Ayfer Tunç ne yazsa ben okurum gercekten oyle çok seviyorum ki . Kuru Kız kitabı da son çıkan kitabı ve çok büyük bir beklentiyle okudum tabi ki ama diğer kitaplarının üstüne çıkamadı malesef bende yine de Kuru Kız ile tanıştığım için mutluyum. Bir kere kitabın arka kapağı tamamen yanıltıcı onu söylemem gerekiyor çünkü yazar burada sadece Kuru Kız 'ın hayatını anlatıyor ( karakterin adı kitapta asla geçmiyor Kuru kız diyorlar ). Mağdur bir kadının hayatı aslinda her zaman hayat herkese adil davranmıyor malesef yine içimizden bir kadının hayatı. Annesi çok küçükken vefat edince ev işleri babası ve kardeşinin bakımı ona kalıyor yetmiyor sonra babası yatalak oluyor senelerce ona bakıyor derken oda vefat ediyor derken kardeşi de. Kuru kız tek başına hayat mücadele veriyor ve onun yaşadığı mahalledeki insanların baskısı, onu küçük görmeleri, hayatına bir şekilde karışmaları, zekasıyla alay etmeleri ve daha bir çok şey.
Görmediğimiz kadınlar vardır bilirsiniz Kuru kız işte onlardan aslinda akıllı ama aptala yatan çevresinin onu surekli eleştirdigi ama onun kimse zarar görmesin diye sustuğu. Okurken aşırı beklentiye girmeyin derim sadece karakteri okuyoruz.
Yazarın bilinen çoğu kitabını okudum ve bu kitabında bir olmamışlık vardi. Evet cok akici konusu da iyi aslinda bir şekilde okutuyor da kendini. Ama dili biraz garip sanki Ayfer Tunç yazmamış gibi hani onun yazdığını bildiğim için okudum yoksa ilk sayfalarda bırakma istegi geldi ama sonra toparladı. Konuyu anlayınca okumaya devam ettim. Duygu eksikliği var sanki bana yetmedi kelimeler kısa cümleler çok var. Sanki daha duygusal olsa daha gerçekçi gibi gelseydi bana ozellikle üçlemesi gibi daha çok severdim belki de.