6/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Bu kitap gerçekten çok tatlı, çok samimi bir okuma oldu benim için. Aslında koca bir hikâyeden çok, mektuplardan oluşan bir dostluk anlatıyor ama insan okurken sanki gerçek insanların hayatına misafir olmuş gibi hissediyor. New York’ta yaşayan Helene Hanff ile Londra’daki bir kitapçı arasında başlayan mektuplaşma zamanla öyle sıcak bir bağa dönüşüyor ki, sayfaları okurken yüzümde sürekli bir gülümseme vardı. Helene’in kitaplara olan tutkusu, bazen şakacı bazen de biraz sitemkâr mektupları çok keyifliydi. Karşı taraftaki kitapçının nazikliği, aralarındaki o mesafeye rağmen kurulan samimi bağ… Hepsi o kadar gerçek ve içten ki insan “keşke böyle mektuplaşmalar hâlâ olsa” diye düşünüyor. Bir de kitap boyunca hissedilen o kitap sevgisi var ki, bence en güzel tarafı bu. Kitapların insanları nasıl birbirine bağlayabildiğini çok naif bir şekilde anlatıyor. Kısacık ama kalpte yer eden bir kitap. Bitirdiğimde içimde sıcacık bir his kaldı. Kitapları ve kitapçılara duyulan o özel sevgiyi anlayan herkesin çok seveceğini düşünüyorum. #cansununkitapligi #84charingcrossroad #okudumbitti #reels #books
84, Charing Cross RoadHelene Hanff · Everest Yayınları · 2025238 okunma
Kitapçı Mendel
Puan vermedi·126 syf.··
2026 49. kitabı
Stefan Zweig yine insan ruhunun en kırılgan köşelerine dokunmayı başarıyor. Kitapçı Mendel ilk sayfasından son sayfasına kadar öylesine akıcı ilerledi ki kitabı okurken zamanın nasıl geçtiğini fark etmedim. Zweig’in sade ama derin anlatımı, beni sadece bir hikâyenin içine değil, bambaşka bir dünyanın içine taşıdı. Sayfaları çevirdikçe Viyana’nın sokaklarında dolaştım, kitap kokusunu hissettim ve savaş öncesinin o sakin atmosferinin yavaş yavaş nasıl yok oluşa sürüklendiğine tanıklık ettim. Bu kitap bana savaşın yalnızca şehirleri, binaları ya da devletleri yıkmadığını; insanların hafızasını, dostluklarını, mesleklerini, onurlarını ve hatta kimliklerini de elinden alabildiğini bir kez daha gösterdi. Jakob Mendel’in trajedisi aslında tek bir insanın değil, savaşın değdiği bütün hayatların trajedisiydi. Zweig, bunu büyük olaylarla değil, sessizce unutulan bir kitapçının hayatı üzerinden anlatıyor ve bu yüzden etkisi çok daha derin oluyor. En çok etkilendiğim noktalardan biri ise Mendel’in kitaplara olan tutkusu oldu. Onun dünyaya bakışı, kitaplara duyduğu sınırsız sevgi ve bilgiyi her şeyin önünde tutması bana birçok şeyin aslında ne kadar önemsiz olduğunu düşündürdü. Günlük hayatın koşturmacasında büyüttüğümüz pek çok mesele, onun yaşam felsefesinin yanında anlamını yitiriyor. Gerçek zenginliğin sahip olunan eşyalarda değil, insanın zihninde ve biriktirdiği düşüncelerde saklı olduğunu hissettiriyor. Kitabı bitirdiğimde içimde buruk ama çok güzel bir his kaldı. Zweig yine kısa bir metne koskoca bir hayatı, bir dönemin çöküşünü ve insan ruhunun yalnızlığını sığdırmış. Benim için yalnızca bir kitap değil, savaşın insandan neler alıp götürebileceğini, bilginin ve kitapların değerini hatırlatan unutulmaz bir okuma deneyimi oldu.
Kitapçı MendelStefan Zweig · Koridor Yayınları · 202012,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·88 syf.··
2026 4140. kitabı
Bazı kitaplar sadece bir hikâye anlatmaz; insanın içine yerleşir. Gazze'nin Son Kitapçısı da benim için tam olarak öyle bir kitaptı. Sayfalarını çevirdikçe kendimi yıkılmış binaların, toz bulutlarının ve bitmek bilmeyen bir bekleyişin ortasında hissettim. Ama en çok da savaşın, sadece şehirleri değil; insanların anılarını, alışkanlıklarını, umutlarını ve geleceğe dair kurdukları en küçük hayalleri bile nasıl paramparça ettiğini düşündüm. Hikâyenin merkezindeki Nebil karakteri beni en çok etkileyen isim oldu. Etrafındaki dünya yavaş yavaş yok olurken onun kitaplardan vazgeçmemesi, sayfalara gösterdiği özen ve kelimelere duyduğu saygı bana çok dokundu. Kitapçı dükkânı, dört duvardan ibaret bir yer değil; hafızanın, kültürün ve direncin saklandığı küçük bir sığınaktı. O raflarda yalnızca kitaplar değil, bir halkın geçmişi ve kimliği de korunuyordu. Fransız fotoğrafçı Jullien ile Nebil arasındaki diyaloglar kitabın en sevdiğim bölümleriydi. Nebil'in "Bir fotoğraf bir insanı yalnızca bir anın içinde yakalar, peki ya o insanın yaşamı?" sözü uzun süre aklımdan çıkmadı. Çünkü gerçekten de çoğu zaman ekranlarda yalnızca birkaç saniyelik