İlm kesbiyle pâye-i rif’at
Ârzû-yı muhâl imiş ancak
Aşk imiş her ne var âlemde
İlm bir kîl ü kâl imiş ancak
Fuzûlî
Bilimsel çalışmalar yaparak yüce makamlara erişmek, asla olmayacak bir hayal imiş...
Dünyada her şey aşktan ibaretmiş; bilim ise yalnızca kuru bir dedikodu...)
İşbu mânâ-yı bedîhî görünen gün gibidir
Ömür bin yıl dahi olsa yine bir gün gibidir
Ârif
(Güneş gibi parlayan bir manayı size söyleyeyim mi?
Ömür bin yıl da olsa, bir gün kadar kısadır)
Gerçek âşık aklıyla değil, gönlüyle bu yolculuğu tamamlayabilir çünkü. Akıl yalnızca bir araçtır. Onu nefsinin mi, yoksa gönlünün mü emrine vereceğin sana kalmış; ister masivaya, ister Allah'a ver.
Çünkü sevgiliye aşk ile gönül ile ulaşılır. Nefis ise aklı ve dünyayı ister. Aklı terk etmedikten sonra gönül yolculuğu nasıl olası değilse nefsi öldürmeden de ruhun arınması ve yücelmesi olası değildir. Ölmek gerekir ki hayat bulalım. Nefsi öldürelim ki Sevgili’de yaşayalım ve bunun için de Sevgili’den uzaklaştıran her şeyi terk edelim.