Yırtık

7,5/10  (2 Oy) · 
3 okunma  · 
2 beğeni  · 
365 gösterim
Münir Göle Yırtık başlıklı romanında bir yas üçlemesi kuruyor, üç tür ayrılığı mercek altına alıyor...

"Çıkış"ta, bir adam sözünü etmek istemediği bir olayın arifesinde şimdiyi kıstırmaya çalışıyor.

"Ayrılık"ta bir başka adam, yeni ayrıldığı sevgilisine, ilişkinin kendi tarafından görünüşünü anlatıyor.

"Kopma"da yıllardır suskunluğunu yenemeyen bir yazar, yeni bir ilişkiyle yeni bir kitabın kabuğunu kırarken, geleceği kurcalıyor.
Şimdi, geçmiş, gelecek - yas, ayrılık ve şiddet...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2010
  • Sayfa Sayısı:
    328
  • ISBN:
    9789750817519
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 3 Alıntı

nilufercicekleri 
29 Tem 21:24 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

İtiraf etmeliyim, hep olmadığım, yaşamadığım şeyler çekiyor beni. Kimi yalnızlıklarımda, karşımda biri olsun kim olursa olsun diye düşündüğümü hatırlıyorum. O biriyle yüz yüze olduğumuz an yalnızlığımı özlemeye başladığımı da.

Yırtık, Münir GöleYırtık, Münir Göle
nilufercicekleri 
29 Tem 21:33 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bu hikayenin neden ikide bir yeniden kurgulandığını anlamakta güçlük çekiyor olsam da, sosyal anlamda temiz bir sicilin kadının seçilmesinde önem taşımasının yanı sıra, senin de geçmişini kirli gördüğüm sonucuna varıyorum. İnsanın gururla sergileyeceği kimliğinin çeşitli kılıflara uydurulması, bu kimlikle kişinin barışık olmadığının göstergesidir. Hele seçimlerini kendi duyuları, arzuları, duyguları doğrultusunda yapmak yerine, önerilen kıstaslara uyum sağlamayı yeğleyen birinin bunca serüvenden sonra, kendine yaraşır bir hikaye tutturamamasını, kendini kandırma sınırlarının iyice genişletmesini anlıyorsam da, anlayışla karşılayamıyorum. Açtığın her yeni sayfanın başarısızlık öyküsüne dönüşmesi, senin başkalarını yargılama biçimini de derinden etkiliyordu. En yakın arkadaşlarını bile, arkalarından yerin dibine batırıyordun. Her biri birer iffetsizlik örneğiydi, her önlerine gelenle yatıp kalkıyorlardı, kendini asla onlarla bir tutmuyordun. Sanki kendi uğradığın yıkımların daha beterini onlara yansıtmak yoluyla, kendi durumunu daha kabul edilebilir kılıyordun. Çarçur edilmiş her hayat, kapanması olanaksız bir yaradır derinde bir yerde. Ne yazık ki seninki böylesi bir hayata güzel örnek oluyor.

Yırtık, Münir GöleYırtık, Münir Göle
nilufercicekleri 
29 Tem 21:52 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Sen bu hikayeyi kendine nasıl anlatıyorsun bilmiyorum. Gövdene kulak vermeni önerebilirim sana. Çocukluğundan beri genç sayılabilecek yaşına rağmen başından geçenlerin bir listesini çıkarmaya kalksan yeter belki. Ruhçözücüsüne güzel bir istatistiki imkan veriyorum. Yüzdelere vurduğunda gövden ne diyor sana? Beslenme bozuklukları, zehirlenmeler, çarpıntılar, aritmi, migren, uyku bozukluğu, ölüm korkusu, mikrop korkusu, sürekli soğuk algınlığı, grip, kramplar, baş dönmesi, tansiyon düşmesi, kan şekerinin azalması, daha neler. Bunlar sence bir çağrı değil mi? Gövden imdat diye avaz avaz bağırmıyor mu? Bunca ilgilenebilecek şey varken, orta yaşı yeni devirdiği bu dönemde tıpla bu kadar haşır neşir olmanı nasıl açıklamalı? Gövde yaşatır, ama gövde öldürür de. Korkular gövdeyi basar, gövde öldürür. Ölüm korkusuyla kaçarken, ölümün kendisiyle burun buruna gelir insan.

Yırtık, Münir GöleYırtık, Münir Göle