Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
108
Basım Tarihi:
Mart 2013
Yayınevi:
Revak Kitabevi
ISBN:
9786056332937
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2019 44. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2019 19:40
Böyle kitaplara inceleme yazmak da zor... Haddimizi aşarız endişesi ile kitabın takdim bölümünden bir buklenin eseri tanıtacağını düşündüm; Vahdetname veya Risale-i Vahdet-i Vücud ismiye bilinen bu küçük risale, müellifinin de ifade ettiği üzere Vahdet-i Vücud meselesine bir önsöz mahiyetindedir. Risalede, meselenin ana başlıkları Ayet ve hadisler ışığında veciz bir şekilde kaleme alınmış ve yer yer Türkçe veya Farsça beyitlerle süslenmiştir. Söz konusu başlıklardan bazıları şunlardır: Kur’an'ın batıni manaları, Bilmek Birliğe ulaşmak benlikten geçmek, esma-i hüsna, zat, sıfat, fiill, nefs, ruh, zikir, tesbih, iyilik, kötülük, şeriat tarikat, hakikat rü'yet cennet, cehennem, dünya, Ahiret, sırat, sorgu, hesap, dört unsur, insan, manevi makamlar, küfür, şirk, cehalet, zulüm, münafiklık, mezhep, tarihi yanılgılar, aşk,aşık ve maşuk
Din
VahdetnameNiyâzî-i Mısrî · Revak Kitabevi · 201327 okunma
Vahdetname
10/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
pir muhammed niyazi-i mısrî-i vahdet-i vücûd'u ehli vücûdiyye izâh ediyor Hazret-i Mısri’nin, vahdet-i vücud hakkındaki temel fikirlerini beyan eden bu risale, sadece genel kabullere ters gelebilecek ifadeleri değil, bu meseleye bağlı pek çok konuda da farklı görüşleri içermektedir. Özellikle mezhepler ve tarihi olaylar hakkındaki yorumları oldukça sıra dışıdır. Hazret-i Mısri’nin tasavvuf anlayışı hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler için, bizzat kendisi tarafından kaleme alınmış bir risaleden daha iyi bir kaynak olamaz.
Din
VahdetnameNiyâzî-i Mısrî · Revak Kitabevi · 201327 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Niyâzî-i MısrîYazar · 8 kitap
Asıl adı Mehmet olup, 12 Rebiülevvel 1027 / 8 Şubat 1618'de Malatya'nın şimdiki adı Soğanlı köyü olan İşpozi kasabasında dünyaya gelmiştir. Babası, yöresinin önde gelenlerinden Nakşbendiyye tarikatı mensubu Soğancızâde Ali Çelebi'dir. Niyâzî ve Mısrî ise mahlaslarıdır. Mısrî mahlası tahsilini Mısır'da yaptığından dolayıdır. Çeşitli medreselerde eğitim görmüş ve farklı yerlerde tasavvuf bilgisini geliştirmiştir. 1655 yılında Halveti şeyhi Sinan-ı Ümmi'den hilafet alarak irşada mezun kılınmış, memleketin pek çok yerinde vaazlar vererek halkı irşad etmeye çalışmıştır. Şöhreti her yana yayılan Niyazî Mısrî, ordunun maneviyâtını yükseltmek için Sultan IV. Mehmet tarafından Lehistan seferine götürülür. Hakkında ileri sürülen iftiralardan sonra Limni adasına sürülür ve burada onbeş yıl çileli bir hayat yaşar. Ölümünden bir yıl kadar önce affedilir ve Bursa’ya döner. Fakat Bursa Kadısı'nın şikayeti üzerine tekrar Limni’ye gönderilir ve burada vefat eder. Osmanlı sultanı tarafından sürgüne gönderildiği Limni adasında 1693 (H.1105) senesinde bir Çarşamba günü kuşluk vakti vefat etmiş olup türbesi de aynı adada ziyaretgahtır. Türkçe ve Arapça manzum ve mensur on ciltten fazla eseri bulunmaktadır. Aruz ölçüsü ile yazdığı şiirlerinde genellikle Nesimî ve Fuzulî’nin, heceyle yazdığı şiirlerinde ise Yunus Emre’nin etkisinde kaldığı görülür. Divanı’nın yanı sıra, “Risaletü’t-Tevhid, Şerh-i Esma-i Hüsnâ, Sûre-i Yusuf Tefsiri, Şerh-i Nutk-ı Yunus Emre, Risale-i Eşrât-ı Saat, Tahir-nâme, Fatihâ Tefsiri, Sûre-i Nûr Tefsiri” eserlerinden bazılarıdır.