Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
272
Basım Tarihi:
9 Eylül 2025
Yayınevi:
Patara Kitap
ISBN:
9786259623597
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 321. kitabı
𝙑𝙞𝙯𝙮𝙤𝙣 Herkese Merhabalar... Bugün sizlere harika bir kitap ile geldim. Yazarımızın kitabı yepyeni sıcak sıcak diyeceğimiz türden. Kalemini, hayal gücünü de oldukça sevdim. Paranormal olayların olduğu kitaplardan pek okumadım desem yeridir. Ama böyle güzel akıcı ise daha fazla okumak isterim. Hem beni korkutmadı hem de üstüne üstlük merak ettirdi. Paranormal Polisiye türünü bana sevdirdi. Bir oturuşta okunur mu evet okunur. Üstelik bir noktadan sonra bilgiler ile de doluyor. Araştırmalar, çözülecek şifreler derken son sayfalarda bir yüreğimi ağzıma getirdi neyse ki şükür dedim. Okuyanlar orayı anlayacak. Vatikan'ın eski koridorlarından Ankara sokaklarına uzun soluklu bir maceraya hazır mısınız? Komiser Aslan Karadağ o işinde başarılı ve yeteneği ile de her zaman göze batan bir adamdır. 'Ölümün Kokusu' olarak da anılıp hakkını da fazlasıyla vermektedir. Her ne kadar disiplinli sert bir mizacı olsa da kalbi yumuşak bir adamdır.(ki bunu herkese olan güveninin yanlış olduğunu anladığında siz de anlayacaksınız.) Gelen ihbarları değerlendirmek için olay yerine gittiğinde maktül ile eli ile tensel temas kurunca ona dair son anda yaşanılanları görme yeteneği vardır. (Böyle bir yeteneğim olsun istemezdim iyi ki yok ) Bu yeteneğini fark ettiği zaman ise babasının öldüğü zamandır. Her olayı bu yeteneği sayesinde çözerken bir gün bir otel odasında işlenen cinayet ile işler sarpa sarar. Adeta bir ayin gibi işlenen cinayet tarikata kadar dayanacak ve Aslan onların gizlediği yüzlerini göremeyecektir.
VizyonBarış Can Kıraç · Patara Kitap · 20257 okunma
Vizyon
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
Selam dostlar “Gerçek, yalnızca yaşayanlarda gizli değildir.” Bu cümleyle başladı ve ben bir kitabın sayfalarında kaybolmadım; sanki kendi zihnimin karanlık sokaklarında yürüdüm. Barış Can Kıraç’ın Vizyon’u, klasik bir polisiye gibi başlıyor ama satır aralarında öyle bir derinlik var ki, olay örgüsünü aştığında karşına insan ruhunun en çıplak hâli çıkıyor. Ana karakter Aslan Karadağ, her dokunduğu kişide ölümü görebilen bir komiser. Bu özellik, onu hem lanetliyor hem de farklı kılıyor. Düşünsene; adaletin temsilcisi olan bir adam, dokunduğu her insanda kaçınılmaz sonu görüyor. Adaletin gözleri bu kadar “fazla” gördüğünde, artık adalet olmaktan çıkıyor ve bir yük hâline geliyor. Aslan, adalet ile kader arasında sıkışmış bir karakter. Bir yanda devletin katı yüzü, bir yanda insanın içsel adaleti. O gördükleriyle yalnızlaşıyor; çünkü neye inanacağını bilemez hâle geliyor. İnanmakla görmek arasında kalmak, aslında hepimizin yaşadığı o ince çizgi değil mi zaten? Bir tarafımız rasyonel olmak istiyor, öteki tarafsa ruhun sezgilerine tutunuyor. İşte bu kitap, tam da o noktayı anlatıyor: “Gerçek” dediğimiz şeyin ne kadar kişisel, ne kadar kırılgan olduğunu. Hikâye boyunca gölgeler, tarikatlar, semboller ve sırlar arasında dolaşıyorsun. Ama dikkatli bir şekilde okursanız eğer gizemin dışarıda değil, içeride olduğunu göreceksiniz. “Yonca rozetli tarikat” sadece bir örgüt değil; insanın kendini Tanrı yerine koyma arzusunun bir metaforu. Kutsal Kan, ölümsüzlük arayışı, Vatikan’ın karanlık koridorları, İstanbul’un sisli havası derken kitap seni hem dünyevi hem de ruhsal bir yolculuğa çıkarıyor. Ve her bölümde şu soru yankılanıyor: “Adalet mi, intikam mı?” Çünkü bazen ikisi birbirine o kadar karışıyor ki, kimse nerede durduğunu fark edemiyor. Aslan için de durum bu: suçluları
VizyonBarış Can Kıraç · Patara Kitap · 20257 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 21. kitabı
