Çanta Boy Karşılıklı Türkçeli Yâsin-i Şerîf

Yasin

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Gitti canımın cananı
Puan vermedi·41 syf.··
2025 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2025 23:59
Her gün 41 yasin okuyorduk sana şifa olsun diye dedeciğim. Yarım kaldı. Yarım kaldık öyle. Seni toprağa verip tamam ettik. Ruhuna değsin canım dedem. Bavukeağmeyim gitti. Ammaa Ahmet ÖZDEMİR yaptı diyeceksiniz diye diye gitti. Bu cebe giren çıkmaz dedi. Sizin öldüren katil olmaz dedi. Ne dese başımızın üstünde oldu. Atamızın sözüydü. Dedem biricik dedem güzel dedem tatlı dedem . O kadar sıkışık ki yüreğim. Vallahi billahi çok zormuş. Annem deden gitti kızım dedi kapattı. Benim üstüme de her şey kapandı. Ben dedim ya. Vallahi dedem babaannemden bile hasta görmüyorsunuz dedim. Bu öksürük ciğerdinden değil kalbinden dedim Kur'an çarpsın dedim. Benim dedem bir krize yenik düşecek adam değildi ki. Taş gibiydi taş. Öyle sağlamdı ki elleri. Her şeyi. Ben. Ben gidene görene kadar Vallahi billahi inanmadım ki. İnanmamıştım. Evin ortasında öyle dev gibi görünce kanım nasıl çekilsiyse felç oldum sandım adım atamadım bakamadım ben babamı teselli etmeye gittim babam beni teselli edecekmiş. Sen nasıl dayanacaksındedi. Baba acısı çok zormuş. Sen dayanamazsın sen dayanamazsın . Ben babamı ilk defa öyle gördüm. On yıldır sarmadığım gibi sarıldım. Özür diledim. Çok özür diledim. Dedemi öpsem olur mu dedim. Ben ya ömrümde hiçbir ölünün yanına yaklaşmamışım. Öyle değilmiş. Gittim alnından öptüm. Böyle nemli gibi. Soğuk ama buz değil. Vallahi öyle tatlıydı ki. Bir daha öpmek için beş kişiye ellerini tutturamayacağım. Öyle sakin yatıyordu ki. Çok güzeldi yemin ediyorum güzeldi tatlıydı huzurlu görünüyordu. Ayakları elleri. O kadar güzel vefat etmiş ki. Ölürken bile babaannemi düşünmüş. Onun sırtını döndürmüş öyle vermiş canını Azraile. Babaannem onbeş yaşından beri seni sevmiş seni bilmiş sensiz nasıl yaşayacak bilmiyorum. Kalleşlik etti bana diyor. Beni yalnız bıraktı diyor. Sıramı aldı
YasinElmalılı Muhammed Hamdi Yazır · Fetih Yayınları · 067 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 11. kitabı
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Mustafa Kemal Atatürk, halkın dini metinleri anlayarak okuyabilmesini önemli bir mesele olarak görmüş. Bu düşünce doğrultusunda, Kur’an’ın Türkçe olarak açıklanması için resmî bir çalışma başlatılmış ve bu büyük görev dönemin önemli din âlimlerinden Elmalılı Hamdi Yazır’a verilmiş. Elmalılı’nın kaleme aldığı “Hak Dini Kur’an Dili”, sadece bir çeviri değilmiş; ayetlerin anlamını, arka planını ve mesajını detaylı şekilde anlatan kapsamlı bir tefsir olmuş. Böylece eser, hem dini ilim açısından hem de Türkiye’de Kur’an’ın anlaşılmasına yönelik atılan önemli adımlardan biri olarak kabul edilmiş. Benim okumuş olduğum Yasin-i Şerif kitabında kullanmış olduğu kelimelerin bazılarını anlamak için araştırma içerisine girmem gerektiğini fark ettim elbette bu durum mevcut duygumda kopukluklara sebep oldu, bazı bölümlerde de dua sayısı ve gerçekleştiği takdirde karşılığındaki sonuçları önden bilircesine yönlendirmede bulunması sorgulamama sebep oldu. Annemin okuduğu ve elinden düşürmediği kitap olması, gözüm kapalı okumama en büyük sebeplerden biridir. Mekanı cennet kalbi bana miras.
