Sevdiğim yazarlardan biri olan Ahmet Ümit’in kitabı bir aşk masalıyla karşınızdayım. Masal okumak isterseniz sizin için güzel bir öneri olur kitaba gelecek olursak beş farklı ülkede aynı rüyayı gören beş farklı prensin aşk uğruna aştığı yolları ve yaptıklarını anlatıyor. rüyada gördükleri o güzel prensesi arıyorlar en sonunda rüyalarında gördükleri yeri inşa edip buluyorlar prensesi. Prenses karşılarına çıktıklarında ise hepsinin sınandık şeyle tekrardan sınanıyolar ve prensesi ellerinden kaçırıyorlar. sonunda anlıyoruz ki insan kendi hapishanesini kuruyor o kadar çok mesaj vardı ki kitabın başta sevmesem de sonunda severek bitirdim. Bazı yerlerde o kadar çok sıkıldım ki ama okumaktan vazgeçmedim çünkü gerçekten Ahmet Ümite güveniyordum kötü bir kitap çıkartacağını düşünmüyordum. Sabırla okumaya devam ettim. Kitapta size anlatmak istediğim diğer şeyde prenslerin karşılarına beş farklı zorluk çıkıyor ve bu beş farklı zorluk bize kötü gösterilen şeylerdir ama masalda öyle bir anlatımı var ki o kötü gösterilen varlıkları biz seviyoruz.
Benim için gerçekten tam bir masaldı ve ben masal okumayı çok sevdiğim için başta çok sıkılsam da bunu tekrarlamak istiyorum okumaya devam ettim ve sonunda sevdim gerçekten güzel mesajlar veriyordu. Kitabı okuduğumda anladığın şeyler çok değerli ve önemli mesajlardı.
Sizlerde okudunuz mu eğer okuduysanız Yorumlarda buluşalım okumadıysanız da okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum Ahmet Ümit’in kaleminden yine çok güzel bir kitap çıkmış teşekkürler.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Stefan Zweıg
Herkese merhaba bugün Stefan Zweeıg’ın Kitaplarından bilinmeyen bir kadının kitabıyla karşınızdayım. Bazı kitapları bir günde bitirilebilecek türden ama hiçte hafife alıncak tarzda değiller. Size bugün öyle bir kitapla geldim ki içinde bir çok duyguyu yaşayabilirsiniz. Kendinizi o kadının yerine koyduğunuz da birçok düşünce ve duyguya kapılabilirsiniz gelelim kitabımıza.
Kitapta çocuk yaşlarda karşı komşusuna aşık olmuş bir kadından bahsediyor aslında ömür boyu süren bir aşk bu ancak aşk bir erkeği ilahlaştırır mı bilmiyorum ama kızımız bayağı kapılıyor. Onun dokunduğu her yer geçtiği yollar onun için o kadar kıymetli ve önemli ki. Aşk işte demek mi gerekiyor bilmiyorum. Hatta bana göre oldukça kendini üzecek ve değersizleştirecek şeyler yapıyor. Günlerce adamın Sokağında kendini fark etmesini istiyor onu bekliyor ama adam bir türlü görmüyor. Çünkü o hiçbir zaman küçük kızı tanımamış görmemiş bakmamış. Peki adam hiç mi kadını görmüyor? Ben size söylüyeyim Görüyor ama o ,o kadını başka türlü tanıyor. Tabiri caizse tek gecelik! Onun için o böyle bir kadın oldukça kahredici bir şey. Ama kahramanımız adama çok aşık olduğu için bunu kabul ediyor tabii ki adamın kendisine değer vermesini sevmesini istiyor tek taraflı aşkından çok güzel bir meyvesi oluyor ancak adam onu ömür boyu tanımıyor. Ömrünüm her günü bu adama aşık. bilinmeyen bir kadın benim için üzücü bir romandı. Kadına kızdığım o kadar çok şey varki ama okuması da çok zevkli bir kitaptı.
Kadının yerinde siz olsanız neler yapardınız?
Aşk bu kadar büyük ve uğruna her şeyi yapılacak bir şey mi?
Yorumlarda buluşalım
.