Ne zamandır okumak istediğim bir kitaptı nihayet bir solukta okudum ve yine livaneli kalemine hayran kaldım.Mutlaka okunup üzerine oturup düşünülmesi gereken bir kitaptı.İyi ki okumuşum.
Ahmet Ümit'in polisiye kitabı sanarak okumaya başlamıştım kitabı.İlk başlarda hikayenin içine girene kadar acaba bıraksam mı diye düşünürken yavaş yavaş elimden tutup çekti beni ninatta bırakamadım sonuna kadar okudum.Ninattanın sabrı,Nuvanzanın başına gelenler çok etkiledi beni.Mitolojiye ilgi duyuyorsanız rahatlıkla okuyacağınız bir kitap.
Yazarın daha önce hiçbir kitabını okumadığım tamamen önyargılı olarak elime aldım kitabı ama bir daha bırakamadım ve bir kaç saat içinde bitirdim.
Aman Allah'ım bu nasıl bi şeydir böylee! Kitaptaki karakterlere bir bir sarılasım geldi. En çok da Mürüvvet ve Hülya'ya... Normal hayatta karşılaşsam asla anlaşamayacağım iki insan gibiydiler ama içlerinde taşıdıklarını görünce en çok onlara üzüldüm.En çok onlara ağladım.
Hele Nurten ahh o masum kalpli güzel insan.En çok kendimle özdeşleştirdim onu o saf sanılan ama aslında her şeyin farkında olan iyi yürekli insanı.. Etheme de böyle bi insan yoldaş olabilirdi zaten..
Ahh Kazım amca senin çaresizliğinde yıktı geçti beni.İnsan yaşlansa bile içindeki hesaplaşmaları bitmeyebilirmiş senle anladım.
Ethem'e gelince içindeki hiçbir yere ait olamama hissini iliklerime kadar hissettim. Hele de küçükken annesinden sevgi dilenmesi için çabaları yüreğimi bir kor gibi dağladı.
Kitaptaki karekterlerin hepsi gerçek ve hepsi aramızda. Hepsinde bizden ve çevremizdekilerden bir parça var.Ve biz hiç farkında değiliz bu insanların onlar sadece anlaşılmayı ve sevilmeyi bekliyorlar bizden.
Kitabı arkadaşımdan ödünç alıp okumuştum ama ilk fırsatta kendime bi tane alıp ara ara sarılasım var ve okumasını istediğim insanlara hediye edesim.
sonra sırayla yazarın bütün kitaplarını okuyasım var.İyi ki söylemiş kalemin biz de bilmişiz Şermin Yaşar