Benim mirasım, benim ruhumdan, benliğimden , yazılarımdan ibaret olacak. Savaş yıllarında görüp yaşadığım olayları anlatan yazılardan ibaret. Çocuklarıma bırakacağım başka zenginliğim yok.
Elbette herkesin kabul ettiği gerçekler, ortak doğrular vardır. Ama herkesin bir de kendi görüşü, düşüncesi, tecrübesi vardır. İşte bu görüşler, o kişinin ölümüyle yok olup giderler.
Düşündüm ki, kaderin beni o felaketlerden çıkarması belki bir tesadüf değildir. Bunların başkalarına, her şeyden önce çoçuklarıma anlatmam , onların ders alması için sağ bırakmıştır beni. Madem ki dünyaya gelmelerine sebep oldum, hayatımı, düşüncelerimi bilmeleri gerekir.
Bu yeni arkadaşını dinledikçe, bir insanın başkalarına yapabileceği en büyük iyiliğin, çocukların iyi terbiye etmek, iyi yetiştirmek olduğunu da anlıyordu. Bunun için başkalarının yardımına gerek yoktu. İnsan bu işe her gün zaman ayırmalı , adım adım gitmeli, kendini tamamen ailesine, çocuklarına vermeliydi.