Bir gün, sen orada olmayacaksın…
Ama senin hikâyen bir sofrada yaşayacak.
Çocuğun, seni hiç tanımayan insanlara seni anlatacak.
Sesinin tonunu, bakışını, ona nasıl dokunduğunu…
Belki gururla, yüzünde bir tebessümle.
Belki de içinde ukde kalmış cümlelerle, yarım kalmış bir sevginin ağırlığıyla.
İşte mesele tam olarak bu:
Bugün kurduğun her ilişki, yarının anlatısına dönüşüyor.
Çocuklar unutmaz.
Onlar, hissettiklerini saklar… ve büyüdüklerinde kelimelere döker.
Bu yüzden mesele “iyi bir ebeveyn olmak” değil sadece.
Mesele; hatırlandığında iç ısıtan bir iz bırakmak.
Mesele; bir çocuğun seni anlatırken gözlerinin parlaması.
Bugün, sıradan bir gün değil.
Bugün, yarının hatırası.
Ve unutma…
Bir gün seni anlatacaklar.
Sen hangi hikâyede yer almak istiyorsun?