MÜREBBİYE • Stefan Zweig
Yazarın, içerisinde dört tane hikâyesi bulunan eseri...
İlk hikâyemiz kitaba da ismini veren Mürebbiye hikayesinde, iki kız kardeşe bakmakla görevli olan mürebbiyenin yaşadıkları anlatılmaktadır. Bu yaşanılan olaylar çerçevesinde çocukların bakış açılarına yer verilmiştir.
Yaz Novellası'nda ise yaşlı bir adamın genç biriymiş gibi genç bir kıza mektuplar yazması anlatılmaktadır. Yaşlı adam kızı sürekli gözlemlemekte, hâl ve hareketlerini izlemektedir.
Geç Ödenen Borç'da ise kadın karakterimiz biraz uzaklaşmak, kafa dinlemek için kısa bir tatile çıkıyor. Tatilde kaldığı yerde ise bir zamanlar sevdiği bir sanatçıyla karşılaşıyor. Bir zamanlar heybetli ve güçlü görünen sanatçı, şu an öyle zayıf ve muhtaçtır ki... Sanatçıya bir iyilik yapar ve böylece zamanında fark edemediği borcunu ödemiş olur.
Son hikâyemiz ise Kadın ve Yeryüzü'dür. Hikâyede kuraklık anlatılmaktadır. Beklenen yağmurun gelmeyişinden, sıcak havanın insanı ve doğayı nasıl boğduğundan bahsedilmektedir. Yazar öyle bir atmosfer yaratmıştı ki hikâyeyi okuyan muhakkak kuraklığı hissetmekte ve yağmurun yağmasını dört gözle beklemektedir.
İçlerinden en beğendiğim hikâyeler Geç Ödenen Borç ve ardından Kadın ve Yeryüzü oldu.
Nedense yazarın kalemiyle yıldızımız pek barışmadı ancak yine de okuması keyifli bir eserdi. Sade ve akıcı anlatımıyla kısa sürede okunabilecek bir eser.
#alıntılar
“Zaman ağırlaşıyor ve değersizleşiyordu…”
"...iki hafta boyunca kitap okumak, yürüyüşe çıkmak, hayal kurmak, rahatsız edilmeden uzun uzun okumak, iki hafta boyunca telefonsuz ve radyosuz yaşamak, konuşmak zorunda olmamak, bir anlamda rahatsız edilmeden kendim olmak istiyordum."
"İnsana mutluluk kadar sağlık katan bir şey yoktur ve en büyük mutluluk da bir başka insanı mutlu etmektir."
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,9bin okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Oysa benim kendi başıma kalmaktan başka bir isteğim yoktu, iki hafta boyunca kitap okumak, yürüyüşe çıkmak, hayal kurmak, rahatsız edilmeden uzun uzun okumak, iki hafta boyunca telefonsuz ve radyosuz yaşamak, konuşmak zorunda olmamak, bir anlamda rahatsız edilmeden kendim olmak istiyordum."
Mario Benedetti’nin kaleme aldığı bu kitap, Uruguay edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak bilinmektedir.
Yazardan ilk okumamdı. Bu nedenle kalemini tanımadığım için ve günlük tarzında olduğu için biraz korktum. Günlük okumayı pek sevemiyorum. Ancak yazarın sade ve akıcı anlatımıyla eser kendini okuttu.
Yazar, yormadan güzel bir şekilde konuyu ele almıştı.
Baş karakterimiz Martin Santomé bir şirkette muhasebeci olarak çalışmaktadır. Eşini kaybetmiştir ve üç çocuğuyla yaşamaktadır. Ayrıca karakterin oldukça soğuk ve mesafeli bir havası vardı. Yazar bunu iyi bir şekilde okuyucuya hissettirebilmişti.
Emekliliğine az bir zaman kalmıştır ve o, bu emekliliğini sakin bir şekilde geçirmeyi planlamaktadır. Klâsik, rutin bir hayatı vardır. İşten eve, evden işe... Şirkette çalışmaya başlayan genç bir kadın olan Avellaneda ile tanışır ve ardından olaylar zinciri başlar.
Beğendiğim bir eser oldu. Özellikle kitabı bitirince kitabın adı daha bir anlam kazandı. Merak edenlere keyifli okumalar.
MolaMario Benedetti · Yedi Yayınları · 2024294 okunma
NASIL HOŞUNUZA GİDERSE • William Shakespeare
Eserde karşımıza farklı karakter çıkmakta ve yaşadıkları olaylar anlatılmaktadır. İlk başta bir dük ve kardeşini görmekteyiz. Kardeşinin tahtı ele geçirmesiyle Büyük dük, Arsen Ormanına sürgüne gönderilir. Ancak dükün kızı Rosalind ülkede kalır, sürgüne gönderilmez. Tahtı ele geçiren dük, kendi kızına arkadaş olması için onu yanında tutar.
Bir diğer tarafta ise babaları öldükten sonra kalan kardeşlerin hikâyesi anlatılmaktadır. Oliver adındaki büyük kardeş, küçük kardeşi Orlando'yu hep küçümsemiştir. Onun yükselmesini hiç istememiş, engel olmuştur. Kendisini kanıtlamak isteyen Orlando ise düzenlenen bir güreş müsabakasına katılır. Orada Rosalind’i görerek âşık olur. Ardından abisini kovan dük sonunda yeğenini de kovar. Kuzenini bırakmak isteyemen tahttaki dükün kızı ise Rosalind ile bir plan yaparlar. Ve ardından olaylar zinciri başlar.
Okuması güzel ve keyifliydi. Ancak beni pek tatmin etmedi. Sonlara doğru olaylarda bir hızlanma oldu ve her şey çok hızlı gelişti. Yazar neden böyle her şeyi bir çırpıda anlatmak gereği duydu bilmiyorum ama yine de farklı bir eseriyle daha tanıştığım için artı yönden bakıyorum. Ayrıca Shakespeare, kitabın isminde de belirttiği gibi "Nasıl Hoşunuza Giderse" diyerek beğeniyi okurlara bırakmıştır.
Tiyatro okumayı sevenlere keyifli okumalar
Nasıl Hoşunuza GiderseWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Yayınları · 20132,329 okunma