Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 31 dk.
Sayfa Sayısı:
230
Basım Tarihi:
2023
Yayınevi:
Cinius Yayınları
ISBN:
9786256789586
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·230 syf.··
2023 123. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2023 16:49
Selam Millet Uzun zamandır öykü okumadığım için sanırım kitapla aşk yaşadım resmen. Yani cümleler o kadar kaliteliydi ki mest oldum diyebilirim. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen ne bir yazım yanlışı ne bir cümle düşüklüğü vardı. Muazzam bir eser çıkmış ortaya. Toplamda sekiz adet öyküden oluşan kitabımız yazarımızın önsözünde de bahsettiği gibi var varoluşçuluk terimini buram buram hissettiriyor. Hal böyle olunca her öykünün sonunda bir duraklayıp ölçüp biçiyorsunuz kafanızdaki düşünceleri. İlk öykü kitaba adını veren öyküydü ve ben bu öykünün kitabın kapağına da yansıdığını düşünüyorum. Öyküler de en sevdiğim karakter isimlerinden ziyade karakterlerin ruhsal dünyasına inmiş olması ve düşünce yapılarıydı. Nitekim yazar Kafka' nin kalemine hayranlığını gizlemezken benim gördüğüm kendi kaleminde de Kafka' dan izler bulundurmasiydi. Ciddi anlamda dört dörtlük eserler okudum. Keza kitapta bir klasik havası da vardı. ( Okurken Zweig, Kafka, Dostoyevski gibi kalemleri mi okuyorum diye düşünüyorsunuz.) Kitapta muazzam betimlemelere de yer verildiğini belirtmek istiyorum. Ben kitabı okurken şu hissiyata kapıldım resmen; bir insanı alıp bir hücreye kapatırlar ve düşünceleri içinde delirmemek için kişi kendini yazmaya vurur ya o hissiyatı geçirdi bana cümleler. Kaliteli öyküler arıyorum diyenler hemen bir göz atın derim. İlgisini çekenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim
TuvalDeniz Aştı · Cinius Yayınları · 20236 okunma
10/10
·230 syf.··
2024 3. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2024 16:15
Bazı kitaplar vardır ki okuyucusuna farklı kapılar açmak için zemin hazırlar. Açılan her kapı ise toplumsal, varoluşsal ya da herhangi bir alanda düşünme imkânı sunar. Tıpkı Tuval gibi... Kitabımızın içeriğinde yer alan sekiz hikâye hakkında tek bir ortak nokta söylemem gerekirse "sorgulama" derim. Çünkü hikâyeler farklı zamanlarda geçmesine ve birbirinden bağımsız olmasına rağmen olay örgüsüyle okuyucuyu ne pahasına olursa olsun sorgulamaya itiyordu. Peki neleri sorgularız? Neler sorgulanmaya değerdir? Hayata dair süregelen sorgulamalar hiçbir zaman bitmez. Olgular, değerler, kavramlar; kısacası her şeyi sorgularız ve bu hayata katılmamızın bir yoludur. Bu nedenle yaratılan döngü kimi zaman eleştiriye açıkken kimi zaman da acı çektiriyordu. Anlatım o kadar başarılıydı ki, her kelimesiyle âdeta bir sanat eseri oluşuyordu. Düşünceler silsilesi özünü korurken, varoluşçuluğun ötesini görmek mümkündü. Yazarımızın bir üstat olarak gördüğü Kafka'dan esinlenmesi ise anlatımı güçlendirmişti. Kafka'yı kimi yerlerde üstü kapalı alıntılarla kimi yerlerdeyse doğrudan bahsetmelerle yücelterek anmıştı. İçeriği genel hatlarıyla ele alırsak felsefi bir düşüncenin sürükleyici bir şekilde argümanlaştırılması inanılmazdı. Yazarımızın varoluşçuluğun anlamını betimlemeye girişmesi anlatıma özgünlük kazandırmıştı. Einstein’ın dediği gibi; “Herkes bilebilir, mesele anlamaktır”. Umarım okuduklarımızı hatta yaşadıklarımızı sorgulayıp anlayanlardan oluruz. Yazarımızın kalemiyle tanışmanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
