Ne var ki insanları niyetimizle değil, eylemimizle etkileriz. Niyet, ancak eylemde açık seçik ifade edilirse, karşı tarafa ulaşır. Bir şeyi de unutmamak gerekir: Niyet sevgi dolu olsa bile eylem öfkeli ve kor kutucu ise, karşımızdaki ancak o öfkeyi görür ve korku yaşar.
Bir keresinde avucuma sisi doldurdum. Sonra açtım ve işte, sis bir solucan olmuştu. Sonra bir daha yumdum ve açtım avucumu ve orada bir kuş duruyordu. Ve avucumu bir daha yumup açtım ve bu sefer içinde bir insan vardı, yüzünde hüzün, yukarı bakan. Derken bir daha yumdum avucumu ve tekrar açtığımda orada sisten başka bir şey yoktu. Ama kulaklarımda giderek artan bir boşluğun şarkısı vardı.
İnsan ilk kez toprağı kazıp içine tohum ektiğinde, medeniyet başladı. İnsan toprağa ektiği tohumlarda güneşin sevgisini gördüğünde, din başladı. İnsan güneşi, bir şükran ilahisiyle yücelttiğinde, sanat başladı. İnsan toprağın ürününü yiyip sindirdiğinde, felsefe başladı.