Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 12 dk.
Sayfa Sayısı:
360
Basım Tarihi:
1986
Yayınevi:
E Yayınları
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Zelimhan
Puan vermedi·339 syf.··
2024 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2024 04:13
Zelimhan Bir insanın, insan olarak başına gelebilecek en kötü şeyin haksızlık ve hakkının gasp edilmesi olduğunu düşünüyorum. Her ne olursa olsun hepimiz günün sonunda aynı gökyüzü altında nefes alan insanlarız. İşte Zelimhan da tıpkı bizler gibi kimseye zararı olmadan geçinen sıradan bir çiftçiydi, taki ailesi ve kendisinin uğradığı haksızlığa kadar... Birinin mal, mevki, şöhret sahibi oluşu onun haklarını senden nasıl daha mukaddes kılabilir ki ? Zelimhan bu sorunun cevabını bulamayıp sevdiklerinin ölümüyle sonuçlanan bu yolda dağa çıkıp abrek olmuş bir çeçen halk kahramanıdır. Kitabı okuduğunuzda aslında bile isteye eline silah alıp gezmediğini anlarsınız, bazen insan öyle bir noktaya geliyor ki acizliğinden de ötürü ne yapacağını bilemiyor, teslim olsaydı Rus Çarlığı'nın haksız yasaları altında ölmüş olacaktı ama izzetiyle, şerefiyle yapabildiği kadar halkının hakkını gözetmeye çalıştı, sahip olduğu bir kaç dostuyla birlikte bu yolda,1 kişi öldürülüyorsa 1 kişi öldürdüler kana susamış vahşi bir hayvan gibi eğlence ve zevk peşinde koşmadılar, kısasa kısas uyguladılar. Zelimhan da iyisiyle kötüsüyle hataları olan bir insandı, günün sonunda ona en büyük zararı yine kendi insanı verdi, onlar tarafından ihbar edilerek hayatını kaybetti. Kitapta en üzüldüğüm noktalardan biri okumuş görmüş din bilen hocaların, mollaların arka tarafta yaptıkları gizli hesaplar için halkın din anlayışını, samimiyetini sömürüyor olmaları, Zelimhan için onun Allah'ın düşmanı olduğunu söyleyip camilerde "bizden değildir" diye bildirgelerde bulunmaları, ne demiş Seyyid Kutup: " Dininde tavizler çukuruna yuvarlandığında; Sebat edenleri "aşırıcı" diye itham etme !". İşte Zelimhan haksızlık karşısında karınca misali ile verdiği mücadelede takdir edilesi bir şahıs, kitap bunu kurgusuyla bakış
Edebiyat
ZelimhanMohmad Mamakayev · Anka · 200217 okunma

Yazar Hakkında

Mohmad MamakayevYazar · 2 kitap
16 Aralık 1910 yılında şimdiki Rusya Federasyonu’na bağlı Çeçen-İnguş Özerk Cumhuriyeti’nin Tiyha-Marta (Arka Marta) köyünde doğdu. Bir çiftçi ailesinin çocuğudur. Yedi yaşındayken hem anasını, nem babasını yitirdi. On yaşında Aslanbekov Çocuk Yetiştirme Yurdu’na verildi. Gençliğine kadar çocukluğu Çlulgun-Yurt, Sernovodsk ve Grozni’de geçti. Orta ve lise düzeyindeki okulları bitirdikten sonra Çeçen komsomol örgütüne girdi. Çeçen BKP Örgütü’nce yüksek öğrenim için 1926 yılında Moskova’ya gönderildi. Aynı yıl Zelimhan poemiyle edebiyata ilk adımını atan Mohmad Mamakayev, Moskova Üniversitesi Doğu Ulusları Fakültesi’ni bitirerek ülkesine döndü. 1930 yılında BKP Urus-Martanov Sancağı Komitesi Sekreterliği’ne getirildi. 1930-1931 yıllarında Serlo (Işık) gazetesinde Kominteri, Oçerki ve Arkadaşlık adlı şiirlerini yayımladı. Grozni Emekçileri gazetesinin redaktör yardımcılığı görevini yürüttü. 1934 yılına kadar Çeçen Belediye Komitesi’nde ve Çeçen Dil Tarih ve Edebiyatını Araştırma Enstitüsü’nde çalıştı. Aynı zamanda Belediye Komitesi’nin Okul ve Araştırma Bölümü’nü yürüttü. Lenin’in Yolu gazetesinin redaktörlüğünü üstlendi. Çeşitli dergilerde edebî çalışmalarını da sürdürdü. 1934-1937 yılarında Çeçen-İnguş ASSR Büyük Millet Meclisi’nde milletvekilliği görevi yaptı. Yazarın daha sonraki yaşamı kuzeyde geçti. 1956 yılına kadar İgarka kentinde yaşadı. Aynı kentte 1954 yılında bir edebiyatçılar topluluğunu oluşturdu. 1956 yılına kadar ozan olarak ürün veren Mohmad Mamakayev İlk Düdük adlı öyküsüyle bu alana da elini attı. Gazete ve dergi yazarlığının yanında yöneticilik ve danışmanlık işlerini de sürdürdü. 