Yusuf Ziya Ortaç (Şair, Mizah Yazarı, Gazeteci)

·
Okunma
·
Beğeni
·
59
Gösterim
Adı:
Yusuf Ziya Ortaç
Alt başlık:
Şair, Mizah Yazarı, Gazeteci
Baskı tarihi:
Mart 2010
Sayfa sayısı:
325
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054208555
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitabevi Yayınları
Yusuf Ziya Ortaç (1895-1967) edebiyatımızda hece vezninin yaygınlaşmasında önemli rol oynayan Beş Hececi şairlerden birisidir. 1912 yılında dönemin eğilimlerine uygun şiirler yazarak başladığı sanat hayatını 1918 sonlarından itibaren mizah şairi, mizah yazarı ve yayıncı olarak ölünceye kadar devam ettirmiştir. 55 yıl süren bu uzun sanat ve yayıncılık hayatını çok velûd bir yazar olarak geçirmiş; Türk sanat, edebiyat ve kültürüne toplam 42 kitap, 200’den fazla şiirin yanı sıra değişik tür ve şekillerde olmak üzere binlerce yazı armağan etmiş, 38 dergi ve gazetede şiirleri ve yazıları yayımlanmış, kendisi de 11 adet dergi ve gazete çıkarmıştır. Bu kitapta Yusuf Ziya Ortaç’ın şairliği, mizah yazarlığı ve yayıncılık faaliyetleri ayrıntılı bir şekilde ortaya konmaya ve Millî Edebiyat hareketinin bu önemli şahsiyeti etrafındaki bazı meseleler topluca bir kere daha gözden geçirilmeye çalışılmıştır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Benim için her şey şiirdi... Dünya bile, bir öküzün boynuzuna değil ama, muhakkak bir mısranın ucunda dönüyordu!
Hayvanlara karşı, belediyemizin şefkati de meşhurdur: İki sene evvel, eşşekler, öküzler, inekler için yaptırılmak istenen fenni ahırları hatırlıyor musunuz?.. O, sinek girmesin diye pencereleri tel kafesli, içerisi vantilatörlü tertemiz ahırlarda, şu insanlığımla ben bile oturmağa hazırım!

Dünyaya yanlış gelmişiz: En büyük saadet hayvan olmakta imiş!
Ben ki henüz pek gencim, bilmiyorum sevgi ne!..
Nerime
Sevgi bir cehennemdir... Bilmeyin onu yine!
Vefik
Varsın cehennem olsun... İstiyorum yanmayı,
Bu karanlık uykudan yanarak uyanmayı!
Hasretle boğulmadan böyle en güzel çağım
Sizin gözlerinizde aşkı okuyacağım!..
Bir serseri rüzgarım, aklımdan geçmez ölüm,
Bin türlü duygunun ma'kesi oldu gönlüm!
Bir gün bile sormadım kendime: Kimim, neyim?
Yalnız san'at aşkına tapan bir divaneyim!
Hissime, düşünceme sade o aşk hakimdir,
Düşünmedim bir lahza beni yaratan kimdir?
Ne dünya saltanatı, ne cennet, ne cehennem,
Yalnız kalbi terennüm eder benim efsanem!
Her şeye bedel saydım bir şuhun busesini,
Heyhat... İşitmedim hiç hakikatin sesini!
Bir uçurum korkusu duymazken bu gidişte,
İçimden sarsılıp kendime geldim işte:
Bu ne?.. Bu dalgalarda homurdayan devler ne?
Bu ne?.. Ufuklardaki bu vahşi alevler ne?
O şen bakışlardaki bu mahzun gölge nedir?
Bu ne?.. Bu gördüğüm yer, bu viran ülke nedir?
Rabbim... Bu vatanım mı?.. Bu mudur benim yurdum?
Ben ki onun göğsünde huzurla uyurdum!
Bu mudur bana aşkı, şi'ri ilham eden yer?
Ne gafil bir uykuya dalmışım buysa eğer!..
***
Bu akşam her tarafta bir ruhani hüzün var,
Bir ses bana diyor ki: Şair, Allah'a yalvar!
Sen ki hisli kalbinli aşinasın her derde,
Bir san'atkar güler mi? muhiti inilder de?
Gidip gelmeyenlerin matemlerini haykır;
Yahud ali bir sükut için rübabını kır!..
***
Bu gece nur içinde kalan minarelerin
Bağrında dalgalanan yanık sesler ne derin!
Kirpiklerim yaşardı, düştüm yeni bir vecde;
Yıldızların altında ettim Allah'a secde!
Tanrım... Ne kadar hazin, ne kadar kara yazım,
İlk defa huzurunda diz çöken bu niyazım
Yurdunun matemini duyan bir aşık sesi;
Senin ki şu göklerin adaletin ma'kesi,
Bense, zulmet içinde arıyorum biraz nur,
O halde münacatım elbet kabul olunur!...
Boynumda asılı yaralı kolum,
Yürüdüm... Bir yeşil cennetti yolum,
Dağ tepe aşarak geldim evime,
Gönlümü mest etti ulvi bir nağme:
Nişanlım oturmuş okuyor Kur'an,
Selamet diliyor bize Tanrı'dan!
Söz gelişi Tolstoy, on yedi yaşında başladığı günlüğüne seksen yaşlarına kadar devam etmiştir. Bu günlük, Tolstoy'un, çağımızın hakkında en fazla bilgi ve belgeye sahip olunan kişisi ünvanına da sahip olmasını sağlamıştır.
Geldi matbuata bir yeni civan,
Mefkuresi haşa huzurunuzdan
Parmak hesabıyla şiir yazmakmış!
Aruza bir derin mezar kazmakmış!
Ne kadar yamandı o başmakale,
İnsanı sokuyor zorla vebale!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yusuf Ziya Ortaç
Alt başlık:
Şair, Mizah Yazarı, Gazeteci
Baskı tarihi:
Mart 2010
Sayfa sayısı:
325
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054208555
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitabevi Yayınları
Yusuf Ziya Ortaç (1895-1967) edebiyatımızda hece vezninin yaygınlaşmasında önemli rol oynayan Beş Hececi şairlerden birisidir. 1912 yılında dönemin eğilimlerine uygun şiirler yazarak başladığı sanat hayatını 1918 sonlarından itibaren mizah şairi, mizah yazarı ve yayıncı olarak ölünceye kadar devam ettirmiştir. 55 yıl süren bu uzun sanat ve yayıncılık hayatını çok velûd bir yazar olarak geçirmiş; Türk sanat, edebiyat ve kültürüne toplam 42 kitap, 200’den fazla şiirin yanı sıra değişik tür ve şekillerde olmak üzere binlerce yazı armağan etmiş, 38 dergi ve gazetede şiirleri ve yazıları yayımlanmış, kendisi de 11 adet dergi ve gazete çıkarmıştır. Bu kitapta Yusuf Ziya Ortaç’ın şairliği, mizah yazarlığı ve yayıncılık faaliyetleri ayrıntılı bir şekilde ortaya konmaya ve Millî Edebiyat hareketinin bu önemli şahsiyeti etrafındaki bazı meseleler topluca bir kere daha gözden geçirilmeye çalışılmıştır.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Ruh Adam

Kitap istatistikleri