Cuma ŞAHİN

Akşama kadar Medine' nin her yeri çekirgeler tarafından istila edilmişti. Etrafta ve yakın çevrede ekili ne varsa talan edilmişti. Fahreddin Paşa ise eline aldığı kürek ve süpürge ile doğruca Ravza-ı Mutahhara'ya doğru koşarcasına gidiyordu. Efendimizin kabrini, avlusuna düşen çekirgeleri temizlemek için acele ediyordu ...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kadir Mevlam, yüce Rabbim, şu ufukları, dağları yaratan, çölün asıl sahibi, sen bizi koru. Gözet ... Biz ki deli divane, hepimiz bir Mecnun gibi yarimizin yani geldik ... "
Son ere, son mermiye ve de son damla kana dek ...
Paşa tek tek karşısında duran Mehmetçiklerin gözlerine, soyulan yüzlerine, burunlarına ve kulaklarına baktı. Sonra toz içinde kalan asker elbiselerine, dolaklarına, delinen potin ile yırtılan çarıklarına dikkat kesildi. İçi sızladı. Yüreği burkuldu. Gözleri doldu.
Paşa ellerini açıp dudakları kıpır kıpır duaya durduğunda kendinden geçmişti sanki ... Bu halde ne kadar kaldı bilmiyordu. Çıkarken, gönlündeki kasırgaların dindiğini, susuz bir çöle dönen yüreğine kırkikindi yağmurlarının yağdığını hisseder olmuştu.