Aptal oldukları için başlarının üstünde gezinen yıldızlara bakıp düşünmüyorlardı, aptal oldukları için öğrenecekleri şeyin önce neye yarayacağını soruyorlardı, aptal oldukları için ayrıntılara değil özetlere meraklıydılar, aptal oldukları için birbirlerine benziyorlardı.
Herkesin dostu olan Mustafa İnan nasıl öğretiyordu bu kadar insana? Önce onlarla dost oluyordu. Öğretmeden önce onları öğreniyordu; nasıl öğretebileceğini hesaplıyordu. Her şey öğretilebilir. İyi yaşamak için neler yapmalı? Bunu bile öğretebiliriz insanlara. Çünkü iyi yaşamak da bilgiye dayanır. Çünkü ülkemizin insanları daha yaşamanın acemisidir. Onlara insan gibi yaşaması öğretilmemiştir henüz. Hayatın yaşamaya değer olduğu öğretilebilir. Güzel sanatların da, edebiyatın da 'buyuk ve güzel seylerin' de var olduğunu öğrenmeli insanlarımız.