Yedikıta - Sayı 082 (2015 Haziran)

·
Okunma
·
Beğeni
·
22
Gösterim
Adı:
Yedikıta - Sayı 082
Alt başlık:
2015 Haziran
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çamlıca Basım Yayın
“Devletlerin sürekli dost ve düşmanları yoktur, menfaatleri vardır.” diyor, 19 asır İngiliz başbakanlarından Lord Palmerstone. Bir İngilizden gelmesi çok tabiî olan bu yerinde tespit, yüzyıllardır olduğu gibi bugün de geçerliliğini koruyor.

Görünen yüz ve görünmeyen yüz her vakit farklı maskeler kullanıyor. Meselenin teferruatı, tarih ve siyaset ilminden bahislere müracaatla daha net anlaşılabilir. Osmanlı-Alman yakınlaşması, daha 1830'larda başlar. 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi'nden sonra ise bu münasebetler iyice pekişir. Zaten Alman ordusunun intizamı, daha amcası ile çıktığı Avrupa seyahatinde Sultan İkinci Abdülhamid'in dikkatini çekmiştir. Nitekim tahta çıktıktan sonra Almanya'dan istediği subaylar 1882'de İstanbul'a gelir.

II. Wilhelm, 1888'de Alman imparatoru olunca diğer sömürge devletleriyle yarışabilmek için dünya çapında bir siyaset takip etmiştir. Bu “dünya siyaseti”nde de Osmanlı Devleti mühim bir yere sahipti. Bunu gayet iyi bilen Wilhelm, Osmanlı ülkesine, ikisi İkinci Abdülhamid Han zamanında olmak üzere üç ziyaret gerçekleştirdi. Böylece iki ülke arasındaki dostluk bağları kuvvetlenmiş oluyordu.

Her ne kadar, İttihat ve Terakki elinde bir idam fermanı hükmünde olsa da bu dostluk, İkinci Abdülhamid Han tarafından diğer sömürgecilere karşı bir koz olarak çok iyi kullanılmış, onun akıllıca ve tutarlı siyasetiyle çizdiği sınırdan dışarı çıkamamıştır.

Wilhelm'in söz konusu ziyaretlerinin detaylarını Selman Soydemir ve Kasım Hızlı kaleme aldı. Yeni kitabı vesilesiyle görüştüğümüz Prof. Dr. İsmail Erünsal, çok yönlü bir müessese olarak kütüphanelere, Osmanlı'da kitap kültürüne ve Osmanlı okuruna dair sorularımıza cevap verdi. Kral Suud Üniversitesi'nden Prof. Dr. Süheyl Sapan, Tunuslu âlim Muhammed es-Sunusî'nin 1882 Ramazanındaki İstanbul seyahatini; Soner Demirsoy, Çanakkale'ye asker ve teçhizat taşıyan Barbaros Hayreddin Paşa Zırhlı'sının hazin sonunu yazdı.

Tecrübe Konuşuyor bölümü için, tarih araştırmalarında usul ve Osmanlı diplomatiği konularında uzman, çok sayıda öğrenci yetiştirmiş ve halen de yetiştirmekte olan, titiz ve otoriter bir hocayı, her zamanki mütavazılığı ve güleryüzü ile bizi karşılayan Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu'nu ziyaret ettik.

Berat Kandili'nizi ve Ramazan-ı Şerif'inizi tebrik eder, yeni sayılarımızda buluşmayı dileriz.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yedikıta - Sayı 082
Alt başlık:
2015 Haziran
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çamlıca Basım Yayın
“Devletlerin sürekli dost ve düşmanları yoktur, menfaatleri vardır.” diyor, 19 asır İngiliz başbakanlarından Lord Palmerstone. Bir İngilizden gelmesi çok tabiî olan bu yerinde tespit, yüzyıllardır olduğu gibi bugün de geçerliliğini koruyor.

Görünen yüz ve görünmeyen yüz her vakit farklı maskeler kullanıyor. Meselenin teferruatı, tarih ve siyaset ilminden bahislere müracaatla daha net anlaşılabilir. Osmanlı-Alman yakınlaşması, daha 1830'larda başlar. 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi'nden sonra ise bu münasebetler iyice pekişir. Zaten Alman ordusunun intizamı, daha amcası ile çıktığı Avrupa seyahatinde Sultan İkinci Abdülhamid'in dikkatini çekmiştir. Nitekim tahta çıktıktan sonra Almanya'dan istediği subaylar 1882'de İstanbul'a gelir.

II. Wilhelm, 1888'de Alman imparatoru olunca diğer sömürge devletleriyle yarışabilmek için dünya çapında bir siyaset takip etmiştir. Bu “dünya siyaseti”nde de Osmanlı Devleti mühim bir yere sahipti. Bunu gayet iyi bilen Wilhelm, Osmanlı ülkesine, ikisi İkinci Abdülhamid Han zamanında olmak üzere üç ziyaret gerçekleştirdi. Böylece iki ülke arasındaki dostluk bağları kuvvetlenmiş oluyordu.

Her ne kadar, İttihat ve Terakki elinde bir idam fermanı hükmünde olsa da bu dostluk, İkinci Abdülhamid Han tarafından diğer sömürgecilere karşı bir koz olarak çok iyi kullanılmış, onun akıllıca ve tutarlı siyasetiyle çizdiği sınırdan dışarı çıkamamıştır.

Wilhelm'in söz konusu ziyaretlerinin detaylarını Selman Soydemir ve Kasım Hızlı kaleme aldı. Yeni kitabı vesilesiyle görüştüğümüz Prof. Dr. İsmail Erünsal, çok yönlü bir müessese olarak kütüphanelere, Osmanlı'da kitap kültürüne ve Osmanlı okuruna dair sorularımıza cevap verdi. Kral Suud Üniversitesi'nden Prof. Dr. Süheyl Sapan, Tunuslu âlim Muhammed es-Sunusî'nin 1882 Ramazanındaki İstanbul seyahatini; Soner Demirsoy, Çanakkale'ye asker ve teçhizat taşıyan Barbaros Hayreddin Paşa Zırhlı'sının hazin sonunu yazdı.

Tecrübe Konuşuyor bölümü için, tarih araştırmalarında usul ve Osmanlı diplomatiği konularında uzman, çok sayıda öğrenci yetiştirmiş ve halen de yetiştirmekte olan, titiz ve otoriter bir hocayı, her zamanki mütavazılığı ve güleryüzü ile bizi karşılayan Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu'nu ziyaret ettik.

Berat Kandili'nizi ve Ramazan-ı Şerif'inizi tebrik eder, yeni sayılarımızda buluşmayı dileriz.

Kitap istatistikleri

  • 22 defa gösterildi.