Müslümanın üç büyük bayramı daha var: Biri, fânî ömrü ölümüne imanla birleştiği zaman; ötekisi; Yaratan'ın fadl u keremi ile bahtiyarlıklar yurdu Cennet'e konulduğu zaman; üçüncüsü Allah'ın cemâlini temaşa ettiği zaman.
Tek bir insan olarak, ne kadar derin düşünürseniz düşünün, ne kadar araştırırsanız araştırın, zihninizde yakalayabileceğiniz zenginliğin ve çeşitliliğin bir sınırı olacaktır. Farklı bakış açılarına sahip olan insanlarla fikir alışverişine başlayarak fikrî kenarlar oluşturmaya başladığınız zaman, çoğunlukla ilginç bir olayın farkına varırsınız: Farklı düşüncelerin bir araya gelmesi ve fikir alışverişinde bulunması, tarafların daha önce akıllarına gelmesi muhtemel olmayan yeni ve orjinal fikirlerin zuhur etmesi için uygun bir zemin sağlar. Namık Kemal "Müsademe-i efkardan barika-i hakikat doğar! (Fikirlerin çarpışmasından hakikat güneşi doğar)" derken, galiba bu ilginç durumu kastediyordu.
Dengesiz duygu dağılımı konusunda dikkat etmen gereken her şey, içinde duygularını bekletmemen gerektiğidir. İçinde biriken güzel şeyleri de, kötü şeyleri de kocaman olmadan karşı tarafa ifade etmelisin.
nobel neye göre veriliyor acaba. sırf popüler olduğu için almıştım. çay arasında okudum ama onun yerine okunabilecek nice güzel eser var. bir de konu itibariyle kendi ruhuna olan yabancılığının milyonda bir olması itibari ile hiç de ilgi çekici değil. bir de böyle soğuk bir tipin iç konuşmalarında kendisini samimi hissettirmeye çalışmasına da anlam veremedim. okumasaydım da olurmuş ama işte ara sıra popüleriteden dolayı böyle kitaplara denk geliyor herkes.