kitapkod

1/10
·286 syf.·
2019 9. kitabı
Kitabı hiç beğenmedim. Anlatım dili çok basit. Bir genç ve ustası arasında geçen sohbetlerden oluşuyor. Asıl konunun anlatıldığı kısımların haricindeki yerler gereksiz muhabbetler. İki de bir "Her neyse biz konumuza dönelim" deyip konuya dönüyorlar ve ben buna acayip taktım. Kitabın baskısı normale göre biraz daha büyük puntolarla ve satırların arası daha açık. Okuyucuda bilişsel rahatlık oluşturup bilinci mümkün olduğunca devre dışı bırakıp otomatik pilotta bilinç altı varken okunmasına uğraşılmış gibi bir hal var. Anlattığı konuyu ise o kadar basitleştirerek anlatmış ki hayret etmemek mümkün değil. Koskoca tarihi olaylar, gücü ondan aldık buna verdik, onu indirdik bunu çıkardık tarzında çocuk oyuncağı gibi basit bir dille anlatılmış. Biz millet olarak hep atalarımızın şanlı zaferleri ile övünürüz, onların yaptıklarıyla iftihar ederiz. Bununla o kadar meşgulüz ki şu an ne durumda olduğumuzu durup düşünmeyiz bile. Bu kitap, bizlere geçmişe bakıp "Vay bee! Biz neymişiz" dedirtmek için yazılmış basit bir kitap. Evet geçmişe bakıp övünmek çok güzel, ecdadımız ile ne kadar övünsek az ama sadece bunu yapmak bugün içinde bulunduğumuz zelil durumdan kurtulmak için yeterli değil maalesef. Bu tür kitapların bizi kolaycılığa ittiğini düşünüyorum. Bir heyet var ve her şey onların kontrolü altında, nasıl olsa onlar bir şekilde yolunu bulur diye düşünmeye itiyor. Gerçek hayat bu değil! Eğer şanlı ecdadımızın şanlı zaferleri ile övünmek istiyorsak en azından onlar kadar çalışkan, dürüst, ahlaklı, imanlı insanlar olmalıyız. Ne demiş Bedri Rahmi Eyüpoğlu : En azından üç dil bileceksin En azından üç dilde Ana avrat dümdüz gideceksin En azından üç dil Çünkü sen ne tarih ne coğrafya Ne şu ne busun Oğlum Mernus Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun. Tek çaremiz çalışmak. Başka
HeyetHalil Yaşar Kollu · Lopus Yayınevi · 20163,846 okunma
Reklam
Ne çare ki insanoğlunun tarihi, tarihin hemen her döneminde elindeki bilgiyi "nihai" zannetme yanılgısına düşmesinden kaynaklanan büyük hatalar zincirinden ibaret gibi görünüyor...
Sayfa 276
Evrendeki hâkim kanunlardan birinin de "kelebek etkisi" olduğunun bilincinde olan insan, büyük değişimler yapmak için büyük girişimlerde bulunmanın bir zorunluluk olmadığını fark eder. Çoğu zaman, küçük etkilerin yarattığı devrimsel sonuçları görerek devrimlere değil, "evrimlere" çevirir gözlerini. Bu büyük kaotik evrende büyük işler yapamamanın tatminsizliği, yerini minik çabaların tatminine terk etmeye başlar. Kaos anlayışına sahip bir insan bilir ki "Devrimle devrilmeyen devrim yapılamaz", yani büyük değişimler yapan etkiler ve olaylar, uzun vadede doğal akışın gücü karşısında silinip gider. Bu bir kuraldır. Bu kuralı içselleştirmek, zamanın ruhunu yakalamayı ve insanın kabiliyetleri çerçevesinde hayattaki rolünü daha verimli oynamasını kolaylaştırır.
Sayfa 242
Reklam