bahar

Canı cehenneme rahat uyuyanın Kapısını örtenin perdesini çekenin. Yüreği yalnız kendiyle dolu Duvarları ancak çarpınca görenin. Canı cehenneme başkasının yangınıyla Evini ısıtıp yemeğini pişirenin. Bahçesine dek gelen alevleri Şehrayin sanan aptalın Canı cehenneme, camlarında Parçalanmış cesetler uçarken Bir iğdiş incelikle çiçekleri sulayanın. Mutfakla yatak odası arasında Çarşılarla gövdesi bencillikle hırsı Yılgınlıkla yenilgi arasında Dünyayı tüketenin canı cehenneme... Orada dağlar birer mezarlık Bulutlar kan salkımı sular toprakta düğüm Orada evler oda oda kanarken Burada yeşerenin canı cehenneme... Ey bir halkın gözyaşıyla ruhunu yıkayan kin Ey zulümle yükselen başarı Ölü sayısına endeksli maaş; Uzun masallar ardında mağrur Boynunda ölüm çanıyla oturan güç Senin de senin de canın cehenneme Ey Sultan Hamit tuğralı korucu alayları Kardeşi kardeşe kırdıran siyaset... Bir gün elbet, bir gün elbet Örter üstünü bu ağır yanlışın
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Narcissus'un aynasında yalnız kendi suretimiz Biz neden başkalarını sevemiyoruz?..
Ve biz sorarız, ne zaman bulutlansak Yapraklarla örtülü bir zamana bakarak Şimdi neden acı verir eski mutluluğumuz?.. Ve bir gün ne yapsak bitecek bir dünyayı Hangi korkuyla böyle çoğaltıp dururuz?..
Sonra onlar çılgınlık bitip Sürü dağılınca, yapayalnız gecelerde Durgun ve dilsiz, yastıklara çivili Bir mızıka sesiyle uyanmazlar mı Asaf'ın ateşlere karşı çaldığı?.. Bir otel odasında gencecik çocuklar Çırpındıkça bir yudum soluk için Üzerine benzin döküp oynayanlar Onlar bir gün öpmeye eğilince çocuklarını Dudaklarında duman ve yanık et kokusu Boğum boğum tıkamaz mı soluklarını?.. Sevgisiz bir Tanrının kinle büyüttüğü Ölüme tapınan o siyah adamlar Onlar bir gün yağmurlardan sonra Güneş salkım salkım dallarda yanarken Rüzgardan utanıp sudan korkmazlar mı?.. Ayrılık herkesin kapısını çalar bir gün Dağlar kararırken a da günün eşiğinde Onlar, saz kırıp şiir yakanlar İçlerinde gezinen kederi bir türküyle Bastırmak isterlerse derinden ve sessiz Çalmazlar mı duvarlara kirli bedenlerini?.. Kimse temizim demesin, kimse Bütün bir ülke odun taşıdı Behçet'in yangınına... Onlar, secdesi küf kıblesi korku olanlar Onlar bir gün ölüm menevişlenince içlerinde
Adamın gülüşü kirli, duruşu külhan Adam durmadan konuşuyor, boğazında boğum yok. Adamın başında alkışlardan bir duman Adamın parası var, adam haklı her zaman. Adamın zarı hep kar, çuhasında hırs Adamın boyu aptal, parmakları kurnaz. Adam bir giysi biçmiş halkın yufka kumaşından Adamın elinde Devlet bir altın makas. Adam siyaset loncasının pervasızlık piri Adamın gücü arsızlık, erdemi partisi. Adam demeçler veriyor gazino ağzıyla yılık Adamın yükselişi ülkenin uçurumu... 1993