"KADINLAR dediğimizde aklımıza gelen dişiydi, cinsiyetti..." oluyor değil mi.. Bu kitapta tam bu durumu anlatıyor, toplumsal rollerin cinsiyete göre belirlenebilir mi? Kadınlık ve erkeklik değişmez kavramlar mıdır? Sorularıyla ütopik bir yapıyı anlatıyor... Sadece kadınların yaşadığı bir ülkeyi hiç düşündünüz mü? Bence düşünmemişsinizdir çünkü erkeksiz bir toplumun var olamıyacağı bize yansıtılmıştır çünkü bu şekilde büyüdük örneğin;kız çocukların sadece bebeklerle oynaması ve kadınlık görev ve sorumlulukları öğretilmesi bunun en büyük kanıtıdır çünkü biz ataerkil bir toplumda yaşıyoruz ve bu zihniyetin sisteminde olan çocuklar yetiştiriyoruz bebekle oynuyan bir erkek gördüğümüzde de sen kızmısın, kızlar bebekle oynar diyerek cinsiyetçi ayrımı daha küçük yaşta empoze ediyoruz..
Radikal feminist öncüsü olan charlotte perkins gilman bu eseriyle ataerkilliğin asıl sebebi cinsiyetçi rol ayrımından kaynaklandığını bu eserinde kurgulayarak ortaya koyuyor....