#okudumbitti "Kendi sesini bulmak, bazen çamların uğultusunda saklıdır."
Merhaba kitap dostlarım.Değerli hocam @hanifemert1 kaleminden dökülen @herdemkitapyayin tarafından okuyucu ile buluşturulan bir gençlik romanı kitabıyla geldim. Hocamdan okuduğum ikinci kitaptı ve yine akıcıydı.
160 sayfalık eserde yazar kişisel cesaret,sevgiye duyulan özlem, duygusal çalkantılar,içsel hesaplaşmalar, geçmişle yüzleşme ve özgüven gibi pek çok temaya yer vermiş.
Ana karakter Güneş, sessiz,içine kapanık duygularını bastıran genç bir kızdır,ailesi ve dostları ile mutlu görünmektedir.Ama kalbinde hep bir boşluk hissetmektedir, kalben çok sevilmek ve anlaşılmak ister ve günün birinde hayatına Rüzgâr girer. Rüzgâr, onun içindeki bastırılmış duyguların açığa vurmasını sağlar.Güneş kendini onun yanında oldukça cesur ve özgür hissetmektedir.Yine Rüzgâr'ın sayesinde duygularıyla yüzleşir, sadece dinleyen değil,söz söyleyen biri de olur.
Kitabın ilerleyen bölümlerinde Rüzgâr'ın dengesiz tavırları açıkçası beni biraz zorladı,onu da içinde bulunduğu duruma bağladım,o durumu burda söylemem,okuyun derim Güneş'in de her seferinde aşkına sahip çıkması, onun bir erkek tarafından sevilmeye ne kadar ihtiyacı olduğunu gösterdi,ancak geçmişte yaşadığı acı travmadan sadece yüzeysel bahsedilmesi biraz bilmece gibi olmuş.Yaşadığı bir durumdan dolayı kendi kendine kurallar koyuyor ama bakalım bu kurallardan hangisine ya da hangilerine uyuyor?
Çam ağaçlarının ıslığının mitolojik hikâyesini okumak keyifliydi,ilk kez duyduğum bir efsaneydi. Kısaca kitabın verdiği ileti şuydu:Güneş,Rüzgâr sayesinde kendi benliğine ulaşır ve gerçek mutluluğun dışarıdakilerden onay almakla değil kendini sevmek ve cesaret etmekle başladığını fark eder. Yazarın akıcı ve sade anlatımı ile bir oturuşta bitecek bu kitabı okumanızı