Adı:
Yeni Tanrılar
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
2789755390045
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Nuevos Dioses
Çeviri:
Yıldız Canpolat
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Yüzyıllardır insanları çeken en çarpıcı düşlerden biri olan “sonsuz gençlik” mümkün mü? “Olgun bir beynin bilgi ve bilinci ile yirmi yaşın gençliği ve dinamizmi” birleşirse ne olur? Kalıtımbilimde son yıllarda -sessizce- gerçekleştirilen olağanüstü gelişmeler insanlara bu düşün gerçekleşebileceğini düşündürmeye başladı... Ama bu düşün gerçekleşmesi “doğal denge”de bir aksamaya yol açmayacak mı? Bulunduğumuz noktaya yüz binlerce yıl süren bir evrim sonucu geldiğimizi göz önüne alırsak, süreci zorlayan müdahalelere doğanın tepkisiz kalacağı düşünülebilir mi? Kalıtımbilimi süreci değiştirmek amacıyla kullanmak isteyen “Yeni Sağ”, dünyayı nasıl bir politik yapılanmaya sürüklemek istiyor? İspanyolca konuşulan ülkelerde kitapları en çok satan yazarlardan olan Alberto Vázquez-Figueroa’nın ülkemizde ikinci kez kitabı yayımlanıyor. İspanyolca aslından akıcı bir Türkçeyle dilimize kazandırılan Yeni Tanrılar’da Figueroa, “çağımızda iktidarı var eden en temel şey olan ‘bilgi ve deneyim’in gençliğin ataklığı ile birleşmesi halinde bunun politik/doğal yansımaları ne olabilir” sorularına yanıt arıyor.
Bu eseri henüz edinmemişken (arkadaşım okuyordu) isminden dolayı nasıl bir eser olduğunu tahmin etmiştim. Yeni Tanrılar neyi ifade eder gerçekten de? Sizce de ütopik bir yanı yok mu eserin isminin? Orwell'in veya Huxley'in kitaplarındaki gibi. Çünkü orada da bir takım 'Yeni Tanrılar' oluşmuştu toplum düzeninde. Bu eserde konuya biraz daha bilimsellik dahil olmuş diyebilirim. Kendi benzeri olduğu eserlerde olduğu gibi geleceğe dair uyarı çığlıkları atan bir eser bu. Özellikle bu çığlıkları, kütüphanenin ücra köşelerinden atması bu eseri bende özel bir yere taşıyor.

Kitap genel olarak gen mühendisliğinin sonucunda açığa çıkabilecek çeşitli tehlikelerden bahsediyor. Günümüzde gelişmekte olan bu mesleğin ileride çok fazla gelişmesi halinde insanlar arasından 'Yeni Tanrılar' çıkabileceğinin altını çiziyor. Öyle ki, belli bir noktadan sonra bu işin kontrol edilemeyeceğini, dolayısıyla insanlar arasında büyük bir kaos yaşanacağını söylüyor bizlere. Kitap bu açıdan, toplumdaki birçok kavramının da öneminin altını çiziyor.

Kitabın içeriğinden biraz daha bahsetmem, incelememin anlaşılmasına daha çok yarar sağlayacaktır. Eserdeki 'uzak' gelecekte insanlar gen mühendisliğinde öylesine gelişmişlerdir ki bir insanı yeniden 'gençleştirebilmektedirler'. Bunu değişik yöntemlerden yapmış olsalar da (asla tahmin edemeyeceğiniz yöntemler), bu buluş, insanlığa sunulmamış. Bu konuda özellikle yazar çok güzel bir noktaya dikkat çekmiş: Bilimin ticari bir hal alması. Bilim asla ticari bir amaç için sunulmamalı -günümüzdekinin aksine- bana göre. Bilim evrenseldir, eğer bu evrensellik sürekli olacaksa tüm insanlara imkan sağlayabilmeli, her insana yarar getirebilmelidir. Örneğin kanseri bir anda önleyen bir ilaç bulunursa bunun bir bedeli olmamalı. Dünyadaki tüm kanserli hastalar bundan faydalanabilmelidir. Bu, ticari hale getirilip, yalnızca büyük paraları olanlar bundan yararlanırsa bilimin evrenselliği yalnızca sözde kalmış olur. Böyle olunca, kitapta da bu 'gençleşme' işleminden yalnızca milyarderler yararlanabilmektedir. Çünkü kitaptaki uzak gelecekte de bilim ticari bir amaç haline gelmekten kurtulamamıştır.

Gen mühendisliğinin getirdiği yeniliklerin toplumdaki değerleri ne ölçüde değiştireceği üzerine kafa yormanızı ve sorgulamınızı sağlıyor bu eser. Öyle ki, bu soruna insan klonlama konusunda da dikkat çekiliyor; bunun ne denli ahlaklı ya da ahlaksız olduğunu, bir 'klon insan'ın insani değerlere sahip olup olmayacağı gibi muammalardan oluşan bir belirsizlikler dizisini de gözler önüne seriyor. Bu 'gençleşme', diğer bir deyişle 'ölümsüzlük' bulunduktan sonra bile insanlığın büyük bir sorunla karşı karşıya kaldığını da bildiriyor bizlere. İnsanoğlunun bu güne kadar yalnızca doğumla ölüm arası sorunları (fiziksel olanları) bildiğini ve çaresini bulduğunu, fakat bu 'devrim'den sonra bu iki temel taşı olan doğum ve ölümün de yerinden oynadığını ifade eden yazar, bu gibi ağır bir gelişme için toplumun hazır olmadığını, belki de asla hazır olamayacaklarını da dile getiriyor.

