Nur

Nur
@kitapcilikruhu
Büyük Bir Çarpışmanın Arasında Bir Hikaye
10/10
·464 syf.··
2021 80. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2021 22:51
Eser, tarihi bir roman niteliğini taşıdığı ve konusunu Fransız Devrimi’ nden aldığı için öncelikle Fransız Devrimini özetlemek eserde anlatılan konuyu anlamak için daha faydalı olacaktır. Not: İncelememde elimden geldiğince eser de geçen hikayenin gerçek olaylar ile bağlantısında açıklayacağım. Fransız Devrimi 1700 yılların sonlarına gelindiğinde, Fransa pek de iyi bir konumda değildi. Dış borçlanma ve kaybettikleri koloniler sebebi ile ekonomik bir kriz içindeydi. Bu durumun etkisi ile vergiler bir hayli arttırılmış, köylüler şehirlere akın etmeye başlamıştır. Halk arasında yaşayan bir takım aydın kesim, özgürlük ve eşitlik arayışı filizlenmişti. Kral 16. Louis otoritesinin Tanrıdan geldiğini (Teokrasi) savunan bir yöneticiydi. Kral her ne kadar otoritesinin Tanrıdan geldiğini söylese de iyi bir yönetici olduğunu söylemek pek mümkün değildi. Çevresinde sadece Aristokrat kesime yer veriyor ve her gün onlarla sarayda eğlenceler düzenliyordu. Fransa’da halk açlıktan tükenirken ancak bu eğlencelerden kalan artıklara ulaşabiliyorlardı. Fransa’da yaşayan Burjuva sınıfı ile köylü sınıfının hiçbir şekilde yönetimde söz hakları bulunmuyordu. Bu duruma rağmen vergi veren kesim sadece burjuvalar ve köylülerdi. Bunun sonucunda yoğun baskılar sebebi ile kral, içinde halkın temsilcilerinin olduğu bir meclis toplantısı yapmak zorunda kaldı. Bu toplantıda kralın sol yanına devrimden yana olan Jakobenler sağ tarafına ise eski düzenden yana olan din adamları ve soylular oturmuştur. Ek bilgi! Bugün bilinen sağcılık ve solculuk terimleri bu oturuş düzeninden doğmuştur. Fakat devrimin asıl sahipleri Burjuva kesimi olmuştur ve halkı yönlendirip onları bir milis gücü olarak kullanmışlardır. Burjuva biraz daha halk tabakasına göre okumuş bir kesim olduğu için, kral bu toplantıda
Edebiyat
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,5bin okunma
Nur
Tarihi açıdan çok iyi bir bakış açısıyla özetlemişsin. Kitabı ben bu sene okudum ve beni en çok etkileyen sahnelerinden biri de yazarın Burjuvaları simgeleyen şarapla, ezilen halkı simgeleyen kanı ikonik bir sahneyle yansıtması olmuştu. Soylu kesimin Fransız Devrimi öncesinde açız diye bağıran halkı eteklerine bulaşan çamur kadar önemsememesi ve sonrasında o önemsemedikleri insanlara ölmemek için yalvarmaları da yine yazarın tüyler ürpertici bir ironisiydi. Tabii ki yapılan haksızlıklar, açlık ve geçim sıkıntısı da kitapta bol bol yer verilen konulardan birkaçıydı. Kesinlikle okunması gereken kitaplardan birisi bence, ben Fransız Devrimi’ni kitapla beraber yaşamış kadar oldum.