Kanını Satan Adam • Yu Hua
Çin kültür devrimi, kıtlık, yoksulluk, ihanet, sevgi, sevgisizlik ve dahası...
Xu Suguan küçük yaşta annesiz babasız bir şekilde dedesi ve amcasıyla büyümüştür. İpek fabrikasında işe girerek orada çalışmaya başlamıştır. Bir gün iki arkadaşı vesilesiyle kanını satarak para kazanabileceğini öğrenir. İlk kanını sattığı parayla ne yapacağını düşünür durur ve bu düşüncelerin sonunda evlenmeye karar verir. Kızarmış Börek Güzeli lakaplı Xu Yulan ile evlenir. Yile, Erle ve Sanle adında üç oğlu olur. Yıllar sonra ise Xu Saguan, Yile hakkında öğrendiği bir gerçekle büyük bir sarsılma yaşar.
Bir taraftan aile içi sıkıntılar bir taraftan kültür devriminin yol açtığı kıtlık bu aileyi çok zorlar. Yoksulluk, parasızlık... Xu Sanguan ise her başı sıkıştığında yani paraya ihtiyacı olduğunda kanını satmaya devam eder. Ta ki yaşlanıncaya kadar...
Yazardan okuduğum ilk kitaptı. Kitabı okuduğumuzda Çin gelenek ve göreneklerini, Çin kültürünü daha yakından tanımaktayız. Sade ve anlaşılır bir dili vardı. Ayrıca kitap o kadar akıcıydı ki sayfalar su gibi aktı gitti. Bir taraftan güldürürken diğer taraftan hüzünlendiren bir eserdi diyebilirim.
Merak edenlere keyifli okumalar
"İçimde söylemek istediğim çok şey var sanki. Bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. Hissediyorum... ama anlatamıyorum..."
Çok önceden okumaya başladığım ama yarım bıraktığım o eseri sonunda tamamladım.
Martin, denizcilikle uğraşan alt tabakadan genç biridir. Üst tabakadan Ruth adındaki bir kıza aşık olur. Ve ona erişebilmek adına kendisine çeki düzen vermeye çalışır, kendini geliştirmek, Ruth'a layık olmak ister. Sürekli okur ve okudukça dolar, taşar. Onun bu okuma tutkusu, yazma isteğine doğru yol alır. Sürekli yazar. Bu süreçte karşısına çıkan zorluklara da direnmeye çalışır.
Ruth'a olan sevgisine tutunmuştu Martin. Ama Ruth yazarlığın boş bir meslek olduğunu düşünüyordu. İlk başlarda çeşitli zorluklarla mücadele eden Martin ilerleyen zamanlarda her şeyi kolaylıkla elde edebilecek düzeye gelecektir. Peki ilk baştaki o hevesi, isteği devam edecek midir?
#arkakapak
Jack London’ın yarı otobiyografik romanı Martin Eden, 20. yüzyıl başında sosyal ve ideolojik meseleler ağırlıklı içeriğiyle Amerikan edebiyatında büyük ölçüde kabul görmüştür. London farklı sınıflar arasındaki zihniyet ve değer farklarını gözlerimizin önüne sererken, statü ve servetin Amerikan toplumundaki hayati önemine işaret eder. Romanın ana temalarından biri, başarı ve refah yolunun sosyal sınıf farkı gözetilmeksizin herkese açık olduğu şeklinde özetlenebilecek Amerikan Rüyası’dır. Ya da bu idealin yarattığı muazzam hayal kırıklığı…
London, romanı bir sanatçının çıraklıktan olgunluğa geçiş sürecini işleyen Künstlerroman geleneğinde yazmıştır. Martin’in aşkı uğruna eğitimsiz genç bir işçiden başarılı ve rafine bir yazara dönüşüm mücadelesini anlatır. Kahramanı hedefine ulaştığında ise motivasyonunu ve heyecanını çoktan yitirmiş, trajik bir sona doğru sürüklenmektedir artık…
Grubumuzla birlikte
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma