Fatma Kazankaya

Fatma Kazankaya
@kitap_dostuumm
Ege Üniversitesi
İzmir
Çanakkale
322 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
İmparatora Veda
Standart kalıbın dışına çıkan nevi şahsına münhasır bir metin İmparatora Veda. Gerek karakterleri gerekse kurguladığı dünyası ayrıksı bir evren yaratıyor kendi içinde. Eser, Murad'ın doğması ile başlıyor. Geleceğin hükümdarı olacak Murad'ın büyüdüğü saray ortamında masumiyetini kaybedişini, istediklerini ve keyfi kararlarını yaptırmak için nasıl bir diktatöre dönüştüğünü, kontrol gücün akıbetini ve modern bir halk gibi görünen insanlığın üzerinden işliyor. Murad, bir padişah evet ama öyle kaftan giyen türden değil, adidas eşofmanları, son model eşyaları ile yenilikçi bir bakış açısı var. Bir gün eline Eyasu'nun yazdığı bir elyazması geçiyor. Murad, şiire ve polisiyeye olan tutkusundan bu elyazmasına engel olunamaz bir merak duyuyor. Lakin bir hamlesi ile elyazmasının sonunu öğrenmekten mahrum kalıyor. İşte bu esnada kadraja Eyasu'yu yakından tanıyan İfe giriyor. İfe akıllı bir kadın, üstün bir cesareti var, kendisini hayatta tutacak manevraları çok iyi biliyor. Muradlar'ın tarihiyle (Şuur Devri) son hünkârın yaşadıklarına odaklanan metin soluksuz bir okuma sunuyor okuyucusuna. İfe'nin hayatında sevgisiz bir evlilikten kaçarak Eyasu'ya sığınması, Murad'ın çocukluğunda yaşadığı travmatik olaylar, bir insanın karakteristik olarak çevreden aldığı baskılar sonucunda nasıl değiştiği gözler önüne seriyor. Okuyunca derin bir üzüntü ve yalnızlık hissettim. İfe'nin duruşunu çok sevdim. Her sayfasıyla olaydan olaya sürüklendim aynı zamanda Eyasu'nun elyazması ile derin bir meraka kapıldım. İncelikle düşünülmüş, iyi kurgulanmış bir metin İmparatora Veda. Sizlere de tavsiyemdir.
Roman
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Biz Burada İyiyiz
Yaşananların ardından yaşadığın şehirden fersah fersah uzaklaşsan da hafıza denilen meret sana hiçbir şeyi unutma imkânı vermez. Aksine seninle birlikte sürüklenir her bir hatıra, birkaç eşya ile sıkış tepiş doldurduğun valizine çöreklenir. Yasemin, Ali ve Eren yaşadıkları olayların ardından bir eksik olarak güneşin yüzünü göstermediği Berlin'e gidiyorlar. İstanbul'un onlarda bıraktıkları hatıralar buruk, acı, trajik ve kayıp. Kaçıyorlar tüm yaşanmışlıklardan ama öğrenecekler ki Berlin'e kaçmak için değil kendilerini bulmak, unutmak istedikleri hatıralara daha sıkı sarılabilmek için bu uzaklık. Berlin'e sığınsalar bile üçününde hayatında kalıcı izler bırakan hatıraları var. Yasemin, hayatı boyunca hep sevdiklerinin yokluğu ile sınanıyor. Tam çoğalacağım, yeni bir 'umut' doğuyor derken bu kez geri dönmemecesine hayata karışıyor. Ali'nin de hayatında kaybı var ama gruba dahil olduğu gün hayatlarını değiştiren ve hep dinleyen. Eren, üretken bir yazar olarak yaşananları unutmamak için kaleme alan ve sonunda grubu ikiye bölen. Geçmişin hayaletleri yakalarından düşmüyor. Eren, yaşadıklarını kaleme alarak ölümsüzleştirirken elinizde tuttuğunuz kitaba dönüşüyor hikâyeleri; Biz Burada İyiyiz. Barbaros Altuğ, arkadaşlığın birleştirici ve iyileştiren yönünü gösterirken Gezi Parkı olaylarını da hikâyesine yediriyor. Samimi bağlardan, politik olaylara hayatın içinden bir eser sunuyor. Okurken okuru kendi gençlik yıllarına götürüyor, eksikleri, fazlalıkları, unutulmaya yüz tutmuş ama hala belleğimizde taze bir şekilde yerini koruyan hatıraların peşine düşürüyor. Canıgönülden tavsiyemdir.
Roman