TuvalDeniz Aştı · Cinius Yayınları · 20236 okunma
10/10
·230 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
TUVAL . Haftaya öyle bir kitap ile başlamak istiyorum ki, ne desem az gelecek. Sekiz farklı hikayeden oluşan, farklı zamanlar, farklı hayatlar ve farklı an'lara şahitlik ettiğimiz, derin, çok derin öyküler... Öyle bildiğimiz bizi bize anlatan tarzda değil de, içine derinlemesine felsefeyi harmanlamış, her bir öyküde sürükleyicilik ile romanlara taş çıkartan hikayeler. Zaten yazar @denizastii de boşuna dememiş " Bu öyküler Kafka' dan aldığım güçle kaleme alındı " diye. " Zehir " de ellerine bırakılan ve içindeki kendine ait olan nefreti de kusmasını sağlayan bir metal vardı! " Orwellyen " de Büyük Birader gözümde canlandı. Çizilen satırlar ve anlatılmak istenenler nokta atışı idi. Öyle ki halk düşmanı Winston Smith ve Mackensie, iki yoldaşın öğlen sıcağında kol kola birlikte hareket etmesini sağlamışlardı. " Mantar " yer yer midemi kaldırsa da, hayat ve yaşanmışlıklar adına derin bulguları verme şekli çok ilginç geldi. Hayat!! Uslanmaz bir mizansen değil miydi?!! " En Mutlu Gün " başında intihara meyilli olanlara bir uyarı mevcut. Öykü okunduğu zaman sebebi anlaşılıyor. Ölümü romantikleştirme. Intihara bir anlam yükleme. Yalnız bir ölüm. Kimsesiz bir veda. Onurlu bir ölüm bu. Hayatın kaybedilmiş ve bir anında değil, tam tersine en kazanılmış, en zaferle dolu anında edilen bir intihar. " Mısır Gevreği " yine ölüm üzerinden ilerleyen ve ölümün kaçınılmaz sonunu kavratırken, kurşuna dizildiğimizde her kurşun yerinden gerçeklerle dolu bir mısır gevreğinin fırlayacağını hayal ettirdi bana. " Pijama " ve " Tuval " i özellikle yorumuma katmazken, " Bay'la Sohbet:Prag Baharı " tam bir nokta koymuştu kitaba. Satırlar konuşmuş diller susmuştu bu kitapta. Hayata dair sorgulamaların bizimle olduğu öykülerden sonra sizlere sormak istiyorum: " Aynı kartları yeniden dağıtır mı
TuvalDeniz Aştı · Cinius Yayınları · 20236 okunma
Puan vermedi·230 syf.··
2024 6. kitabı
Selamlar. Bugün çok güzel bir kitapla geldim yine karşınıza. Bir öykü kitabı ile geldim bugün. Biliyorsunuz öykü kitaplarını çok seviyorum. Yazmak da okumak da ayrı ayrı zevk veriyor. Yazarımızın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen kalemini çok sevdim. Yazarın kalemi, kelimeleri kullanışı, betimlemeleri, öykülerin kendi içinde ahengi çok başarılıydı. Okurken çok farklı bir havaya soktu beni, klasik hissi yaşadım. Her öyküyü ayrı ayrı sevdim. En sevdiğim öykü "En Mutlu Gün" beni nedensiz aşırı etkiledi. Sanırım ölümle ilgili olduğu için etkilendim. Hepimizi etkileyen, etki altında bırakan bir olgu. Sorgulamak, düşünmek ve bazı şeyleri fark etmek isterseniz tavsiyemdir.
TuvalDeniz Aştı · Cinius Yayınları · 20236 okunma