Hikayemiz de işte tam bu 'gençleşme' işleminden geçen bir zengini anlatıyor. İnsanlığın belki de en büyük hayali olan ölümsüzlüğü dolaylı olarak bulduklarını fakat ticari amaca bağlandığı için yine de bir işe yaramadığı, dolayısıyla insanların bunu öğrenmemesi gerektiğini savunduklarını, karakterimiz Alain'in doktoru olan Doktor Ericsson tarafından ifade ediliyor. Bu belki de yine biz insanların suçu. Her bir şeyi ticari amaca bağlamamız yüzünden bilim belki de bundan sonra bir daha ticari yerine 'insani' olamayacak, 'ölümsüzlük' bulunsa dahi...

Kitapta beğenmediğim detay cinsellikle ilgili öğelerin gereksiz bir şekilde bazı yerlerde abartılmış olmasıydı. Bu açıdan hoşuma gitmeyen bu eser geleceğe dair bir uyarı çığlığı attığı için yine de okunmaya değer kitaplar kategorime girdi. Özellikle kitabın sonlarına doğru işler öylesine karışıyor ki kafanızda soru işaretleri önlenilemez bir şekilde artmaya başlıyor. Kitabın kurgusunun dışında, böyle bir ihtimal varsa bile bazı şeylerin nasıl mümkün olabileceğini kendinize sormadan edemiyorsunuz. Ütopik severler için kesinlikle kaçırılmaması gereken bir kitap Yeni Tanrılar. Bilimin 'insani' hale gelmediği sürece fazla bir yarar getiremeyeceğini hatta belki de zarar getireceğini haykıran güzide bir eser.
İlk bakışta oldukça ön yargılı davranacağınız bir kitap gibi görünse de oldukça ilgi çekici bir kitap olduğunu itiraf etmeliyim. Yazıldığı zamana göre böyle bir kurguyu geliştiren yazara saygı duymamak saygısızlıktan başka bir şey olmazdı. Basitçe konusu iyileştirilmesi o zamanlar için çok zor ya da imkansız olan hastalıklara yakalanan oldukça zengin insanları yeni bir yöntemle tedavi etmeleri ve bunun sonucunda tedavi edilenlerin yirmi yıl gençleşmiş gibi hissetmelerinden oluşan huzursuzluğun giderilmeye çalışılmasıdır. Huzursuzluğun temel nedeni zamanla sanki bu bedende başka birisi yaşıyormuş gibi hissetmelerindendir. Oldukça soluk kesici bir kitap olduğunu -benim gibi kitap okumayı sevmeyenler için bile- söyleyebilirim. Okunmasını tavsiye ederim.
20. yüzyıl sonlarının insanı, olağanüstü olaylara öylesine alışmıştı ki, sonunda alabildiğine kendini gündelik olayların akışına bırakmıştı. Gündelik yaşamın anlamsız, yenilmez dişlileri arasında ezerek, ayakta kalmak için milyonlarca küçük savaşlarla yakıp yıkarak, ucu bucağı olmayan bireysel bencillikler denizinde boğarak, tarihsel olayların, görkemli yiğitliklerin, akla hayale sığmaz yeni buluşların üzerinden frensiz kör bir araba gibi geçip gidiyordu.
Alberto Vazquez
Sayfa 111 - Ayrıntı Yayınevi
Yazar Louis Pauwels'e ya da düşünür Benolat'ya göre, her zaman anlık ve geçici olan siyasal iktidar savaşımı, yeni bir savaşın uğruna, çok daha derin ve etkili olan ekinsel iktidar uğruna bırakılmalıydı; kısacası bu ekinsel iktidar, her zaman halk yığınlarının tabanında varlığını sürdürüyordu.
Büyük dinsel inanışlar iflas etmiş gibiydi ve insanların ruhlarına yüzyıllarca egemen olduktan sonra ortadan silinmeleri, "ruhlar"da kalan boşluğu dolduracak bir çözüm aranmasını zorunlu kılıyordu; insanoğlu hiçbir zaman bu boşlukla birlikte yaşamaya alışamayacaktı.
Alberto Vazquez
Sayfa 70 - Ayrıntı Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeni Tanrılar
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
2789755390045
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Nuevos Dioses
Çeviri:
Yıldız Canpolat
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Yüzyıllardır insanları çeken en çarpıcı düşlerden biri olan “sonsuz gençlik” mümkün mü? “Olgun bir beynin bilgi ve bilinci ile yirmi yaşın gençliği ve dinamizmi” birleşirse ne olur? Kalıtımbilimde son yıllarda -sessizce- gerçekleştirilen olağanüstü gelişmeler insanlara bu düşün gerçekleşebileceğini düşündürmeye başladı... Ama bu düşün gerçekleşmesi “doğal denge”de bir aksamaya yol açmayacak mı? Bulunduğumuz noktaya yüz binlerce yıl süren bir evrim sonucu geldiğimizi göz önüne alırsak, süreci zorlayan müdahalelere doğanın tepkisiz kalacağı düşünülebilir mi? Kalıtımbilimi süreci değiştirmek amacıyla kullanmak isteyen “Yeni Sağ”, dünyayı nasıl bir politik yapılanmaya sürüklemek istiyor? İspanyolca konuşulan ülkelerde kitapları en çok satan yazarlardan olan Alberto Vázquez-Figueroa’nın ülkemizde ikinci kez kitabı yayımlanıyor. İspanyolca aslından akıcı bir Türkçeyle dilimize kazandırılan Yeni Tanrılar’da Figueroa, “çağımızda iktidarı var eden en temel şey olan ‘bilgi ve deneyim’in gençliğin ataklığı ile birleşmesi halinde bunun politik/doğal yansımaları ne olabilir” sorularına yanıt arıyor.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Elif Elvarag
  • Gallizenæ
  • Emrullah Hundi
  • Aykut

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (2)
8
%50 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0