Yasin-i ŞerifElmalılı Muhammed Hamdi Yazır · Ayfa Basın · 067 okunma
Puan vermedi·41 syf.··
2025 68. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2025 23:38
وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْف۪ينِۖ “Hastalandığım zaman bana şifâ veren O’dur.” يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَٓاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, gönüllerdeki dertlere şifa, mü’minlere doğru yolu gösteren bir rehber ve tam bir rahmet olan Kur’an geldi. Canım dedeme şifa niyetiyle okuduk rabbim hayırlı şifalar nasip etsin, inşallah tez zamanda sağlığına kavuşur. Allah'ım şifa bekleyen tüm hastaların yardımcısı olsun. Amin.
Din
Yasin-i ŞerifElmalılı Muhammed Hamdi Yazır · Ayfa Basın · 067 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2024 3. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 19:28
Bir insan Kur'an-ı Kerim'i her şeyden önce kendisi için okumalı. Çünkü bu kitap insanlara rehber olarak gönderildi. Hem orijinal metni hem de mealini okumak ve üzerinde düşünmek suretiyle nitelikli bir insan ve müslüman olmak gerekir. Çünkü ilk emir: oku. Bunun ilk olmasının manası bile uzun uzun üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. İnsan kendini terbiye ederken geçmişlerinin ruhuna da dua niyeti olabilir.
Yasin-i ŞerifElmalılı Muhammed Hamdi Yazır · Ayfa Basın · 067 okunma
Puan vermedi·41 syf.··
2025 71. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2025 10:18
وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْف۪ينِۖ “Hastalandığım zaman bana şifâ veren O’dur.” يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَٓاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, gönüllerdeki dertlere şifa, mü’minlere doğru yolu gösteren bir rehber ve tam bir rahmet olan Kur’an geldi. Canım dedeme şifa niyetiyle okuduk rabbim hayırlı şifalar nasip etsin, inşallah tez zamanda sağlığına kavuşur. Allah'ım şifa bekleyen tüm hastaların yardımcısı olsun. Amin.
Din
YâsînElmalılı Muhammed Hamdi Yazır · Haktan Yayın Dağıtım · 202067 okunma

Yazar Hakkında

Elmalılı Muhammed Hamdi YazırYazar · 31 kitap
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, (d. 1878, Antalya - ö. 27 Mayıs 1942, İstanbul), Türkçe Kur'an tefsirlerinden birini telif etmiş din adamı, tercüman ve hattat. 1878'de Antalya'nın Elmalı kazasında doğdu. Ailesi aslen Burdurlu olup, babası Hoca Numan Efendi'dir. Numan Efendi daha küçük yaşlardayken Burdur'un Gölhisar kazasının (Yazır Türkmenlerince kurulmuş) Yazır Köyü'nden ayrılarak Elmalı'ya gelmiş, tahsilini orada tamamlamış, Şeriye Mahkemesi başkâtibi olmuştur. Annesi Elmalı alimlerinden Esad Efendi'nin kızı Fatma Hanım'dır. Türkçenin yanında Arapça ve Farsça ile şiir yazacak kadar üst seviyede bir bilgiye sahipti. Ancak yazılarında sade bir Türkçe kullanmıştır. Bunların yanı sıra Fransızca da bilmektedir. "El-metalip ve'l-mezahip" adında Fransızcadan tercüme ettiği bir felsefe tarihi kitabı vardır. Muhammed Hamdi Yazır, ilk ve ortaokul tahsilini Elmalı'da Rüşdiye Mektebi'nde gördü. Hafızlığını da tamamladıktan sonra, Arapça okudu ve İslami ilimleri öğrenmek için, dayısı Hoca Mustafa Sarılar Efendi ile birlikte 1895'de İstanbul'a geldi. Kayserili Mahmud Hamdi Efendi'nin