görüntüler görüyoruz. O görüntülerin arkasında ise yıllar, aileler, anılar, kayıplar ve anlatılmayı bekleyen koskoca hayatlar var. Nebil'in "Benim hikâyemi dinlemeye ne dersiniz?" sorusu ise bana göre yalnızca Jullien'e değil, bütün dünyaya yöneltilmiş güçlü bir çağrıydı. Kitap boyunca savaşın bütün ağırlığı hissediliyor ama yazar bunu umutsuzluğu büyüterek değil, insanlığın küçük ama değerli ayrıntılarıyla anlatıyor. Enkazın arasında paylaşılan bir bardak çay, Mahmud Derviş'in dizeleri, kitaplara duyulan sevgi... Bazen insanı ayakta tutan şeylerin ne kadar küçük ama ne kadar güçlü olabileceğini bir kez daha fark ettim. En sevdiğim cümlelerden
Gazze'nin Son KitapçısıRachid Benzine · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025203 okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
#geceyarısıtreni #matthaig kalemiyle @domingo_yayinevi aracılığıyla biz okuyucularla buluşuyor. Kitapçı zincirine sahip seksen yaşlarında işkolik Wilbur, yirmi yıllık evli kalıp boşandığı eski eşi Maggie ile telefon görüşmesinden sonra fenalaşır ve hayata gözlerini yumar. Yalnız bu dünyaya kapanan ama öte aleme açılan gözlerinin önünde tren belirir trenin içinde ise çocukken tanıdığı kitapçı kadın vardır. Bu kadın ona manevi rehberlik etmek adına görevlendirilmiştir. Tren ise Wilbur'un geçmiş yaşamındaki anılarına yolculuk bileti taşır. Her bilet içinde pişmanlıklar, kırgınlıklar, keşkeleri barındırırken acaba bir ihtimal var mı sevdiceğim Maggie'yle mutlu evliliğimi sürdürmeye diye düşünür Wilbur ve bir karar verir. Eser içinde gece yarısı kütüphanesinden tanıdığımız Nora karakterinin minik bir kısımda yer alması hoşuma gitti. Yazarın kaleminden okuma yapmayı seviyorum; rahatlama kitabı, insanlar, gece yarısı kütüphanesi, radley ailesi, hayat imkansız eserlerini de tavsiye ederim. "Hayatı ören ipliklerin, geçmişin ve şimdinin ve geleceğin iç içe geçerek yaşanmış olan her şeyi yaşanacak olanlar kadar taze ve sahici kıldığını hissetti." ~ "Aynı zamanda büyük ihtimalle ona büyük bir armağan verildiğini biliyordu. Hayatı ölmüş halinin bakış açısına göre yaşayabilme armağanı." ~ "Şu an yaşadığım her şeyi bir yerlerde zaten yaşadığımı idrak ettim. Aslında olmadığın biri olmayı hedeflersen, bir şey başaramayacağını anladım. Bu yüzden kimsem o olmam gerekiyordu. Öğrenmenin tek yolu yaşamak, bu kadar basit." Reklam değil.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026437 okunma
Puan vermedi·380 syf.·
2026 117. kitabı
#OkudumBitirdim #OrtakOkuma Esaret şehrinde bir kitapçı/Sharı J. Ryan Kitap 1940/2018 yılları arasında iki farklı zaman şeklinde ilerlerken, ikinci Dünya savaşı Nazi dönemini, Kitap ilerledikçe, sanki vücuduma saplanan tırtıklı bir hançerin acısı her sayfada biraz daha derinleşiyordu.Severek okuduğum bir kitap oldu benim için. Bu zorlu yolcukta bana eşlik eden değerli kitap dostum Melek Hanım'a teşekkür ediyorum. kitabı her yönüyle ele almanın keyfini yaşadık birlikte. Başka kitaplarda buluşmak dileğiyle 1940’ların Almanya’sında Matilda, çocukluk arkadaşı Hans’a aşık olur. Ancak savaşın acımasız yüzüyle birlikte Hans ve ailesi, Yahudi oldukları için Matilda’dan koparılır. Matilda, sevdiği kişiye ulaşabilmek için zorlu ve tehlikeli bir mücadeleye başlar. Yıllar sonra, Matilda’yla kan bağı olan Amerikada yaşayan Grace Laurent, Almanya’dan gelen beklenmedik bir miras haberiyle geçmişine yolculuğa çıkar. Kendisine kalan eski bir kitapçı ve içindeki mektuplar onu Matilda ile Hans’ın yarım kalmış hikâyesinde nelerle karşılaştıracak. "Etrafı ölümle çevrili Esaret şehrinde ki ablukayı aşkın gücü kırabilecek mi? Matilda, aşkı için neleri göze alacak? Grace'yi Esaret şehrinde ki kitapçı da geçmışinin sırrı çözebilecek mi? Bu soruların cevabı kitabımızda. Geçmiş ile bugün arasında kurulan bu etkileyici bağ, aşkın, kaybın ve umudun yıllara meydan okuyuşunu anlatırken, bazı sırların yıllar geçse de unutulmadığını gösteriyor.
Esaret Şehrinde Bir KitapçıShari J. Ryan · Arkadya Yayınları · 2022916 okunma
6/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 17:58
Kitap temalı kitapları ayrı bir yere koyduğum için bu esere büyük bir beklentiyle başlamıştım. Fakat kitap; düz bir çizgide ilerleyen, heyecan uyandırmayan, yüzeysel bir eser . Belki de ben derinlerdeki mesajı yakalayamadım.
Kitapçı KadınNanako Hanada · Beyaz Baykuş Yayınları · 202589 okunma