Sizi siz yapan unsurlar isminiz, giyin tarzınız, ebeveynleriniz, mahalleniz ya da sürdüğünüz araba değildir. Siz, inançların ışık ve gölge olarak imgeden imgeye geçip o gizli, karanlık oda da şekil bulmuş olan halisiniz.
Öncelikle şunu söylemem gerekiyor ki kitabı çerezlik niyetine okudum ama asla öyle bir kitap değil. Betimlemeleri ve anlatım dili yoğun ve dolu dolu. Bu yüzden olabildiğince sakin bir kafayla ve tüm dikkatinizi vererek ağır ağır, tadını alarak okumanız gerekiyor. Mitolojiden, topluma mâl olmuş inanışlardan, tarihte var olan Babilin asma bahçelerine, Nuh tufanı gibi birçok konuya telmih sanatı yapılmış. Yer yer ayetlere de yer vermesi kitabın lezzetini de artırmış.
Kasabanın günah keçisi sayılan Adile ve çocuğu İsrafil. Kalabalık içinde yalnızlığa terk edilmiş, görmezden gelinmiş kenara itilmiş, ezilmiş ve bunlara neden maruz kaldığını bilmeyen anne ve oğul. En muhtaç anında Adile' nin suratına kapıların kapanmasıya İsrafil'in sonsuz bir sessizliğe gömülmesi ve sağır olması. Kitabın adı da bu yüzden 'Ahraz' Çaresiz bir annenin gökyüzüne bıraktığı sessiz çığlık ki içi lanet ve beddua dolu. Bu bedduaya maruz kalmış, kendi ektiğini biçmiş, nefretten gözleri görmez olmuş kasaba halkı. Zamanla bu nefrete dahil olan Yusuf, Vasil, Marika ve Zehra.
AhrazDeniz Gezgin · Can Yayınları · 20195,7bin okunma
Çağlar değişse, kolayca kandırılabilen tanrıların devleri geçse de insan yine aynı insandı nihayetinde; faniliği tuttumu bir kere, yalanına kendi bile inanırdı.