..Neden bilmem, çocukken yere düşmekten kanayan ve sonra kabuk tutan dizlerimin görüntüsü gelip duruyor aklıma. Yaşanmış bir çocukluğun kanıtıydı o yaralar. Düşme korkusuyla koşmaktan kaçsaydım, çocukluğumu tam yaşamış sayılır mıydım? Kanayan yaranın kabuk tuttuğunu bizzat görmeseydim, zamanın iyileştirici gücünü kitaplardan okuyup öğrenebilir miydim?
Sevgini de böyle bileceğim bundan sonra:
İstemekte yiğit, yapmaya gelince korkak, öyle mi?
Hayatın incisi saydığın her şeye can atacaksın
Ve kendi gözünde bir yüreksiz kalarak yaşayacaksın.
Ömrün boyunca, isterim, arkasından, yapamam,
diyeceksin.
Atasözündeki çaresiz kedi misali
Balık ağzıma gelsin, ama ayağım suya değmesin."