Selam! Sizlere #Vizyon ile geldim. Aksiyon, gizem, sırlar, gerilim ve ihanetle çevrili polisiye sevenler bence bunu kaçırmamalı. Aslan Karadağ, Vatan Emniyet’in en yetenekli dedektiflerinden. Önüne gelen cinayet dosyasını çözmeden bırakmıyor. Siyah eldivenlerinin ardına sakladığı bir sırrı var: Eldivenlerini yalnızca maktule dokunmak için çıkarıyor ve “vizyon”larıyla katili, yaşananları görerek adaletin peşine düşüyor. Bu yeteneğini, taksi şoförü olan babası öldüğünde ona dokunduğunda keşfediyor. O günden beri eldivensiz hareket etmiyor; yıllarca tek başına çalışıyor, ta ki müdürü Selim’in yanına eğitim için gönderdiği çaylak Mert’e kadar. Dışarıdan sert görünse de Aslan’ın kalbi aslında yumuşacık. Sultanahmet’te eski bir otelin alt katında işlenen cinayet, sıradan bir vaka değil; mekân bir ayinin izlerini taşıyor. Aslan ve Mert derine indikçe deliller karartılıyor, dosya kapatılmak isteniyor ve görevden uzaklaştırılıyorlar. Ama bu Aslan’ı durdurmaya yeter mi? Olaylar büyüdükçe İstanbul’un gölgeleri, ölüm vizyonları ve gizli bir tarikat gerilimi tırmandırıyor. “Kimseye güvenme” notu ve Ayşe’nin kayıp kardeşi Elif’le yollarının kesişmesiyle tablo daha da karmaşıklaşıyor. Elif de Aslan gibi dokunduğunda geçmişi, bugünü ve ölümü görebiliyor; farkı, bu yeteneği kullanmayı öğrenmiş olması. Onları İstanbul → Vatikan → Ankara hattında yerel bir suçun ötesine uzanan büyük bir komploya sürükleyen şey tam da bu. “Sanguis Sanctus” ve “kutsal kan” vurgusu, dini sembolizm ve ritüel temasıyla merak uyandırıyor. “Adalet mi, intikam mı?” sorusu karakterlerin iç çatışmasını keskinleştiriyor. Karanlık ve sinematik atmosferi, kısa ve vurucu dili, soluksuz temposuyla polisiye ile mistik gerilimi çok iyi harmanlayan bir kurgu. Bu türü sevenlere kesinlikle öneririm
2026 Okuma Raporları
VizyonBarış Can Kıraç · Patara Kitap · 20257 okunma
7/10
·272 syf.··
2025 204. kitabı
Vizyon #okudumbitti Kitabı bitirdiğimde, sanki İstanbul’un o karanlık arka sokaklarından çıkıp bir anda Vatikan’ın taş koridorlarına ışınlanmış gibi hissettim. Bu kadar farklı atmosferi aynı kitapta bu kadar akıcı şekilde hissettirmek, gerçekten kolay bir iş değilmiş. Komiser Aslan Karadağ, sıradan bir polis karakteri değil. Her dokunduğu insanda ölümü gören bu adamın dünyasına girmek, hem ürkütücü hem de garip bir şekilde merak uyandırıcı. Kitap boyunca onunla birlikte suçun, inancın ve insan psikolojisinin en kırılgan bölümlerine tanıklık ediyorsunuz. Bir noktadan sonra “Bu yetenek bir avantaj mı yoksa ağır bir yük mü?” diye düşünmeden edemedim. Hikâyenin en sevdiğim yanı, gerilimin sadece dışarıdan gelmemesi. Tarikatın izini sürerken bir yandan da Aslan’ın iç sesine, çelişkilerine, yıpranmış adalet duygusuna şahit oluyorsunuz. Bu, kitabı düz bir polisiye olmaktan çıkarıp çok daha derin bir psikolojik boyuta taşıyor. Sanguis Sanctus tarikatı, kullanılan semboller, ayinler ve ardındaki karanlık güç… Tüm bu unsurlar hikâyeye hem gizem hem de mitolojik bir hava katmış. Temponun yer yer yükselip alçalması beni rahatsız etmedi; aksine, bir polisiye için gerekli o nefes alma aralıklarını sağladığını düşündüm. Özellikle final bölümlerinde sayfaları çevirmeye yetişemedim. Öyle anlar var ki, Aslan ile birlikte nefesinizi tuttuğunuzu fark ediyorsunuz. Yazarla ilk tanışmam olmasına rağmen kalemini çok sevdim. Betimlemeleri abartısız ama güçlü, karakter yaratımı oldukça sağlam, mekan geçişleri ise film gibi. Eğer karanlık atmosferli polisiyeleri seviyorsanız, içine biraz da gizem ve doğaüstü dokunuş eklenmiş bir şeyler arıyorsanız Vizyon kesinlikle bakmanız gereken bir kitap. Ben serinin devamını merakla bekliyorum. @patarakitap Barış Can KıraçBarış Can Kıraç #vizyonkitap #barışcankıraç
VizyonBarış Can Kıraç · Patara Kitap · 20257 okunma