umut.. gazal sayah gibi bir adama hayran olmamak mümkün değil.. bozulmamış bir insan türü adeta.. kitap arkadaşımın olduğu için okuyup iade ettim alıntı yapamayacağım ama ilk fırsatta kütüphaneme ekleyeceğim.. yürekli, akıllı, karakterli sadece tek bir adam bir ülkenin kaderini değiştirebilir..
Yüzyıl boyunca, halkı cahil bırakmaya çaba göstermiş olan Fransız sömürgecilerinin boyunduruğu altında yaşamışlardı, şimdi kendilerini özgür ve bağımsız saysalar bile, bu bağımsızlık yıllarında daha iyi, daha kültürlü bir halk yetişmiş değildi. Tersine, özgürlük, birçokları tarafından sık sık kötü yorumlanmış, bunlar ,Fransızlardan kurtulmanın ,canları ne ısterse onu yapmak ve aynı Fransızların arkalarında bıraktıkları herseye zorla sahip olmak anlamına geldiğini sanmışlardı.
Alberto Vazquez
Sayfa 109 - Epilog
Göçerler ,mantıksal olarak yok olma sürecine girmiş bir azınlıktir. Ya onları yararlı işçiler haline dönüştürelim, ya da onların acı çekmelerini, kendimizin de sorunlarla karşılaşmamızı önlemek için, yok olmalarını hızlandıralım.
Alberto Vazquez
Sayfa 134 - Epilog
Orada, çölde tek başına olmaktan kendini mutlu hissediyordu, çünkü aslında sevdiği de böyle bir yaşamdı.
Alberto Vazquez
Sayfa 77 - Epilog
- Bağımsız ulusun bir tek kuşağı süresince, yüzyıllar boyu hayatta kalabilmiş ne varsa tümüyle yok etmiş olacağız. Tarih ne diyecek bizim için? Özgürlüğümüzü nasıl kullandığımızı gördüklerinde torunlarımız ne diyecekler?
Alberto Vazquez
Sayfa 84 - Epilog
- Bir Tuareg için işler, özgürlüğünü kaybettiği anda gerçekten zorlaşmaya başlar. Bizim yaşantımız zahmetlidir, ama özgür olma gerçeği onun karşılığını verir .
Bu özgürlüğü kaybedersek, yaşam nedenini de kaybetmiş oluruz.
Alberto Vazquez
Sayfa 95 - Epilog
"Kıtamızın en büyük sorularından biri diyordu tekrar tekrar, Afrika halklarının büyük bir çoğunluğunun,kendi başlarına, sömürgecilerden daha ırkçı olmalarıdır kuşkusuz. Neredeyse kardeş olan komşu kabileler, birbirlerinden nefret edip, birbirlerini hor görürler ;şimdi de, bağımsızlığın yaklaştığı şu günlerde, bir zencinin, başka bir diyalekt konuşan öteki zenciden daha büyük düşmanı olmadığı açıkça görülüyor. Bizler de aynı yanılgıya düşmeyelim. Günün birinde bu ülkeyi yönetecek olan sizler, hiç aklınızdan çıkarmayın ki, Bedeviler,Tuaregler ya da dağlı kabileler, sizlerden daha aşağı değil, sadece farklıdırlar..."
Farklı.
Alberto Vazquez
Sayfa 157 - Epilog, 2.baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tuareg
Baskı tarihi:
1990
Sayfa sayısı:
227
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781846941924
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epilod
Tuareglerin kervanlara baskın yaptıkları ya da naralar atarak Fransız askerlerine saldırdıkları günler kesin olarak geride kalmıştı; Atlaslar'ın güneyinden Çad sınırlarına kadar Sahra çöllerinin 'efendileri' ve 'çöl haydutları' diye edindikleri lakaplarla gurur duyarak, düzlüklerde rüzgâr gibi koştukları, yağmacılık, dövüş ve ölümle dolu o günler de geçip gitmişti. Kardeşin kardeşi öldürdüğü savaşlar ve yaşlıların özlemle hayal meyal hatırladıkları, at sırtında hünerlerin gösterildiği şenlikler de unutulmuştu; bunlar, imohagırkının çöküş yıllarıydı artık, çünkü en yiğit savaşçıları, bir Fransız patron hesabına kamyon sürücüsü olarak çalışmak, düzenli orduda askerlik hizmeti yapmak ya da cart renkli gömlekler giymiş turistlere kumaşlar ve sandaletler satmakla uğraşıyorlardı.

Kitabı okuyanlar 31 okur

  • Neptün
  • B
  • Elifnur Kılıç
  • Uğurtan Ciğer
  • nursen kırılmaz
  • Ufuk Özgür
  • Şevkets
  • Sone
  • Umut Türk
  • Ozlmce

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%41.4
Erkek
%58.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.7 (5)
9
%42.9 (6)
8
%7.1 (1)
7
%7.1 (1)
6
%7.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0