Ben insanda can kurtarmaya baş koymuştum, o maddeye ruh kazandırmaya. Hayatlarını can ve ruh üstüne kuran iki kişinin birlikteliği yürür diye düşündüm.
Ben hep mehtaba ayarlamıştım kendimi. Oysa mehtapsız geceleri de varmış meğer hayatın! Gençliğin gözlerimize mil çeken iyimserliği, bir tiyatro perdesi gibi yavaş yavaş aralanmaya başladığında, ayakları yere basıyor, gerçek sırıtıveriyor çirkin yüzüyle.
Tek ve tek başına olmak,bana iyi gelmişti.O güne dek sekerek yürüdüğüm yolumda,şimdi koşarak gidiyordum,hiç durmadan,soluklanmadan,yorulmadan,pes etmeden!.