Gerçekten bi türlü anlayamıyorum. Bu dünyada herkes mutluluğun peşinde koşup duruyor ama kimse aradığını bulamıyor; öğrenci de olsan, işsiz de olsan, iş veren de olsan, çalışan da olsan ve ya ev hanımı ya da emekli de olsan asla mutlu olamıyorsun. Hepsi monoton, hepsi sıkıcı geliyor insana.
Belki mutluğun tanımını yanlış yapıyoruz, belki de "mututluk" kavramından çok şey bekliyoruz bilmiyorum. Ama o ya da bu sebeple mutluğu arayarak ömrümüzü tüketiyoruz ve onu bulamadan ölüp gidiyoruz.
Sizce mutluluğum anlamı nedir? (Kendi çapımda cevap arıyorum, fikriniz varsa ve paylaşırsanız memnun olurum.)
Önceden dizisini izlemiş olmama rağmen tabi ki de kitabı bambaşka bir haz veriyor insana.
Feride ve Kamran'ın imkansız aşkı...
Her ne kadar sonunu bilerek başlasam da severek okuduğum bir roman oldu.
Birkaç parça kağıdın dilinden yıllarca süren maceralarını okuyup, Divan edebiyatının keyfine varabileceğiniz bir kitap.
İlk başlarda pek sarma da, ilerleyen sayfalarda kendinizi durduramıyorsunuz adeta. Bol bol altını çizerek okuduğum bi kitap oldu. Dünyevi ve ebedi aşk ile ilgili çok güzel sözler barındırıyor içinde. Okumayı düşünenlere tavsiye ederim.