Beyazıt Camii'ndeki derslerine devam etti. Oflu Mahmut Kamil Efendi'den fıkıh dersleri aldı. Devrin ileri gelen değerli hocalarından ders görerek icâzet aldı. Mekteb-i Nuvvab'a girdi ve buradan birincilikle mezun olarak kadılık icazeti aldı. 1905'ten itibaren Beyazıt Camii'nde talebelere ders vermeye başladı ve bu hizmeti 1908 yılına kadar devam etti. Bu arada Şeyhülislamlık'ta Mektubi Kalemi'ne dahil edildi. Bir yandan da Nuvvab'da ve Mülkiye Mektebi'nde ahkam-ı evkaf, Medrese-t-ül Vaizin'de fıkıh, Süleymaniye Medresesi'nde mantık derslerini okutmayı sürdürdü. 1908 yılında dersiâm oldu. Devrin ünlü hattatları Sami Efendi ve Bakkal Arif Efendi'den hat dersleri aldı. Mustafa Kemal Atatürk'ün Kur'an-ı Kerim'i ilk kez Türkçe tefsir etmesi için vazifelendirdiği Mehmet Akif Ersoy'dan sonraki ikinci kişidir. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra Meclis-i Mebusan'a Antalya mebusu olarak girdi. Şeyhülislam fetvayı vermediği için, 1. Fetva Emini olarak II. Abdülhamit'in tahttan alınması için gereken fetvayı İttihad Terakkicilerin isteği doğrultusunda yazdı. Daha sonra da karşı cephede olan Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nda faaliyetlerini sürdürdü. Daha sonra sırasıyla, Dar-ül Hikmet-ül İslamiye azalığına (Ağustos 1918), Nisan 1919'da bu kurumun başkanlığına tayin edildi. Damat Ferit Paşa'nın kabinelerinde Evkaf (Vakıflar) Nazırı olarak vazife yaptı. Eylül 1919'da Ayan Meclisi üyeliğine getirildi. İttihat ve Terakki'nin ilim şubesinde vazife yaptı. 1909 yılında Mülkiye Mektebi'nde Ahkâm-ı Evkâf ve Arâzi dersleri okutmuş ve yine aynı yıllarda Mekteb-i Kuzâtta "Fıkıh" dersleri vermiştir. Daha sonra Darü'l-Hikmeti'l-İslâmiye (Şeyhü'l-İslâmlığa bağlı Yüksek Müşavere Heyeti) üyeliğine ve bir müddet sonra da başkanlığına tayin edilmiştir. I. Dünya Savaşı'ndan sonra Evkaf Nazırlığı'nda bulunmuş ve bu sırada Ayan Meclisi üyesi olmuştur. Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması (Felsefe) ile de ilgilenen Elmalılı Hamdi Yazır, batılı yazarların eserlerini de tercüme etmiştir. Bu eserlerde ileri sürülen konulara eleştirel yaklaşım sergileyen Elmalılı Hamdi Efendi, felsefe ve din arasında cereyan eden tartışmalara çözüm bulmaya çalışmıştır. Filozofların gerçeği kavrayamadıklarını belirtmiş, akıl ile iman bütünleştiği zaman gerçeğin kavranıp doğrulanabileceği fikrini savunmuştur. Cumhuriyetin ilanı esnasında Medrese-t-ül Mütehassisin'de mantık dersleri okutuyordu. Damat Ferit Paşa kabinelerindeki görevi dolayısıyla, bu kabinelerin Milli Mücadele aleyhine verdiği kararlarda sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle gıyabında idama mahkum edildiyse de, aynı zamanda yeğeni Emin Paksüt'ün kayınpederi olan Kel Ali'nin başkanlık ettiği Ankara İstiklal Mahkemesi'nde yapılan muhakemesinden sonra suçsuzluğu tespit edilerek beraat etti. Elmalılı Hafız Muhammed Hamdi Yazır, Uzun zaman devam eden kalp yetmezliği rahatsızlığından ötürü Erenköy'de 27 Mayıs 1942'de vefat etti. Kabri Sahrayı Cedit Mezarlığı'ndadır. Beyânül-Hak ve Sebilürreşad dergilerinde Küçük Hamdi veya Elmalılı Küçük Hamdi mahlası ile makalelerini yayınlanmıştır. Tefsirinde ise Elmalılı Hamdi Yazır imzasıyla eserini yayınlamıştır.