📚 Bir kitap aşığı olarak değil, inancıma saygı duyan bir insan olarak yazıyorum bu satırları...
Bugün bir derginin ismi üzerinden değil, zihniyeti üzerinden konuşmak zorundayız. Mizahın karanlıkla harmanlandığı, eleştirinin alaya ve hakarete dönüştüğü bir ülkede yaşıyoruz. Leman Dergisi’nin yayınladığı karikatür, ne mizah ne de eleştiridir. O, doğrudan bir inancın en kutsal değerine yapılan hakaret, doğrudan toplumu kin ve nefrete tahrik etme girişimidir.
Hz. Muhammed (s.a.v.), yalnızca Müslümanlar için değil; insanlık tarihi açısından da eşsiz bir şahsiyettir. Onun adını ve şahsiyetini hedef almak, milyonlarca insanın inanç dünyasına saldırmak anlamına gelir. Bunu “ifade özgürlüğü” başlığı altına koymak, özgürlüğü ahlaksızlığın kılıfı hâline getirmekten başka bir şey değildir.
Bu ülkede: 📌 İnançlara hakaret etmek suçtur.
📌 Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi, halkı kin ve düşmanlığa tahriki suç sayar.
📌 125. madde, hakaret suçunu düzenler.
📌 267. madde, iftira suçunu kapsar.
Yani mesele sadece vicdanla değil, hukukla da ilgilidir. Hukuken de bu yayınlar cezasız kalamaz.
Basın özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, ifade hakkı… Bunların hiçbirisi bir dini değeri aşağılamanın gerekçesi olamaz. Çünkü özgürlüğün de bir sınırı vardır: Başkasının inanç, kişilik ve kutsal değerlerine saygı.
🛑 Leman Dergisi’nin bu tutumu, sadece İslam'a değil; bu topraklarda yüzyıllardır süregelen hoşgörüye, bir arada yaşama kültürüne ve inançlara saygı geleneğine ihanettir.
Bu noktada artık susmak, rıza göstermek anlamına gelir.
Sessiz kalırsak, yarın aynı zihniyet; Kur’an’a, camilere, hatta ailemizin kutsallarına uzanacak.
Bugün ses çıkarmazsak, yarın sıra bize gelecek.
Bu nedenle sadece dindar insanlar değil, vicdan sahibi herkesin bu tarz nefret yayınlarına karşı durması gerekir. Çünkü bu