Erkekler, erkekler, erkekler.
Bar taburelerine ilişmisler, şapkalar kaykılmış, masalardan biraz daha beleş ekmek isteniyor, çapaçul yemekleri tıka basa, aç kurt gibi mideye indiriyorlar, gözleri pörtlek, ıslak bıyıklarını yalanıyorlar.
“Şimdiki seçimini yaptığında güzelle çirkin dedilerdi. Asla affetmeyeceğim seni o yüzden. Düşün bunun ne demek olduğunu. O zamanlar seni ne çok sevdiğimi. Kadın, mahvettin sen beni!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"The supreme question about a work of art is out of how deep a life does it spring."
"Bir sanat eseriyle ilgili en önemli soru hangi derinlikte bir hayatın içinden fışkırdığıdır."
-Sözlerime dikkat buyurun, Bay Dedalus, dedi. İngiltere Yahudilerin elinde. En önemli mevkilerdeler: finanstan tutun da basına varana dek. Ve toplumun çürüdüğüne delalettir onların varlığı. Bir araya geldiler mi milletin hayat damarlarını sömürüp kuruturlar. Bu durumun yıllardır adım adım ilerleyip kangrene dönüşmekte olduğunu görüyorum. Biz burada durup lafa dalmışken, Yahudi tacirler içten içe kemiriyor bizi. İngiltere ihtiyarladı, ölüm döşeğinde.