Yesrib'de Bahar Müslümanlığın Doğuş Öyküsü

8,5/10  (4 Oy) · 
12 okunma  · 
1 beğeni  · 
522 gösterim
“O gece Zeyd, hayatındaki en mucizevi deneyimi yaşadı. Zeyd’in, her bir heceyi her bir vurguyu hafızasına kazıyabilmesi için Cebrail okuyor ve Hz. Muhammed(sav) tekrarlıyordu. Karanlık, yerini güneşin ilk ışıklarına terk edinceye kadar devam ettiler.”

Okur, Zeyd’in rehberliğinde; İslam’ın ilk yıllarına, Medine’ye doğru bir yolculuğa çıkıyor. İslam’ın doğuşundan kısa bir süre sonra Medine(Yesrib)’de dünyaya gelen Zeyd, babasının Buas savaşında ölmesiyle yetim kalınca; annesi ve abisiyle hayatın zorluklarını aşmaya çalışıyor. İslam’la tanışması ve Hz. Peygamber’le karşılaşması ise hayatının tümüyle değişmesini sağlıyor.

Hikayenin başında sekiz yaşında olan Zeyd, daha 12 yaşında iken vahiy katibi oluyor. Kur’an’ın en önde gelen koruyucularından ve yorumcularından biri olan bu çocuk, aklı ve hafızasıyla küçük yaşlarından itibaren herkesin hayranlığını kazanıyor. Kur’an’ın kitap haline gelmesi ve değişmeden çoğalmasında Zeyd’in rolü oldukça büyüktür. 

İtalya’nın en büyük Müslüman kültürü uzmanlarından biri olan Vincenzo, İslam’ın ilk yıllarını akıcı bir romanla okura sunuyor. Yazarın söylediği gibi “Batı romanının akıcılığını ve Doğu bilgeliğinin içeriğini haiz” bu eser Hz. Muhammed(sav)’in hayatından bir kesiti, vahiy katiblerinden Zeyd Bin Sâbit’in gözünden anlatıyor. 
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2012
  • Sayfa Sayısı:
    304
  • ISBN:
    9786050802726
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
zehra koyuncu 
20 Oca 18:34 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

'' Öyle anlar vardır ki bunların yanında sözler yazılmayı hak etmeyecek kadar değersiz kalır. '' Kitap Hz. Muhammed'in (s.a.v.) vahiy katibi ve sahabenin önde gelenlerinden Zeyd Bin Sabit' in gözüyle tam da cümledeki gibi tanıklığı bütün cümleleri susturan anılarla Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatından kesitler anlatıyor.

İçerisinde ufak tefek bazı hatalı bilgiler var ama onları da benim okuduğum çeviride çevirmenler not düşerek düzeltmişler. Bu ufak hatalar dışında Kütüb-i Sittede geçen gerçek olaylar anlatılmış.

Yazar, İslami eserlerde çok büyük bir eksik olan roman diliyle de esere ayrıca akıcılık ve okuma keyfi kazandırmış. Sırf bu yönüyle bile okunmaya değer bir eser kazandırmış okuyucusuna. Aslında bu kitapta Hz. Muhammed(s.a.v.) hakkında okuduklarımın hiçbiri yeni değil benim için ama söz konusu '' O ''(s.a.v.) olunca ne okursak okuyalım ne bilirsek bilelim hatta ne kadar seversek sevelim hep eksik hep yetersiz kalıyor. Ben O'nu (s.a.v.) ucu bucağı olmayan sonsuz bir okyanusa benzetiyorum, suyundan kabımız ölçüsünde alıyoruz ve O'nun (s.a.v.) için yazılmış her eser kabımızı biraz daha genişletmemizi ve O'nunla (s.a.v.) biraz daha yakınlaşmamızı, bütünleşmemizi sağlıyor. Bu ve bunun gibi eseler bu yüzden benim için çok değerli.

Tevbe Suresinde geçen bir ayet Hz. Muhammed'İn(s.a.v.) insanlığa karşı olan sevgisini anlatır. O ayet her geçtiğinde kendimden utanırım. O'nun(s.a.v.) beni sevdiği kadar O'nu sevemedim çünkü. O'nun(s.a.v.) için çırpınmadım, O'na(s.a.v.) ve getirdiklerine sırt çevirdim çoğu zaman, belki çoğu zaman bu yaptığımın pişmanlığını bile yeterince yaşamadım vicdanımda.
Kitap bana bütün bu pişmanlıklarımı tekrar yaşattı bu yüzden bir kitap incelmesinden çok bir iç döküşe benzedi ama aldırmayın siz bana :) Okuyun efendim, O'na(s.a.v.) dair her şey okunmaya değerdir. Ki bu kitap da fazlasıyla hak ediyor bunu

'' Size kendi aranızdan, (bizzat içinizde doğup büyümüş) bir Rasûl geldi: bırakın azaba düçar ve müstahak olmanızı, bir sıkıntıya bile uğramanız O’nun yüreğine oturur; size çok düşkün olup üzerinizde titrer; mü’minlere karşı son derece şefkatli ve son derece merhametlidir. ''