Yatakta Keramet Var

·
Okunma
·
Beğeni
·
129
Gösterim
Adı:
Yatakta Keramet Var
Baskı tarihi:
Ocak 2006
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752541146
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Neden Kitap Yayıncılık
Allahın insan cinselliğini sadece üremek üzere yarattığını düşünmüyorum. Öyle olsaydı hayvanlardaki çiftleşme mevsimleri gibi bizim için de bir "sevişme takvimi" olurdu ve başka zamanlarda asla cinsel uyarı duymazdık.
Dahası yine o vakit, aşk gibi bütün duyguların ayaklandığı bir yaşam zirvesi yaşanmazdı, kıskançlık gibi yakıcı duygular var olmazdı, ihanet gibi insan hayatını karartan durumlara düşünülmezdi ve yatakra ruhlarımızla konuştuğumuz o "özel dil" oluşmazdı.
İnsanlar için yatak birbirini sahiden tanımamın, yüreğinin en için dokunmanın, geçmişin acılarını kavrayıp geleceğin umutlarını beslmenin ve bütün gizlerini açmanın "ilk" zamanıdır.
Çünkü yatak, insanın sadece bedeninin değil ruhunun da soyunduğu yerdir.
Ve eskilerin "nikahta keramet vardır" sözünü, o yıllarda insanların evlenmeden evvel birbirlerini gerçek anlamda tanıyacakları yer olan yatağa henüz girmedikleri için söylediği düşünülürse, artık çağımızda "yatakta keramet var"!
Ama tabii bazen "melanet" de bulunuyor!
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yatakta Keramet Var
Baskı tarihi:
Ocak 2006
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752541146
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Neden Kitap Yayıncılık
Allahın insan cinselliğini sadece üremek üzere yarattığını düşünmüyorum. Öyle olsaydı hayvanlardaki çiftleşme mevsimleri gibi bizim için de bir "sevişme takvimi" olurdu ve başka zamanlarda asla cinsel uyarı duymazdık.
Dahası yine o vakit, aşk gibi bütün duyguların ayaklandığı bir yaşam zirvesi yaşanmazdı, kıskançlık gibi yakıcı duygular var olmazdı, ihanet gibi insan hayatını karartan durumlara düşünülmezdi ve yatakra ruhlarımızla konuştuğumuz o "özel dil" oluşmazdı.
İnsanlar için yatak birbirini sahiden tanımamın, yüreğinin en için dokunmanın, geçmişin acılarını kavrayıp geleceğin umutlarını beslmenin ve bütün gizlerini açmanın "ilk" zamanıdır.
Çünkü yatak, insanın sadece bedeninin değil ruhunun da soyunduğu yerdir.
Ve eskilerin "nikahta keramet vardır" sözünü, o yıllarda insanların evlenmeden evvel birbirlerini gerçek anlamda tanıyacakları yer olan yatağa henüz girmedikleri için söylediği düşünülürse, artık çağımızda "yatakta keramet var"!
Ama tabii bazen "melanet" de bulunuyor!

Kitap istatistikleri