“Bilmem size de hiç oldu mu?.. Bazen insan bir kitapta kendisinin de aklından geçmiş bir fikre, ta derinden hatıra gelen silinmiş bir hayale rast gelir ki bu, en ince hissinizi anlatıyor sanırsınız.”
“Bir zaman kalbine ateş vermeye çalışıp bir kıvılcım koparamayınca, zaten hissetmediğini anlamaktan olduğu kadar, kendilerini alışılmış şekillerde göstermeyen şeylere de inanmaktan âciz olan bu kadın, ihtirasında artık aşırı bir şey kalmadığına kolayca inanıverdi.”
“İçindeki arzuya kapılıp ziynet ve ihtişamın verdiği maddi zevkle gönül neşelerini, itiyatlardaki zarafetle his inceliklerini birbirine karıştırıyordu.”
“Ama ta gönlünün içinden beklediği bir şey vardı. Darda kalmış gemiciler gibi, gözlerini hayatının yalnızlığı üzerinde ümitsizce gezdirir, uzaklarda, ufkun sisleri arasından çıkıverecek beyaz bir yelkenli araştırırdı.”