"ZİNCİR"
"Hayatın senin hakkındaki kurgusu bambaşka olabiliyor. Sen sahip olduklarınla planlar yapar ve hayaller kurarken, bir anda tümünü yitirebiliyorsun."
Teknoloji hayatımızı inanılmaz derecede kolaylaştırıyor. Hangi çağda yaşamak istersin diye sorsalar, hiç düşünmeden teknolojinin ileri düzeyde olduğu bir çağda yaşamayı seçerdim. Günümüzde, telefon uygulamaları sayesinde ihtiyaçlarımızı konfor alanımızdan çıkmadan karşılayabiliyoruz; banka işlemleri, market alışverişi, su siparişi ve daha fazlası… Tabii ki eksileri yok değil ama avantajları tartışmasız daha fazla.
Günümüzün iş dünyasında teknoloji, hayatımızın her alanına nüfuz ediyor.
Mehmet’in hikâyesi de bunun canlı bir örneği. Bir görev için evinden çıktığında, işin başlamasına sadece birkaç dakika kalmıştı. Telefonunu çıkarıp görev yerine ulaştığını onayladı ve kısa süre sonra içeriden biri, kullanacağı malzemelerle çıktı.
Zincir”de yapılan işlerin karşılığı kredi ile ödeniyor; en yüksek getiriyi ise riskli “kırmızı kodlu” işler sağlıyor. Mehmet, arkadaşı Esra sayesinde ilk kırmızı kodlu görevine başlıyor ve bu noktadan sonra yaşanan aksiyon ve gerilim dolu anlar, casus filmlerini aratmıyor.
Mehmet’in telefonunda görevle ilgili tüm detaylar hazırdı. Getirilen malzemeleri ve telefonundaki talimatları takip ederek işi titizlikle tamamladı. İşin sonunda, her şeyi bir kez kontrol ettikten sonra görev tamamlanmış olarak sisteme kaydedildi. Uygulamanın yönlendirmesiyle fotoğraf ve videoları çeken Mehmet, dosyaları sisteme yüklediğinde hesabına kazandığı krediler yatırılmıştı.
Ancak Mehmet’in hikâyesi burada bitmiyor. Görevden sonra telefonu kapatıp pencereye doğru ilerledi. Dışarısı karanlıktı, içerisi ise dışarıdan rahatça görülebilecek kadar aydınlıktı. Hafifçe perdeyi çekip cama dayanan Mehmet, karşı