Aslında fikir olarak çok hoşuma giden, aşırı beğendiğim yerler var. Büyücülükle ilgili, kuralları ve sınırlarıyla ilgili. Ancak konunun işlenişi insanı sıkıyor. Yalın ve sade bir dili var kolay okunabilir ama bazı yerler çok daha iyi yazılabilirmiş. Biraz spoiler gibimsi yazabilirim şimdiden soyleyeyim.
İsmini bildiğin kişiye hükmetmek ve bu yüzden takma isimler kullanmak çok çok hoşuma giden bir fikir. Aynı zamanda kitapta Ged şahine dönüştükten sonra insan benliğini unutması da çok iyiydi. Ve kitabın sonu da oldukça tatmin etti beni. Bize ayrı bir varlık olarak anlatılan gölge'nin aslında Ged'in benliğinin bir parçası, karanlık tarafı olması o kadar iyiydi ki.
Fakat yine de dediğim gibi konunun işlenişi, bazı sahnelerin çok tekdüze olması kitabı yer yer sıkıcı yapıyor. Ben de çok erteleye erteleye okudum. O yüzden ortalama bir kitap oldugunu düşünüyorum. Belki bu potansiyeli diğer kitaplarında açığa çıkarabilir yazar. Ve umarım Civanperçemi'yle Ged arasındaki aşkı güzel işler çünkü ilk kitaptan bir şeylerin sinyalini verdi.
Ayrıca, Ged yer yer hoşuma gitmeyen, bazı yerlerde sevdigim sonda da nötr kaldığım garip bir ana karakter. Başta hele çok kibirli, çok gururlu sonra karakter gelişimini görüyoruz elbette ama benim için çok arada bir karakter oldu. Bir seri olduğunu unutmayarak ileride daha iyi işlendiğini düşünüyor ve umuyorum
Bazı yerlerin sıkıcılığına ve üstünkörü işlenen birkaç olaya rağmen yine de okumanızı isterim çünkü fikir çok iyi. Zaten yazarın dilinin bu olduğunu anlayınca tarzına da alışıyorsunuz. Büyücülükle ilgili şeyler dikkat çekici ve bana ilham olduğu gibi size de olabilir.
Hoşça kalın, kitaplarla kalın