Klasik bir soru vardır: "Tarihten biriyle sohbet etme şansı verilseydi bunun kim olmasını isterdiniz?" Benim cevabım: Philip K. Dick. Sanırım saatlerce günlerce sohbet edebileceğim bir yazar. Bir Bilim-kurgu yazarı olarak bilinir. Ama aslında, kendi zihinsel / düşünsel deneyimlerini ve kendine münhasır felsefesini kurgu hikayelere dolayan bir filozoftur; bana göre. Aslında pekçoklarına göre de öyle, bazı fikirleri net şekilde dile getiren -ve aslında bizzat şahitlik eden- nadir kişilerdendir. "Geleceği hatırlayan adam"dır. Ülkemizde değeri bilinmeyen bir yazardır;dogmatik ve keskin kenarları olan zihinlerin arasında şaşırtıcı degil aslında. Bir kitapçıdaki "Çok satan"lar bölümünün düşük seviyesi pekcok şeyin acınası kanıtı..neyse o başka bir konuydu :D teorileri çılgınca gelir bu adamın, anlamayan zihinlere ve daha da önemlisi kapalı gözlere, sessizliğe sağır olan milyonlarca kulağa. İnsanların kibri beni şaşırtıyor. 1000 yıl önceki bilim eksik veya yanlış şeyler söylediğinde insanlar yine de onun mükemmel olduğunu söylüyorlardı, bir sonraki adımı söyleyen ilk adam "deli/çılgın/hatta kâfir" ilan ediliyordu, idam dahi ediliyordu. Yuzlerce yıl sonra o adamın o gün söylediği o çılgınca teori bugün çok normal kabul ediliyor. Ve insan değişmiyor. Bu bitmeyen bir döngü. İnsan 5000 yıl öncesinin ilkeliyle aynı inatçı kibre sahip. Bugün kulağa çılgınca gelen/gülünen/yav he he denen teori 1000 yıl sonra bilimin kanunu olacak belki de. Kendimizi çok gelişmiş sanıyoruz birkaç uydu gönderdik , aptal bir yapay zeka geliştirdik diye. Oysa çok boyutlu bir evreni 5 duyuya sığacak kadarını algılamaya mahkum çok ama çok ilkel varlıklarız, ve muhteşem kibrimiz 5 duyumuza hitap eden bilimden ötesini söyleyenleri kabul edemeyecek kadar kör büyüklükte. Oysa deneyimleyenler biliyor, onlara