Büyük bir heyecanla başladığım kitabı hüsranla bitirdim. Peki neden hüsran bunu açıklayayım.Kitapta her kim olursa olsun ve hangi suçu işlerse işlesin cezanın idam olmaması savunuluyor. Ama olaya sadece mahkum ve mahkumun ailesinin gözünden bakılmış. Yani idama çarptırılan kişinin ve ailesinin hissedeceği acı, maddi manevi kayıplar, yaşadığı stres,idam zamanına kadar ki psikolojisi..Ama mahkumunda işlediği bir cinayet var. Peki mağdur ailenin hisleri? Asla bu konuda bir şey yazılmamış. Yazarla fikir ayrılığına düştüğümüz kısmı geçsem bile mahkumun duygularının ifadesi basit geldi ve bana geçmedi. Bazı kitaplar nasıl ebedi eser olabiliyor diye düşündüğüm kitaplar arasında yerini aldı.
Puanlamam gerekirse kitabın önsözü hatrına 2/10.