Yıllar süren ve büyük bir titizlikle yürütülmüş bir araştırma sonucunda ortay çıkan “uzayda”, uzaya giden ilk insanın çarpıcı öyküsünü sunuyor bizlere. 20. Yüzyıldaki askeri, siyasi ve bilimsel olaylar çerçevesinde aktarılanlar; soluk soluğa bir ideolojik yarış, amansız bir mücadele, büyük fedakârlıklar, devasa projeler, korkunç belirsizlikler, büyük riskler, kişisel çekişmeler, trajik olaylar, yenilgiler ve zaferlerle çevreleniyor. Kitap, tarihe konu olan veya bizzat tanıklık eden 29 kişi ile yapılan röportajlar, gizli veya açık Rus ve Amerikan arşivlerinden elde edilen belgeler, bilgiler, raporlar, yorumlar, teknik değerlendirmeler, toplantı kayıtları ve kişisel pusulalar yanında ilgili konulardaki geniş kaynakçası ile de göz dolduruyor. Ayrıca yazarın bizzat yaptığı gözlemler ve çok sayıda kişiden aldığı yardım, görüş ve rehberlikler de bu değerli çalışmaya katkıda bulunmuş.
Başlangıçta mütevazı bir belgesel için yapılan bir çalışmayı yıllar süren ve sayısız kişinin emeğiyle meydana gelen kapsamlı bir araştırmayla dönüştüren Walker, müthiş bir gizem, heyecan, gerilim, dram, duygusallık ve coşku ile süslediği kitabını belgesel niteliğini aşan çarpıcı bir öykü haline getirerek adeta okuyucuya o günleri yaşatıyor. Kitabı ve ele aldığı olayları geniş bir özet çerçevesinde şu şekilde değerlendirebiliriz;
Soğuk savaş sırasında Amerika ile Sovyetler arasındaki askeri ve siyasi dünya liderliği yarışının en somut göstergesi haline gelen uzay yarışı, Rusların uzaya gönderdiği uydular ve köpekler ile ciddi ölçüde kızışmış ve Ruslar lehine ilerlemiştir. Tepelerindeki Sovyet uydularını çaresizce izleyen Amerikalılar dehşete düşerken Sovyetlerin amacı bu üstünlüğü pekiştirecek ve tarihsel bir başarı haline getirecek bir çıkış yakalamaktır. Böylece uzaya ilk insanı kimin