1962 yılından sonra Çeçen-İnguş ASSR Yazarları Birliği’nin organı Argun almanağının redaktörlüğünü, aynı birliğin başkanlığını yaptı. Edebî çalışmaları aralıksız süren Mohmad Mamakayev’in ünü bütün Sovyetler Birliği’nde hak ettiği yeri aldı. 1965 yılında Moskova’daki Çeçen-İnguş Yazarları Haftası’nda sanat gücü birçok eleştirmence parlak biçimde kutlandı. 4.10.1971’de İstanbul’a da gelerek birkaç gün kalan bu büyük ozan 1973 yılında öldü. Mohmad Mamakayev, Çeçen edebiyatının kurucularından biridir. İlk kurucu kuşaktan olan Said Baduyev, Ahmad Nacayev ve Abdi Dudayev’in hemen ardından görünen ozan, hem şiirde, hem de düz yazı türünden Çeçen dilini çok sağlam bir çizgiye oturtmuştur. Kendisi öncelikle bir ozandır. Onun şiirdeki gücü en yetkin düzeye ulaşarak adını kendi cumhuriyetinin dışında da duyurmuştur. Mohmad Mamakayev, yaşamı tüm gerçekleriyle seven ve benimseyen bir ozandır. Şiirlerinde derin gözlemlere dayanan ve düşünsel ögelerle beslenen bir sanat anlayışı vardır. İnsan doğa ve eşya üçlüsü onda değişmeyen motiflerdendir. Yurt sevgisi ile insan sevgisi yanısıra derin bir lirizmi de getirir. Özellikle tarih, çağın insanını ortaya koyması bakımından çok önemlidir. Ben burada onun şiir sanatından değil, roman gücünden söz etmek durumundayım. Düz yazı türündeki eserleri de en az şiirleri kadar güçlü ve yetkindir. O Çeçence’nin su gibi akan görkemli halk dilini edebî bir üslupla verebilmiş tek yazardır. Çeçence’nin kesin kalıplara dönüşen anlatımlarından sapmaksızın halkın dilini hem bir yazı diline, hem de bir sanat diline dönüştürmüştür. En aydınından hiç okuma yazması olmayanına kadar bu dili bilen herhangi bir Çeçen onu anlar. Çeçence onun üslûbuyla her aydının, hatta güçlü bir Çeçen yazarının bile başaramayacağı bir çizgiye oturmuştur; dili ise herkesin anlayabileceği bir düzeye eriştirmiştir. Dolgun, doyurucu, temiz… Daha kısa, daha kesin söylemek gerekirse Çeçence ve Çeçen edebiyatı Mohmad Amayeviç Mamakayev demektir. Tümcelerinde eksik olan hiçbir şey yoktur; ama tırnak ucu kadar olsun fazlalık da bulunmaz. Anlam, amaç ve sanat bu sınırla doruğuna erişir. Çünkü Mamakayev’i okurken bıkma ve sıkılma gibi durumların ortadan kalktığını görürüz. Mohmad Mamakayev, dili ve anlatımıyla, kendisinden sonra da her kuşağın öncü yazarı ve ozanı olma gücünü taşıyan bir sanatçıdır. Böylesine güçlü bir yazarın Türkçe’ye kazandırılan bu ilk eserindeki aksaklıklar ve kusurlar, romanın aslında değil, çevirmeninin yanlışları arasında aranmalıdır. Bu eser yaşamöyküsel bir romandır. Zelimhan 1901-1913 yılları arasında on-onbeş kişilik çetesiyle Çarlık Rusyası’na karşı çete savaşı veren bir Çeçen kahramanıdır. Çağında Rusya’nın en ücra köşelerine kadar adını duyurmuş, saray onun ölümüne kadar basının dilinden tedirgin olmuştur. Zelimhan’ın abreklik yolunu seçiş nedenini açıkladığı ve Devlet Duması Başkanlığı’na gönderdiği 15 Ocak 1909 günlü mektubu aynı yıllarda hemen her Rus gazetesinde yayımlanmıştır. Gerçek bir belge olan söz konusu mektubun tümü nice nice yıllar sonra, bir dergide Türkçe’ye çevrilerek basılmıştır: bk. Birleşik Kafkasya, sayı 2, 3, İstanbul, 1964-1965. Mohmad Mamakayev’in bu ikinci romanından önceki ilk romanı “Revulyutsin Murd/Devrimci Mürit” de yaşamöyküsel bir romandır. Ekim devrimi sırasında Çeçen öncülerinden Aslanbek Şeripov’u anlatır. Romanlar: - Revulyutsin Murd/Devrimci Mürit (1962), - Zelimhan (1968). Yazarın öteki eserlerinden şiirler ve poemler: - Kan Emen Dağlar (1936), - Kıvılcım (1940), - Yolumun Mektupları (1958), - Seçmeler (1962), - Geri Gelirim (1963), - Seçme Eserleri I (1964), - Taşlar Bir Dile Gelse (1966), - Seçmeler (1970), - Sıcak Dünya (1972). Öyküler: - Buzlar Çözülünce (Alma Ata 1957, Grozniy 1962), - Yurdumun Yolları (1960), - Seçme Eserler II (1965).